Ömer F. Gergerlioğlu
Çankaya’da sorun kalmadı, generaller başörtülü eşler ile aynı toplantıya iştirak ettiler. Cumhur’un istediği oldu ama demokrasi sağlanabildi mi? Bu manzaranın yaşandığı 29 Ekim gecesinin gündüzünde anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşleri engellenmeye çalışıldı.
Türkiye değişti mi? 2007’de gücü elinde bulunduranlar her türlü zorbalığı, hukuksuzluğu ve ahlaksızlığı yaparak cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale etmek istiyorlardı. Cumhuriyet mitingleri ile bir göz korkutmaca ve ardından darbe sinyalleri veriliyordu. O zaman bu mitingleri engelleyemeyenler, şimdi güç sahibi olduklarını düşünerek onların benzeri günümüz mitinglerini yasaklamaya çalışıyorlar. Boş yere arbede çıkıyor, 21. Yüzyılda Türkiye’de olmaması gereken görüntüler oluşuyor.
“İstihbarat var, karışıklık çıkaracaklar, büyük provokasyonlar olacak” mazeretini bir yerlerden hatırlıyoruz. Yılllarca boş yere 1 Mayıs’larda ülkeye gerilim üreten mazeretlerin aynısı bu sefer alternatif kutlama talepleri için yapıldı. 1 Mayıs serbest kaldığında ise gayet sorunsuz gösteriler izledik, herhangi bir karışıklık yaşanmadı. Bırakın herkes istediği gibi bireysel ve toplu olarak kimseye zarar vermeden düşünce özgürlüğünü çağdaş geniş sınırları içinde beyan etsin. Ne olur bundan? Kim zarar görür? İktidarınıza karşı örgütlenecek büyük bir güçten korkuyorsanız boşuna bir korkudur bu. Zira 2007 Cumhuriyet mitinglerinde çok daha organize ve büyük bir güç bir şeyler yapmaya çalıştı ama başaramadılar çünkü haksızlardı. Eğer gücünü haklılığından alan bir muhalefet varsa ne yapsanız karşısında duramazsınız. Ama gücünüzün kaynağının haklılığınız olması gerektiğinden habersizseniz bu talihsiz görüntüleri herkese izletirsiniz.
Haklı olan ve fakat sayısı az olan bir topluluğu durdurma imkanınız yoktur. Suya batırılmaya çalışılan bir plastik topun fizik kuralları gereği suyun üstüne çıkması gibi engellenemez bir istektir haklı olanın yapmaya çalıştığı. Eğer siz haklıysanız, iyi organize edilmiş provokasyonlar bile yapılsa toplumda karşılık bulamayacaktır, endişe etmeyiniz.
2007’de 29 Ekim 2012’deki Cumhuriyet resepsiyonu manzarasını zor ihtimal olarak görüyorduk. Aradan 5 yıl geçti, bu manzara bile gerçekleşti ancak Türkiye’de sorunlar bitmedi. Kürt sorunu konuyla yakından uğraşan insanların nezdinde karamsar bir noktada. AB ilerleme raporlarında eleştirildiği gibi demokratik gelişmeler istenilen bir noktada değil. Hiç şüphesiz önemli adımlar atıldı ancak sorunları çözecek ciddi devlet adımları halen hakkıyla atılmadı.
Cumhuriyet bayram yaptı mı, yapıyor mu? Bu sorunun cevabını dürüstçe vermeliyiz.
Ülkenin en büyük sorunu olan Kürt meselesinde oldukça sıkıntılı günler yaşıyoruz. Zira PKK’lı mahkumlar cezaevlerinde açlık grevleri yapıyor ve tıbbi olarak sıkıntı oluşturacak 50. günlere gelindi. Örgütsel kimliklerinden dolayı canlarını hiçe saydıklarını biliyoruz. Canlarını hiçe sayan bir örgütsel mantığa itaat halindeki hükümlülerin ölümlerinin gerçekleşmeye başlamasıyla Kürt sorununda daha karamsar günler başlayacak gibi. Zira klasik olarak başvurulan bu yöntemin mantığı icabınca en değerli varlık olan can fedası yapılmaktadır. Ancak bu pasif çığlığın sonuçlarının iyi hesap edilmesi gerekir. Çok aktif etkisi olabilecek sonuçları olabilir. “Daha çok PKK’lı bu greve katılsın ve zararlı mahlukatın sayısı azalsın” diyorsanız istediğinize ulaşma ihtimaliniz zayıf değil şu an için. Ancak sonrasında oluşabilecek çözümsüzlükteki artış, engelleyemeyeceğiniz sorunlu bir kalıcı hal oluşturur.
Başbakan açlık grevindekiler için “merak etmeyin, içeride yiyip içiyorlar” diyor. PKK istediği sonucu engelleyebilir diye kardeş Mehmet Öcalan’ın görüşmeye gitmesini engelliyor. Devlet grevdekilerin açlıktan bilinçlerinin bozulduğu anda müdahale seçeneğini düşünüyor. Bunun benzerlerini biz hayata dönüş operasyonlarında görmüştük. Aslında bir kaosa dönüş ve demokrasi baltalanması olan bu operasyonların içinde derin devlet eli olduğunu da daha sonraları öğreniyorduk. Bu çıkmaz sokakta bir çözüm ihtimalini zorlamak gerekiyor.Konuşma kanallarının açılması için 3. bir yol ihtiyacı olduğu açıktır. Gerilimi azaltacak kişi veya kişilerin olaya müdahil olması gerekmektedir. Arabuluculuk ve tansiyon düşmesinin sağlanması gerekiyor. Daha sıkıntılı anlar gelmeden önce bunlara yoğunlaşmak gerekiyor. Yoksa devlet ve hükümet olarak daha çok provokasyon korkusu yaşarsınız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018