Ömer F. Gergerlioğlu
KHK’lar üzerine ne kadar yazsak azdır. Hukuksuzluğa dayanak gösterilen KHK’ların kendisi bir hukuksuzluk abidesi. Kış lastiği zorunluluğu uygulamasının bile içinde yer aldığı KHK’ların ilgisiz konulara girmesi yüzünden aslında Anayasa Mahkemesi’nin alanına girmesi ve iptali gerekiyor. Bunun için başvurması gereken CHP’nin önceki başvurunun iptalini umursamayıp tekrar başvurması gerekiyor. “Anayasa Mahkemesi etkisiz durumda” itirazına aldırış etmeden kapıları zorlaması gerekiyor.
KHK ile atılan akademisyenlerin okullarına girmek amacıyla yaptıkları eylemde yere serdikleri cübbelerinin üzerinde dolaşan, bilimin simgelerine basan polis görüntüleri aslında neyin ayaklar altına alındığını gösteriyordu.
KHK’lar son derece özensiz ve toptancı bir mantık içinde oluşuyor. Bu mantık her türlü haksızlığı üretiyor. “Alma mazlumun ah’ını çıkar aheste aheste” demişler. Hukuksuz KHK kararları artık en katı vicdanları bile sızlatıyor.
Şahsıma birçok KHK mağduru mesajı geliyor, hepsi yürek yakıcı ama son gelen mesajı dikkatlerinize sunuyorum, hiçbir yüreğin kaldıracağı birşey değil bu.
“Ben 1 Eylül’de 672 sayılı KHK ile ihraç edildim. Hakkımda gözaltı veya yakalama kararı olmaksızın gidip savcıya ifade verdim. Aynı gün savcı kaçma şüphesi vs. vs. var diye tutuklanmamı talep etti. Bir aydan fazla süre Sincan L 2 cezaevinde kaldım. İfademin tekrar okunması için mahkemeye dilekçe verdim. Savcı eski ifadem üzerinden tahliyemi talep etti. 16 Kasımda tahliye olduğum saatlerde eşim de trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş. Eşim henüz 2 aylık anneydi ve doğum iznindeydi. Kızım şu an 5 aylık ve yetim aylığı henüz bağlanmadı. Beni terör üyesi gören gerek bağlı olduğum Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve bizzat bana referans olan Ulaştırma Bakanı Sayın Ahmet Arslan beye durumumu bildirdim ancak hiçbir sonuç alamadım. Yaklaşık 6 aydır hem maddi hem manevi olarak telafisi imkansız acılar yaşadım. Kızımın geleceği ve en azından bez ve mama parası için yetim aylığına ihtiyacım var. Lütfen sesimi duyun ve duyurun. Şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla.
Mehmet Reşit Erdoğan*”
Bu bana gelen binlerce mektuptan sadece biri. Ne büyük aile dramları yaşanıyor, bilemezsiniz. Bir devlet vatandaşını suçluysa cezalandırır ama yargılamadan mahkum edip, sonra da yargılanma isteğini 10-15 yıllık bir süreyi bulan yokuşa sürme taktiğiyle cezalandıramaz. Yetim bir bebeğin hakkı, dünyadan altından en kalkılamayacak haktır. Bu vebal kaldırılacak vebal değildir. Hukuk devletinin olmadığı yerde bürokrat ve siyasetçi keyfiliği vardır.
KHK’lar bir sosyal ölüm yaşatıyor. Aylardır iş bulamayan, depresyona giren, perişan olan insanlar takatlarının son haddine gelmiş durumdalar. İnanılmaz hadiseler yaşayan ama seslerini duyuracak kuvvetli platformlar bulamadıkları için acılarını içlerine gömmek zorunda olanların sesi olabilmek çok değerli bir eylemdir. Tabii, rahat koltuklardan bakıp, “mağduriyet yaşayan yok” demek kolay, bu dünyada kurtulsanız bile büyük hesap gününde bunların hesabı nasıl verilir, mağduriyetin altından kalkmayı rahat bir şey mi sanıyorsunuz?
Her türlü sosyal hakkı elinden alınmış, yaptığı onlarca iş başvurusu “KHK’lısın” diye geri çevrilmiş, yurt dışına çıkışı yasaklanmış, yurt dışındaysa pasaportu iptal edildiği için dönemeyen, dernek kurması bile yasaklanmış bir kişiye siz “öl” demiyor musunuz? Bir devlet vatandaşına bunu nasıl yapar?
Her eleştireni düşman görürseniz ölçü kaçar, zulüm başlar. Zulüm bir başladı mı oluşan sorunları bitirmek için yine haksızlık silahına sarılırsınız. Bir kısır döngüdür gider.
Dindarların çoğu ibadetini yapıyor ama bu zulümleri görmüyor, klişe argümanlara sığınıp vicdanlarını buzluğa alıyorlar. İnsafa gelen, yüreğindeki kararmayı ve katılığı eritenler sesini mahcup bir şekilde çıkarıyor. Bu sesler geri dönüşümsüz zamanlarda çıkarsa artık anlamsızdır, çok geç kalmayın.
Hayır dediği için özel TV kanalında çalışanı bile işten atma vb. davranışlar referanduma kadar çok artacağı için hayır ihtimali her geçen gün artacaktır. Vicdan çığlığı kadar güçlü bir ses olamayacağı için baskıcıların işi zor. Baskıyı savunmak da çok zor, dünyanın en zor işini yapanlar bunlar. En kuvvetli iş olan haksızlığa karşı hakkı haykıranların karşısında aslında çok güçsüzler.
* Mehmet Reşit Erdoğan’a yardımcı olabilecekler mail yoluyla benden iletişim bilgilerini alabilirler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018