Ömer F. Gergerlioğlu
Cumhurbaşkanlığına karşı Bürokratik direnç
8.08.2012
2177
Türkiye'de bürokrasi alanındaki yılların getirdiği hantal, devleti ve memurunu korumaya yönelik yapıyı değiştirmek kolay değil. Bu yapının değişmesini herkes elinden geldiğince sağlamaya çalışmalı.
Hrant Dink'in öldürülmesinden sonra yürüyen yargı süreci bizlere değişmesi gereken geleneğin ne kadar dirençli olduğunu gösterdi. Hatırlanacağı üzere 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde derin, karanlık güçler ortalığı karıştırmak, demokrasiyi sekteye uğratmak için kendisine bazı kurbanlar seçmişti. Bunlardan biri de Hrant Dink idi. Bir azınlık mensubu olup, zor ve hassas konularda konuşmanın getireceği tüm olumsuzlukları yaşayan, hayatının son yıllarını zaliimce bir cenderede geçiren, içten yapısıyla dikkat çeken bir aydındı Hrant Dink. Onu tanıyan farklı kesimden herkesin pozitif sinyaller aldığı, sorunları sümenaltı etmeden samimi bir şekilde konuşarak çözme yanlısı biri idi o. Yargı süreci başladığında saman alevi gibi yanıp sönen cinayetin derin faillerinin bulunması konusundaki umut ışığı zamanla kendisini umutsuzluğa terk etti. 5 yılın sonunda yargı sürecinin sonucu açıklandığında zaten umut kesilmiş, bitmiş bir sürecin temyize açık olsa da son noktası konuyordu. Böyle, delillerin karartıldığı, gereken kişilerin cesaretle soruşturulmadığı bir davanın temyize gitmesinden olumlu bir sonuç çıkmayacağı belli idi. Süreç içinde Başbakanlık teftiş kurulu, Meclis insan hakları araştırma komisyonu Hrant Dink raporu ve AİHM'in Türkiye'yi mahkum ettiren raporlarındaki ortak nokta birdi. Eksik soruşturma yapılıyordu. Bu umursamazlık karşısında harekete geçen Cumhurbaşkanlığı ise hazırlattığı DDK raporu ile çok daha net ifadelerle yargının memuru koruyan yasalar karşısında isteksiz davranıp kamu görevlilerini gerektiği gibi soruşturmadığını ifade ediyordu. 2 Şubat 2012 tarihinde açıklanan rapor T.C. tarihinde net, cesur ifadeleri ile dikkat çeken ve cumhurun teşekkürünü hak eden bir rapordu. Ancak bu raporun Başbakanlık ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine rağmen yeni ve etkin bir soruşturmanın başlatılmamasını sorgulamak gerekiyordu. 19 Ocak 2012 'de açıklanan mahkeme kararından sonra islami hassasiyetleri ile tanınan aydınlar ve yazarlar Hrant'ın ailesinin tükenen umutlarının yardımına koştular. Bir bildiri hazırlayarak gelinen noktanın adalet ve vicdan ekseninden bakıldığında yürek sızlatıcı olduğunu belirterek bir imza kampanyası başlattılar. Kamuoyunda geniş ilgi gören kampanya ile yetinmeyeceklerini, konuyu soruşturması gereken idari makamları ziyaret edeceklerini belirttiler. Konu ile ilgili samimi yaklaşımı ile dikkat çeken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den randevu istendi. Önceki güne verilen randevuya imza grubu temsilcileri olarak şahsım, Hilal Kaplan, Yıldız Ramazanoğlu ve Cemal Uşşak katıldı. Kendisine gelinen süreç içindeki duyarlılığı için teşekkür ettik ve DDK raporu sonunda harekete geçmesi gereken ilgili mercilerden şikayetçi olduk. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül yakından tanıdıkça daha derinden hisssedeceğiniz bir Anadolu insanının samimiyeti ile konulara yaklaşıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, "Cumhurbaşkanlığının bir rapor düzenlemesi durumunda ilgili merciler işaret edilen aksaklıkları düzeltmek için yasalar, talimatlar çıkarır, raporları rafta kalsın diye oluşturmuyoruz" dedi. Bu ilgili idari ve yargı merciler için önemli bir sinyaldir ve artık onların yeniden, tek elden, kapsamlı ve etkin bir soruşturma için harekete geçmelerini bekliyoruz.
Hrant Dink davası üzerinden 5 yıl geçtiği için kimileri "niye hala bu konunun üzerine gidiyorsunuz geçmiş, bayatlamış bir konudur" diyebiliyor. Ancak adalet ve vicdanı eksen almış adalet talebimiz var imza insiyatifi hiç öyle düşünmüyor. Bu dava Türkiye'yi bir kaosa sürüklemek isteyen bir sürecin ilk adımlarındandı. Ergenekon, Balyoz vd. ile aynı safta değerlendirilmesi gereken bu yargı sürecindeki imtihan, doğru bir şekilde verilemedi. Bir iki tetikçiye yıkılan davanın derin faillerinin ortaya çıkmaması diğer derin devlet davalarının akıbeti hakkında bizi kuşkulandırıyor. Derin faili bir şekilde kuyruğundan yakalayabilirsiniz ama o canavar sizi uyutarak kendisini kurtarma konusunda mahirdir. Bu davanın peşine sıkı bir şekilde düştüğünüz zaman hem azınlıkların gasp edilen haklarının geri verilmesini sağlayabilirsiniz hem de haince planlanan karşıt kutupların birbirine düşürülmesi ile oluşacak kaosu isteyenlerin oyunlarını bozabilirsiniz. Bu dava azınlık olmayanlar için bir imtihandır. Bu davada adaleti ne kadar isterseniz siz de adalete o oranda ulaşabileceksiniz. Türkiye'nin hali ortada. Çok ciddi bir rapordan sonra bile devleti ve onun memurunu korumaya endekslenmiş bürokratik direnci kırmak çok zor. Sayın Cumhurbaşkanının nezaket kuralları içinde devlet kurumlarına yaptığı eleştiri dikkat çekici biçimdeydi. Ancak sivil toplum hareketliliği bunu bile duymak istemeyenler için çok önemli ve değerli bir çabadır. Demokrasi var ise sivil toplum hak arayışı içinde olmaktan başka bir yola başvuramaz. Vekillerini seçer ama onları her açıdan sorgulamayı da ihmal etmez. Çağrımız derin devlet davalarından büyük beklenti içinde olanlar için de geçerli. Yıllar sürecek davalar da hayal kırıklığıyla sonuçlandığı zaman Hrant Dink davasında keşke daha duyarlı olsaydık, bu davalar birbirinden ayrılamaz bir bütünün parçalarıymış demeden önce tüm kesimleri daha yakini bir hassasiyete çağırıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018