Serpil Çevikcan
Önceki gün yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısından, 3 ay süreli olağanüstü hal (OHAL) uygulamasının uzatılması yönünde tavsiye kararı çıkması içeride eleştiri konusu. Henüz Avrupa’dan ses çıkmadı ama çıkarsa sürpriz olmaz. 16 Temmuz sabahından itibaren, doğal olarak demokratik değerler ve sivilsiyaset önceliğine ilişkin açıklama sırasına girmesi beklenirken buna yanaşmayan Batılı devletlerin yaklaşımı değişmiyor, değişmez.
AECR heyetinin ilginç soruları
Bakın, geçtiğimiz hafta Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştiren Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular İttifakı (AECR) heyetinin temasları sırasında yönelttikleri bazı sorular ne kadar da ele verici. Ben, Demokrat Parti’yi (DP) ziyaretleri sırasındaki soruları duydum.
İttifakın 5 temsilcisi; İngiltere Milletvekili Geofrey Clifton-Brown, AECR Başkanı Richard Milsom,Almanya Temsilcisi Lucas Jakob ve Benjamin Hayelock ile Hırvatistan Temsilcisi Mate Mujic’den oluşan heyet, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında neler yaşandığını anlamaya çalışıyorlar ama bunu yaparken çok ilginç sorulara yanıt arıyorlar.
Şöyle özetleyebilirim:
“AKP’siz Türkiye nasıl olur? Darbe sonrası iktidara destek veriyor musunuz, neden? Tayyip Erdoğan’sız Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz? Çok ağır ekonomik krizde hükümetin sonu nasıl olur?”
DP heyeti, 15 Temmuz ve sonrasına ilişkin olarak, doğrudan halkın iradesine yapılmış olan darbe girişimi karşısında olduklarını, meseleyi devletin bekası olarak değerlendirdiklerini, toprak bütünlüğüne, birlik ve beraberliğe yapılacak her türlü terörist eyleme karşı hükümeti destekleyeceklerini söylüyorlar.
Türkiye’de olan biten her şeyi Erdoğan karşıtlığı ekseninde okuma tercihinin giderek koordineli bir hale geldiği açık.
Tankıyla, topuyla, ordunun ve bürokrasinin yarısıyla yapılmış bir darbe girişimi bile istisna olmayabiliyor.
Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu “Yatırım yapılabilir” seviyesinin altına düşürmesine ekonomik ve siyasi gerekçeleri aşan ölçülerde gösterilen tepkinin temel nedeni de kararın aynı zamanda “Hazır sallanmışken düşürelim” diye özetlenebilecek genel yaklaşımın bir uzantısı olarak görülmesi.
Fırat Kalkanı’nın sınırları
15 Temmuz gecesinden sonra da yalnız bırakılan Ankara’nın aradan geçen zamanda uygulamaya koyduğu üç temel karar cevap niteliğinde.
1) Fetullahçı terör örgütüyle her alanda mücadele ve bunu kolaylaştıracak idari-hukuki her türlü düzenleme.
2) Şehir kalkışmasının ardından konsept değiştiren PKK’ya karşı savunma değil taarruz yaklaşımıyla içeride ve sınır ötesinde yoğun harekât.
3) Sınır güvenliğini sağlamak, sınırdan ithal edilen DAEŞ terörünü önlemek ve Suriye kuzeyinde bir Kürt koridoru oluşmasını engellemek amacıyla başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı.
Bu üç madde önceki gün yapılan MGK toplantısının da özeti.Zamanlama itibarıyla da kritik olan MGK toplantısında, PYD-YPG’yle mücadeleye ilişkin saptamalar önemli yer tutuyor. Toplantıda Fırat Kalkanı Harekâtı’nın amacı en geniş kapsamıyla çiziliyor ve devlet politikası olarak belirleniyor.
DAEŞ başta olmak üzere Suriye’deki terör örgütlerinden yönelen tehditlerin meşru müdafaa hakkı kapsamında bertaraf edilmesi, sınır hattının terör unsurlarından temizlenmesi ve DAEŞ’le Mücadele Koalisyonu’na destek verilmesi olarak tanımlanan kapsama, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak ve sınırdaki PYD-YPG unsurlarının temizlenmesi” amaçları da ekleniyor.
Toplantıda, Fırat Kalkanı Harekâtı’nın, 15 Temmuz darbe girişiminin yarattığı sarsıntıya karşın Türkiye’nin imkân ve kabiliyetlerinin ne durumda olduğunu kanıtladığı değerlendirmesi yapılıyor.
Diğer yandan, PKK’nın sınırdan sızma faaliyetleriyle Güneydoğu’da yoğunlaşma, aynı zamanda terörü Türkiye bütününe yayma girişimlerinin sürdüğü tespitleri yapılıyor, buna karşı etkili mücadelenin kış boyunca yürütülmesine ilişkin detaylar masaya yatırılıyor.
Fetö’yle mücadele
Ve tabii FETÖ’yle topyekûn mücadele.
Bu noktada, OHAL’in uzatılmasına ilişkin tavsiye kararı konusunda edindiğim bilgiler ışığında, meselenin yeni kanun hükmünde kararnamelere (KHK) zemin hazırlamak amacından çok yürüyen soruşturmalarla ilgili olduğunu paylaşabilirim.
Karar alıcılar, FETÖ ile mücadelede kritik bir aşamada olunduğu tespitini yapıyor.
Adli süreçler tüm hızıyla devam ediyor, ancak örgütün kilit noktalarındaki, elebaşı diyebileceğimiz isimlerin birçoğu henüz ele geçirilebilmiş değil.
3 aylık OHAL’in süresi 18 Ekim’de bitiyor. OHAL kapsamında çıkarılan ilk KHK’da savcı ve polislere geniş yetkiler tanındı. Mahkemeye başvurmaksızın soruşturmalarla ilgili birçok kararı çok hızlı biçimde alabilme imkânı getirildi.
Bu yetkiler, FETÖ’nün henüz ele geçirilmemiş elebaşlarının yakalanabilmesi için önemli bulunuyor. Bir de gözaltına alınan ve halen sorguları, soruşturmaları süren isimler var.
OHAL KHK’sı ile bu isimler 30 gün süreyle gözaltında tutulabiliyor. OHAL sona erdiğinde gözaltı süresi 4 güne düşeceğinden soruşturmaların akamete uğrayacağı düşünülüyor.
Bunların yanı sıra bakanlıklarda devam eden idari soruşturmalar var.
Bu soruşturmaların büyük bölümü de henüz tamamlanmadı. OHAL’in devamı bu açıdan da önemli bulunuyor.
Türkeş: Bunu görmeyene ahmak denir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OHAL’in uzatılmasına ilişkin genel gerekçeleri dün anlattı. Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in de bana bu konuda yaptığı değerlendirme özetle şöyle:
“Fransa’da iki büyük saldırı oldu; Fransa devleti hemen AİHM’ye yazı yazdı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni askıya aldı. Bir taraftan terör, diğer taraftan Türkiye’ye karşı işbirliği, diğer yandan FETÖ gerçeği ortada. 1258 km’lik sınırımızın altında devlet yok. Bütün bunlara rağmen Türkiye; demokrasisini, ekonomisini, hukuk sistemini dengede tutmaya çalışıyor. Bunu görmeyip, ‘OHAL’i niye uzatıyorsun’ diyene ahmak denir. ABD’de, Avrupa’da yaşanan olaylara bakın. Devlet reaksiyonları çok sert ve acımasız. İçeride ve dışarıda muhalefet edenlerin bunu görmesi lazım. Biz hâlâ demokrasi ve kurallar çerçevesinde devam ediyoruz. Yasa aşımı, yetki aşımı eleştirileri temelsiz. Buna azami hassasiyet gösteriyoruz. İçeride, dışarıda terörün çıldırdığı bir dönemden geçerken Jagland (Avrupa Konseyi Genel Sekreteri) geliyor, gözaltı, tutukluluk sürelerinden söz ediyor. Hepsinin dili bize pabuç gibi. Ama Türkiye dışında devletlerin terörle mücadelede insafsız uygulamalarını gören yok.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2018
25.05.2018
23.05.2018
19.05.2018
16.05.2018
12.05.2018
9.02.2018
5.02.2018
2.02.2018
28.04.2018