Serpil Çevikcan
Uzun yıllar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olduğu, İstanbul 1. Bölge 1. sıradan aday gösterilen Enerji Bakanı Albayrak, “Böyle bir listede olmak bir şeref” dedi
/* */
Albayrak, “İstanbul eşittir Türkiye olarak bakan bir partiyiz, çünkü bu hareketin doğuşu İstanbul’daki dönüşümle başlayan bir hareket” diye konuştu
AK Parti listesinde, uzun yıllar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın aday olduğu, İstanbul 1. Bölge 1. sıradan aday gösterilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya geldi. Albayrak, şu açıklamaları yaptı:
GÜÇLÜ MECLİS İÇİN TARİHİ LİSTE: Bir kez daha ortaya çıktı ki Türkiye’nin ana partisi, amiral partisi Ak Parti, Türk siyasetinin girdiği bu yeni dönemde en güçlü listeleri ortaya koyan tek parti oldu. “Parlamenter sistem bitiyor”, “Türkiye’de siyaset bitiyor” sözlerinin tam tersine Ak Parti güçlü bir başkan adayı yanında güçlü bir Meclis için de tarihi bir liste ortaya koydu. Bunun tabii iki önemli noktası var. Birincisi şu: Ak Parti’nin hem yürütme icraat, hem de yasama olarak ne kadar etkin bir strateji güdeceğinin açık bir resmi. Listede Bakanlar Kurulu, Başbakan dahil herkes var. Bu şu demek: Ak Parti 24 Haziran için en güçlü şekilde hazırlanıyor. Ama bir başka boyutu da var, ben o tarafının çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Kadın temsili açısından, 126 kadın adayın, en az 60’ı 70’i seçilecek yerlerde. En yakın muhalefet partisi işte CHP diyorlar, herhalde 20’yi bile bulmaz. Gençlere bakıyorsunuz, 25 yaş altı 57 aday var. Genel Başkanımız bu stratejik vizyonla ilklerin partisi olduğumuzu ortaya koydu.
BÜYÜK VEBAL VE SORUMLULUK: Böyle bir listede olmak bir şeref. İstanbul birinci bölge, birinci sıraya konulmak bizim için çok büyük vebal ve sorumluluk. Artık Allah mahcup etmesin demek lazım, yani bu yükün altından kalkmak lazım inşallah.
SEÇİMİ KAZANMAK ÖNCELİK: (Listede yer alanların bakan olmayacağı yönündeki görüş konusunda...) Siz seçimi kazandınız da mı bakan oldunuz, şöyle bir 24 Haziran’ı bir görelim de, 24 Haziran’ı bir Ak Parti kazansın, Cumhurbaşkanımız cumhurbaşkanlığını kazansın, o ondan sonraki iş. Ki yeni sistem artık biliyorsunuz, öyle 20 kişilik, 600 kişilik bir havuz değil, 81 milyon kişi var bakan olabilecek. Hatta yurt dışındaki vatandaşlarımız. Dolayısıyla o sonraki bir iş. Yani paçaları sıvamaya başlıyor herkes, bir dakika durun bakalım, şu 24 Haziran’ı bir geçelim, şu başkanlığı bir kazanalım. Bakanlık sonraki iş. Ve bakanlık noktasında da kimin bakan olacağı, neyin ne şekilde olacağı yeni sistem çok büyük sürprizlere gebe yani öyle bakmak lazım.
GÜÇLÜ PARLAMENTO HEDEFİNİN GÖSTERGESİ: Ak Parti bulunduğu, girdiği her yarışta ve platformda en iddialı şekilde hazırlanır. Dolayısıyla milletvekili seçimlerinden emin olmamak değil, tam tersine milletvekilliği seçimlerine de en az başkanlık kadar güçlü girmek hedef. Nasıl başkanlık noktasında Türkiye’de Cumhurbaşkanımız ne kadar iddialı ve güçlü bir adaysa, genel seçimler için de, aday listeleri ne kadar güçlü bir parlamento hedeflendiğinin göstergesi. Ak Parti şeksiz-şüphesiz, en ufak tereddütsüz, en güçlü şekliyle tıkır tıkır hedeflerine yürüyor. Çünkü millete karşı bir sorumluluk var, yani biz her alanda iddialı olmak zorundayız Türkiye’nin dönüşümü açısından, öyle okumak lazım.
BÖYLE BİR TARTIŞMA YOK: (Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimde ayrı oy kullanma konusunda) Ak Parti’de böyle bir tartışma yok, ben seçmende de olduğunu düşünmüyorum. Bu söylem, siyaseten gündemi farklı şekilde manipüle etmeye yönelik, işte küçük, minik, ufacık partilerin gündem oluşturup büyükten ne kadar oy çalarım mantığıyla suni gündem özelinde oluşturmaya çalıştığı bir söylem. Ak Parti, sadece lideriyle değil partisiyle de, liderin tek başına değil tabii ki tüm bir aile olarak, tüm bir kurum olarak ortaya koyduğu performansla da 16 yıllık başarıyı gerçekleşmiştir. Ak Parti her seçime, her yarışa maksimum oyu almak, en üst düzeyde başarılı bir şekilde neticelendirmek için girer. Gündemini rakibine göre değil, Ak Parti gündemini kendi belirler. Hedeflerini kendi koyar. Muhalefetteki partilere bakıyorsak, muhalefette görünen bir tane parti var, o da zaten görüyorsunuz işte aday listelerinden sonra nasıl bir hikaye ortaya koyacak? Adayları var, adaylarını desteklemiyorlar… Partiden kopmuş falan. Allah selamet versin, Allah kolaylık versin.
İSTANBUL HEP GÜÇLÜ OLDU: İstanbul eşittir Türkiye olarak bakan bir partiyiz, çünkü bu hareketin doğuşu İstanbul’daki dönüşümle başlayan bir hareket. Ve Cumhurbaşkanımızın Belediye Başkanlığı döneminden doğan ve çeyrek asır olacak artık, İstanbul’daki öncü ve vizyoner başarı hikayesiyle bu partiyi de taşıyıp bir noktaya getirdi. İstanbul, Türkiye’nin yüzde 20’si neredeyse, yüzde 16, 18, 20’ye yakın bir oy olarak da, nüfus olarak da, ekonomi olarak da İstanbul’u göz ardı etmeniz mümkün değil. Tabii ki İstanbul’da her zaman çıta ve hedef daha yukarısı. Cumhurbaşkanımız her zaman İstanbul’dan aday oldu. Bu seçimde Cumhurbaşkanımızın adaylığı yok, dolayısıyla bu çerçevede de kabineden mümkün olduğunca listeler hazırlanırken bu denge gözetilmiştir tabii ki. 5-6 bakanımız var, grup başkanvekillerimiz var, vekillerimiz var, önemli arkadaşlar var bütün demografiyi yansıtacak yoğunlukta. İstanbul’da tabii ki hedef daha önce aldığımız oy sayısının yukarısına çıkarmak, çok yoğun bir saha markajıyla inşallah 24 Haziran’da da iyi bir netice alıp, çünkü İstanbul’u ne kadar yukarı taşırsanız, Türkiye’yi de dinamo noktasında motoru olduğu için, sürükleyeceği için çok olumlu bir noktaya taşıyacaktır. Biz inşallah en yüksek oyu alarak Meclis’te Ak Parti’yi en üst düzeyde temsil etmek için, ben İstanbul adayıyım, İstanbul’da sonuna kadar en yoğun şekilde çalışacağız.
HDP’NİN BARAJI GEÇİP GEÇMEMESİ: HDP’nin barajı geçerse alacağı milletvekili belli, geçemezse alamayacağı belli. Alamadığı zaman dağılım farklı olacak, barajı geçerse dağılım farklı olacak. Ama HDP’nin barajı geçip geçmemesi Ak Parti için önemli bir nokta değil. Biz hiçbir zaman siyasette pozisyonumuzu bir rakibe göre konumlandıran bir parti olmadık. Ak Parti, kendisini hiçbir zaman muhalefete göre değil Türkiye’nin bekasına, geleceğine, güven ve istikrarına göre konumlandırmıştır.
BU OKLAR NEREYE GİTTİ? Açıkçası ben muhalefetin listesini değerlendirmenin Ak Parti için zul olacağını düşünüyorum. Vatandaş olarak baktığımda hakikaten içler acısı. 6 ok diyorsunuz, bu oklar nereye gitti, ne yaptınız, nerede? Devlet tehdit altında yoksunuz, millete darbe yapılıyor yoksunuz, cumhuriyeti yıkmaya çalışıyorlar ortada yoksunuz, evlerde kumanda zaping yapıyorsunuz. Halk operasyonla karşı karşıya, bölünmeyle karşı karşıya siz bölücülerle hareket ediyorsunuz gibi bir noktada baktığınız da resmen hakikaten muhalefetin yaşadığı bir travma var.
AK PARTİ AÇIK ARA ÖNDE: Türkiye kamuoyunda konuşulan anketler noktasında bakıldığında gerek cumhurbaşkanlığı seçimleri, gerek genel seçimler noktasında bakıldığında Ak Parti açık ara önde gidiyor. Ak Parti’nin adayı açık ara önde gidiyor.
GÜVEN, İSTİKRAR, YERLİ VE MİLLİLİK: Belirleyici unsur, Türkiye’de 16 yıldır olduğu gibi güven ve istikrar. Son yıllarda bunun yanına yerli ve milli duruş da eklendi. Yani Türkiye’nin son 3 yılda yaşadıkları travmatik tecrübeler, olağan tarihinde yaşamadığı bu tecrübeler yerli ve milli duruş söylemini de ortaya çıkardı. Milli kelimesinden alerjisi olan siyasi gruplar bile milli kelimesini kullanmaya başladılar. Niye? Modadan dolayı değil, hakikaten insanlarda bir bunun arkasında da bu var, bunun arkasında da bu var, hakikaten bu topraklardan mı bu insan veya değil. Türkiye’nin güven ve istikrarındaki en önemli unsuru yine her zaman ki gibi son 16 yılda olduğu gibi Cumhurbaşkanımız ve Ak Parti sigortası ve teminatı olduğunu ifade etmek lazım. Bize de düşen Bakanlığımız, Başbakanımız tüm kadrolarımız, vekillerimiz adaylarımız sahaya gelip bunu anlatmamız lazım.
FETÖ’YE TERÖR ÖRGÜTÜ DİYEMEYENLER VAR: 40 yıllık bir yapıyı 1 senede, 1.5 senede bitirdik demeniz çok basit değil. Dün, evvelsi gün askeriyenin içerisinde, devlet kurumlarının içerisinde hala operasyonlar devam ediyor. Kaçak savcılar Almanya’da.. Mücadele son sürat devam ediyor ve sonuna kadar gidicek. Sürecin devamı çok daha büyük bir anlam kazanacak 24 Haziran’daki güçlü Ak Parti galibiyeti ile.. Çünkü muhalefetteki bazı kesimlerden duyuyoruz ki hala FETÖ’yü terör örgütü olarak ağzına alma noktasında tereddüt geçiren, amalı, şunlu, bunlu kontrollü darbe üzerinde söylem geliştirenler var, halkımızın bunu görmesi lazım. Kim kimle iletişimde, arka planda ne görüşmeler, ne pazarlıklar yapılıyor? Milletvekili seçilenler, seçilemeyenler, seçilmeyip şantaj yapanlar, yurt dışına servis edenler, geçmişten bugüne kirli pazarlıklarla yürüdüğünü gösteriyor. Gerek FETÖ, gerek PKK taşerondur. Artık yeni dönemden sonra Türkiye gölgelerle değil, suretlerle mücadele içine girecektir. 24 Haziran’dan sonra gölgeler dönemi bitiyor suretlerle. O zaman bunlarla mücadeleye gireceksek 24 Haziran’dan Türkiye bu mücadeleye en güçle şekilde hazır olacak bir şekilde girmesi lazım. Onun için 24 Haziran çok önemli.
OLAĞAN ŞÜPHELİ BUNLARDIR: Amerika’da ki bir internet sitesinde bir haber çıkmış. İsrail suikastçiler gönderecekmiş, Cumhurbaşkanımıza suikast düzenleyecekmiş. Ben de diyorum ki valla bu haberler çıkıyorsa söyleyeceğim bir cümle var artık benim. Vatandaş bunu konuşuyor, insanımız şunu söylüyor. Cumhurbaşkanımızın saçının teline zarar gelirse bundan sonra olağan şüpheli bunlardır. Herkes ayağını ona göre denk alacak, kimse bu çerçevede şunu diyorum, bunu diyorum dememesi lazım. Biz Türkiye’nin bekası, menfaati, güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi noktasında Ak Parti olarak canımızı feda etme noktasında, liderimizle sayısız testten ve imtihandan geçtik, geçmeye de devam edeceğiz. Ama artık gölgeler dönemi bitti.
AK PARTİ EŞİTTİR ERDOĞAN: Yeni sistemin en önemli değişikliği neydi arkadaşlar? Türkiye’yi artık bir daha istikrarsızlaştıracak, erken seçim noktasında Türkiye’yi farklı maceralara sürükleyecek bir resmi içermez. Nedir kardeşim? Seçimler oldu, yasama, yürütme, bundan sonra seçim yok. Seçim varsa herkes birbirini feshediyor. Ama burada esas konu şu: Güçlü lider, güçlü Meclis. Yani Tayyip Erdoğan’ı seviyorsa bir seçmen, Ak Partiyi de seviyor demektir. Ak Parti eşittir Recep Tayyip Erdoğan demektir. Birileri bunu farklı yorumlamaya çalışıyor. Teyzelere gidiyoruz, hangi parti diyoruz, ‘ampül’ diyorlar, ‘Erdoğan’ın partisi’ diyorlar. Birileri kendine göre ucuz bir siyasi manevra düşünüyor. Tayyip Erdoğan tamam, Ak Parti’yi ayıralım, böyle bir şey yok.
İLK TUR BİTER: Benim şahsi kanaatim seçim ikinci tura kalmaz, birinci turda Cumhurbaşkanımız seçilir. Biraz gözümüzde büyütüyoruz bazı şeyleri herhalde. Bütün muhalefet partileri bir stratejik akıl ve koordinasyonla bir çevrede hareket edip, sonra birinci turu, ikinci turu hedefleyelim, böyle bir noktada olduklarını düşünmüyorum açıkçası. Ak Parti dosdoğru bir partidir, halkla iletişimi dosdoğrudur, katakulli yapmaz, açık-seçik her siyaseti ona göre yürütür. Ve son kertede bu noktada baktığımızda da, olaki ikinci tura kaldı, ki ben düşünmüyorum ama ikinci tura kalırsa bile Cumhurbaşkanımız eğer ikinci tura kalırsa, karşısında kim olursa olsun emin olun birinci turdakinden çok daha fazla bir oyla seçilir. Türkiye iki hafta daha kaybetmesin, birinci turda bitsin.
KÜRT SEÇMENLE GÜÇLÜ İLİŞKİ: (MHP ittifakı Kürt seçmeni kaybettirir mi?) Eğer MHP yakınlaşması, eğer son dönem Türkiye’deki siyasi dönüşümler üzerinden Ak Parti’ye bir şeyler yapıştırılıp Kürt seçmen üzerinden ayrışıyor algısı varsa, 2017 16 Nisan referandumu bunun en güzel cevabıdır. Ak Parti yine MHP’yle birlikte ittifak halinde gitti ve gayet başarılı bir neticeyle Güneydoğu’da 2015 seçimlerinden çok daha yüksek bir oyla sağlam ve güçlü bir şekilde çıktı. Resme buradan bakıyorsak, bugün 16 Nisan’dan çok daha güçlü bir ilişkisi ve iletişimi var Ak Parti’nin Kürt seçmenle. Ak Parti’nin MHP’yle bu iletişimi sürdürüyor olmasının devlet özelinde de Kürt seçmenle ilişkisinin pozitif yöne evrilmesine de katkısı bulunduğunu da Kürt seçmenin düşündüğünü düşünüyorum. Çünkü MHP’nin de resimde olduğu bir çerçeve bu süreci daha da güçlü kılacaktır, tüm paydaşları kucaklayacaktır özelinde baktığını düşünüyorum. Süreç pozitif artarak devam ediyor ve edecek. İkincisi; Kürt seçmenlerden duymaya başladım, yurt dışından birileri, bin yıllık Selahaddin Eyyubi’nin intikamını almak için bizlere operasyon yapıyor cümlesini her geçen gün daha fazla Kürt seçmenin kullandığına şahit oluyorum. Hakikaten müthiş bir stratejik tespit ve analiz. Türkiye, hem can güvenliğinin, hem mal güvenliğinin en güçlü teminatıdır, bunun da en güçlü teminatı Ak Parti ve lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır, duruşu tartışmasız.
‘Buyur arkadaşım diyeceğiz’
VİCDANIM RAHAT: Yerli üretim, yerli kaynak, istihdam, ithalatın düşmesi, cari açığın düşmesi, vicdanım rahat diyorum ya, elhamdülillah bu yol haritası hazır. Yeni olacak bakana ‘buyur arkadaşım’ diyeceğiz. Berat Albayrak geldi böyle, sonra? Berat Albayrak bugün var, yarın yok ya, Berat Albayrak’tan sonra bu süreç devam etmeyecek mi? Bütün bu çerçevede yapılacak üç sacayağı üzerine oluşturduğumuz stratejik hedefler var.. Seçime yakın anons edeceğimiz bir kaç konumuz var. Onları da sahada söyleyeceğiz.
SÜRPRİZ OLMADI
GÖREV TALEP EDİLMEZ: (Adaylık sürpriz oldu mu?) Benim gördüğüm resim; performans çok önem arz ediyor bu seçime giderken; bir. İkincisi; sürpriz olmadı, tam tersine güçlü bir liste bekliyordum ve güçlü bir liste buldum. Üçüncüsü; Ak Parti’de görev talep edilmez, görev tebliğ edilir ve tebliğ edilen görev sonuna kadar en iyi ve en başarılı şekilde bırakana kadar mücadele ortaya konur. Benim tecrübem; vallahi Berat Albayrak’tan dünya kadar tecrübeli insan var bu ülkede, muhakkak vardır. Başkaları da vardır, o da vardır, daha iyileri vardır, o vardır-bu vardır, en iyi listeyi yapacak olan seçimi kazanacak başkandır bu adaylardan hangisi kazanırsa. O da neyi gösterir? 24 Haziran sonucuna bakar, ondan sonra süreci görür, ondan sonra da bakarız.
KOLLARINI KAYBEDERLER: Türkiye ekonomisi çok sağlam ve güçlü temeller üzerine oturmuş durumda. Çok açık net bir operasyon söz konusu, herkes biliyor. Birileri kol kesme pahasına, yani Türkiye’deki siyasi gündemi ekonomi üzerinden etkilemeye yönelik, yurt dışı kaynaklı şekilde zarar etme pahasına, kapitalist sistemin dini yeşil yeşil bakar yani, bunu feda etme pahasına, Türkiye’nin sakalını kesmeye çalışıyorlar. Ben de diyorum ki 25 Haziran’dan sonra Türkiye’nin sakalları uzar, ama o masada birilerinin kolu hep kalır acı acı kapitalist sistemde. O kola bakarak geçmişi hatırlarlar.
KUR OPERASYONU: Seçim dönemleri, kriz dönemleri pozitif de negatif de etki edebilir. Önemli olan bunun iletişimidir, anlatılmasıdır. Çünkü siz dünyada rekor büyüme gerçekleştiriyorsunuz, ekonominiz büyüyor, istihdamınız artıyor. 2018’e giriyorsunuz ilk çeyrek yüzde 7’ler konuşuluyor öyle değil mi, seçimden önce muhtemelen açıklanacak. Yüzde 7 civarı büyümeyle muhtemelen bu yılın ilk çeyreği de dünyada ilk sıralarda yer alacak Türkiye. Bu noktaya gidiyor. Bir de bakıyorsunuz birileri sıcak para operasyonu üzerinden, sermaye piyasaları üzerinden, borsa, dolar, tahvil piyasaları üzerinden ilginç bir şekilde siyaseten gündemin değiştiği çerçevede enteresan bir şekilde kur operasyonuna muhatap kalıyor. Bunun iletişimi 24 Haziran.
‘Ak Parti ve MHP çok uyumlu’
ENERJİDE REKOR: Ürettiğimiz enerji kaynaklarından, elektrik kaynaklarındaki yerlilik payında bir hedef koyduk. Dedik ki 35’le, 45 arası hedef 3’te 2 hızlı hızlı büyüteceğiz. Dün aldığım rakam Mayıs başı itibariyle yüzde 51.17’ye ulaştık, bu rekor. İşte bu görevi bırakıyorum, içim müsterih. Yeni bakan buyursun yol haritası burada, Türkiye o yola girdi. Yerli kaynakların önceliklendirilmesi, kaynak yerlileştirilmesine dayalı arz güvenliğinin oluşturulması. Yarın Hakkari’ye gidiyorum, ilk defa Çukurca’da, sınırın dibinde sismiklerini yaptırdıktan sonra yavaş yavaş karada daha aktif ve agresif bir siyaset güdüyoruz, sondaj stratejisi güdüyoruz. Buralara yoğunlaşıyoruz. Doğu Akdeniz’de bu sene en az bir sığ, bir de derin sondajımızı yapacağız. Karadeniz hakeza.. Kara aramacılığında hiç giremediğimiz işte o mayınlı bölgeler var. Yarın bir de bakmışsınız 2030’dan önce Türkiye’de 2020’lerin Türkiye’sinde çok enteresan gelişmeler olmuş. Petrol, gaz aramacılık sondajları, yeni maden kaynakları sismik, jeokimya haritalarımız bitti, bütün paftalar hazır. Önümüzdeki yıl 3 milyon metreyle özel sektörle birlikte dünyanın en yoğun sondaj ve aramacılık yapan en ileri Avustralya, Kanada, Güney Afrika gibi ülkelerin metrajını yakalayacağız.
TARİHİ BİRLİKTELİK: (Cumhur ittifakının kendi içinde bir kırılganlığı, hassasiyeti olmayacak mı?) Şimdi Ak Parti-MHP başrolündeki Cumhur İttifakı her siyasi Ankara kulislerinde olduğu gibi haber çıkmaya yönelik, hava güneşliyken haber olmuyor da, kıyamet koptu hemen haber, şöyle oldu-böyle oldu, buradan bir şey çıkar mı, bir manşet Bülent Bey’in dediği gibi çıkarabilir miyiz? Benden manşet çıkmaz bu konuda, öyle söyleyeyim. Çünkü hakikaten son 1.5-2 yıldır Ak Parti ile MHP çok uyumlu. Çok koordineli şekilde hem sahada, hem parti yönetimleri arasında güzel bir birliktelik ve ilişki yürütüyor. İnşallah bundan sonra da böyle yürüyecek. 24 Haziran seçimlerine giderken öncelikli bir şekilde güven ve istikrarın yanına yerli ve milli duruş dediğimiz konu var ya, bunun da seçmen özelinde bir ehemmiyet kazandığı bir süreç.. Hakikaten muazzam bir iş başararak tarihi bir birliktelik ortaya koyuyor Cumhur İttifakı’nın paydaşları.
BİZE DÜŞEN GÖNÜLDEN İMZA: (Siz de taahhütname verdiniz mi, İstanbul’la nasıl iletişim kuracaksınız?) Ak Parti’de herkes gönüllü taahhütname imzalar, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde. Cumhurbaşkanımızdan bir görev tevdi edilirse, bizim yetiştiğimiz gelenek -lider ve parti geleneği- orada olunur. Bize düşen gönülden imzalanan, kağıtta imzalanan, bunlar imzalandı, bunlar işin kolay tarafı, şekil şartları, bir de manevi, ruh şartları var. Bize düşen, İstanbul’da gece-gündüz çalışmak. Ben zaten mobilim, telefonum elimden düşmüyor. Bakanlık, işler, takip noktasında.. Hiçbir aksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde 24 Haziran’a kadar görevimizi hakkıyla üzerimizdeki vebali sorumluluk noktasında inşallah alnımızın akıyla, yüzümüzün akıyla teslim ederken, son dakikaya kadar çok yoğun bir mesai ortaya koyup İstanbul için inşallah bundan önceki seçimlerdeki neticenin daha da üzerine taşıyacak, daha da başarılı bir netice almak için mücadele edeceğiz. İstanbul vekili olursak İstanbul‘un sorunlarıyla ilgili tabi ki koşturacağız, İstanbul’un daha güzelleşmesi için. Dünyanın en güzel şehri, elimizden geleni yapacağız inşallah.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKAna muhalefet lideri Akşener mi olacak? 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARSavaş notları 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları



































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2018
25.05.2018
23.05.2018
19.05.2018
16.05.2018
12.05.2018
9.02.2018
5.02.2018
2.02.2018
28.04.2018