Serpil Çevikcan
Yakın tarihin en önemli seçimleri öncesi taşlar yerine oturmaya başladı.
Cumhur İttifakı, devletin bekasını ön plana çıkardığı ittifak protokolünü hazırladı, Cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu YSK’ya bildirdi.
/* */
Başbakan Binali Yıldırım ve MHP lideri Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın adaylık başvurusunu bizzat yaparak, ittifakın sağlam zemine oturtulduğu ve Erdoğan’ın arkasında tek vücut oldukları mesajını en üst düzeyden verdiler.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 100 bin imzayla aday olma kararlılığını sürdürdü ve iddiaya göre ilk günden 100 bin imzayı aştı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da 100 bin imzayla adaylık başvurusunda bulundu.
Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 100 bin imzayı toplamaya çalışan diğer isimler.
YSK’nın imza toplamasına onay verdiği bu 4 isimden kaçı seçime katılabilecek, göreceğiz.
HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı, tutuklu eski genel başkanı Selahattin Demirtaş.
CHP de dün adayının Muharrem İnce olduğunu açıkladı.
Buna göre en az 3, en fazla 7 ismin yarışacağı bir Cumhurbaşkanlığı seçimi izleyeceğiz.
İnce tercihinin nedeni
Adaylığı hafta içinde netleşen, ancak saklanan İnce’nin kamuoyuna duyurulduğu dünkü tanıtım toplantısı coşkuluydu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün çatı aday olması formülüyle başladığı aday arayışında, bütün ihtimalleri değerlendirdi.
Gül formülünün çökmesinden sonra, tabanın, merkez sağ kökenli CHP Milletvekili İlhan Kesici ya da Ak Parti kurucularından olan Abdüllatif Şener gibi bir isimden çok, parti genlerini taşıyan bir ismi istediği de netleşmişti.
Anketler de destekleyince, Kılıçdaroğlu, iki kurultayda kendisine rakip olan İnce’yi Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi.
İnce’nin, CHP’lileri coşturan konuşmasından sonra Ankara’da farklı değerlendirmeler yapıldı.
İktidardan gelen tepki, Kılıçdaroğlu’nun seçimi değil, partiyi kaybetmemeyi hesapladığı, İnce’nin seçimi kaybettikten sonra artık genel başkan olma şansını da yitireceği yönündeydi.
Sadece CHP’de değil, muhalefetin tamamında ise Kılıçdaroğlu’nun en güçlü rakibini aday göstererek, demokrasi adına önemli bir adım attığı görüşü hakimdi.
25 Haziran dengesi
İnce, gençlik kollarından başlayarak CHP’nin emek gerektiren her basamağında bulunmuş bir isim.
Sevilen, enerjik, güçlü hitabetiyle dikkati çeken dinamik bir siyasetçi.
Dünkü konuşması da bu nitelikteydi.
Parti rozetini bırakıp, Türk bayrağı takması, terörle ve yolsuzlukla mücadele sözü, Kürt seçmene göz kırpması konuşmasının öne çıkan yönleriydi.
Kılıçdaroğlu’nun daha önce yaptığı, “polemikçi olmayan, ekonomi bilen, başarı hikâyesine sahip” tanımının İnce’ye uymadığına kuşku yok.
Bu da İnce’nin koşullar çerçevesinde aday gösterildiğini ortaya koyuyor.
İnce’nin öncelikli iki hedefi olacak; seçimi ikinci tura taşımak ve Akşener’i geçerek ikinci tura kalmak.
Seçimi kazanması halinde zaten bir başarı öyküsüne imza atacak.
Bu iki hedefin dışında, bir de örtülü hedef söz konusu.
CHP’nin üzerinde oy alırsa
Kazanamaması durumunda göstereceği performans, hem kendisinin hem Kılıçdaroğlu’nun hem CHP’nin geleceğini şekillendirecek.
İnce, 25 Haziran sabahına, İYİ Parti’ye de oy kaptırdığı söylenen CHP’nin üzerinde oy almış şekilde uyanırsa, genel başkanlık için çok güçlü hale gelecek.
Yüzde 25 ve üzerinde bir oy, İnce’yi farklı bir noktaya taşır.
Aksi bir durumda ise Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sürdürmek için eli güçlenecek.
24 Haziran seçimi, kazanan kim olursa olsun, önemli sonuçlar doğuracak.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2018
25.05.2018
23.05.2018
19.05.2018
16.05.2018
12.05.2018
9.02.2018
5.02.2018
2.02.2018
28.04.2018