Taha Akyol
Son günlerde dövizin yükselmesinin bir sebebi, piyasalardaki endişeymiş: Cumhurbaşkanı seçimlerden sonra Şimşek’i görevden alabilir endişesi. Bu tür endişeler sistemin “tek kişilik hükümet” olmasından kaynaklanıyor.
Erdoğan siyaseten işine gelirse sadece Şimşek’i değil, Merkez Bankası’nın piyasalara güven veren başkan ve yardımcılarını da bir gecede görevden alabilir.
Ben buna ihtimal vermiyorum. Erdoğan yetkisiz olduğundan değil, Şimşek’i görevden alırsa ekonominin daha ağır bir krize gireceğini bildiği için!
Çünkü ekonomide bu dönemde güven unsuru Şimşek’tir. Yurt dışından kaynak sağlamak için de anahtar, Şimşek’in “rasyonelliğine” duyulan güvendir.
Financial Times, “piyasalarda güven yaratan figürün Mehmet Şimşek” olduğunu yazdı açıkça. (12 Şubat)
Bu sebeple Cumhurbaşkanı, Şimşek’i görevden almaz, hatta istese bile alamaz.
GÜVEN FAKTÖRÜ
Evvela, saygın iktisatçılarımızdan Prof. Bilge Yılmaz’ın, YetkinReport’ta anlattığı gibi, Şimşek’in gelmesi ve aldığı tedbirler sayesinde Türk ekonomisi “ödemeler dengesi krizi” felaketinin eşiğinden döndü. Yine Bilge Hoca’nın belirttiği gibi, Şimşek, yapısal reformlar içeren bir program ortaya koyamadığı için ekonomide ödemeler dengesi dışındaki sorunlar devam ediyor, hatta ağırlaşarak.
Böyle kritik bir dönemde Şimşek’i görevden almak, Merkez Bankası’na dokunmak Cumhurbaşkanı’nın bir kere daha “faiz sebeptir” politikasına döneceği endişesini yaratır ve ekonomi alt üst olur.
Ayrıca, Erdoğan seçim sonrası gelecek ağır tedbirleri de Şimşek’le alacaktır.
Bu güvene rağmen yatırım gelmeyişinin sebebi, Şimşek’in sözünü edip de adlarını koyamadığı Merkez Bankası bağımsızlığı, Kamu İhale Kanunu, yargı gibi yapısal reformların gözükmemesidir.
YAŞANMIŞ TECRÜBE
CB sisteminden önce Mehmet Şimşek, Binali Yıldırım kabinesinde ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı’ydı. O zaman bağımsız olan Merkez Bankası, dövizi frenlemek için 23 Mayıs 2018’de faizi yüzde 13,5’ten yüzde 16.5’e yükseltmişti. Dolar 4.92’den 4.57’ye inmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan faizin yükseltilmesine karşıydı fakat Başbakan Yardımcısı Şimşek derhal aynı gün “Merkez Bankası’nın atacağı her adıma tam desteğim var” diye açıklama yapmıştı. Cumhurbaşkanı tepki göstermiş, medyaya Şimşek’in istifasını Binali Yıldırım’ın önlediği şeklinde haberler çıkmıştı.
Şimşek’in güvenirliğinin temelinde, böyle her şart altında rasyonel iktisadı savunması vardır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CB sisteminin yürürlüğe girdiği ilk gün, Mehmet Şimşek’i azletti, yerine Berat Albayrak’ı getirdi. (9 Temmuz 2028)
Dahası, 3 Sayılı CB Kararnamesi’yle Merkez Bankasının bağımsızlığını kaldırdı. “Laf dinlemeyen” Murat Çetinkaya’yı görevden aldı, sonrası malum…
Beş yıl içinde “faiz sebeptir” politikasıyla ekonomi “dış ödemeler krizi”nin eşiğine gelince, 2023 seçimlerinden sonra Şimşek göreve getirildi. Merkez Bankası’na bugünkü liyakatli iktisatçılar ekibi atandı.
Faiz bugün resmen yüzde 46, fiilen yüzde 60’da kadar çıkıyor.
REFORM EKİBİ?
2024 Mart seçimlerden sonra Şimşek’i bir kere daha görevden almak 2018’e dönmek ve geçen beş yılda ekonomide büyük tahribat yaratan, “linkleri koparan” yanlışları tekrarlamak endişesini yaratır. Zaten çok zorda olan ekonomi bunun altından kalkamaz.
Şimdi bile altında kalkamıyoruz. Şimşek bile maalesef, seçim kazanma uğruna, bütçenin Şubat ayında 154 milyar liraya yakın açık vermesine, doları tutmak için Merkez Bankası rezervlerinin yeniden -65 milyar dolara düşmesine ses çıkarmıyor! Bunun güven sarsıcı olacağını görmüyor olamaz! Fakat “seçimden sonra…” açıklamasını biliyorsunuz.
Hem geçen yılların hem özellikle “İstanbul’u almak” için kesenin ağzının açılmasının faturasını seçimlerden sonra ödeyeceğiz!
Faiz arttırmak önemli bir tedbir ama yetmiyor. Yapısal reformlar şart. Merhum Özal ve merhum Derviş reformlarını yaparken tam yetkiliydiler, ekiplerini kurmuşlardı. Şimşek ise daha çok para politikalarında yetkili ve zaten sadece Merkez Bankası’nda ekibini kurdu. Bunun dışında ekonomiyle ilgili hiçbir kurumda tek liyakat ataması yapmadı veya yapamadı.
Şimşek görevden alınmayacaktır, piyasalar emin olsun. Ama temenni edelim de uzunca bir süre sonra kendisi ayrılmasın.
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026