Taha Akyol
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabaca geçen on yıldaki politikalarından ekonomide U-dönüşü yaptığı gibi dış politikada da U-dönüşü yapıyor. Ekonomide “faiz sebeptir”den Mehmet Şimşek’le yüzde 50 faize dönüldü. Dış politikada da “darbeci Sisi “ ve “katil Eset”le şimdi “yumrukları açma” politikası izliyor.
Yumrukları açma politikası prensip olarak doğrudur. Uygulamada iyi yürütülüp yürütülmemesi ayrı konu… Dışişleri Bakanlığına Hakan Fidan gibi kavramlara ve diplomasi diline hakim bir ismin getirilmesi umut veriyor.
Tabii ekonomide de Mehmet Şimşek’in getirilmesi…
İÇ POLİTİKADA YUMRUKLAR
Cumhurbaşkanı’nın Esat’la görüşebileceğini söylerken, satırlar arasına sıkıştırdığı birkaç kelime ile muhalefete de “yumuşama” mesajı verdi. Sözleri şöyle:
“Biz ayrılıkları derinleştirme yerine ortak paydayı büyütmenin derdindeyiz. İç siyaset gibi dış politikada da sıkılı yumrukların açılmasında büyük fayda olduğuna inanıyoruz. Bunun için kiminle görüşülmesi gerekiyorsa geçmişte olduğu gibi yine görüşmekten imtina etmeyiz.”
CHP’ lideri Özgür Özel’in doğru bir kararla başlattığı diyalog politikasına, Erdoğan’ın doğru bir kararla “iade-i ziyaret” şeklinde olumlu karşılık vermesi Bahçeli’yi rahatsız etmişti. Ayşe Ateş Hanımefendi’yi Cumhurbaşkanlığı makamında kabul etmesi, bir yıl dört ay gecikerek de olsa, önemliydi. Fakat Bahçeli’nin koalisyonu dağıtma tehdidi üzerine Erdoğan yeniden eski sert üslubuna dönmüştü.
Ama Esat’la görüşme vesilesiyle yaptığı konuşmada “iç siyasette de” yumrukları açmaktan bahsetmesi önemli bir mesajdır. Belli ki, Erdoğan, dolayısıyla Türkiye, “faiz sebeptir” politikasını daha fazla sürdüremediği gibi içeride kutuplaşmayı, dışarıda “yedi düvel”le çatışmayı da daha fazla sürdüremez, sürdürmemelidir. Siyaset “normal” dile, “normal” rekabete dönmelidir. Bunu desteklemek gerekir. Fakat…
SURİYE EN CİDDİ SORUN
Ekonomide de iç politika ve diplomaside de “rasyonel zemin”e dönmek, önceki dönemde ağırlaşmış sorunları sıfırlamıyor. Ekonomide de bunu açıkça yaşıyoruz.
Suriye sorunu gözüktüğünden ağırdır. Evvela Esat’ın arkasında Rusya var. Rusya için Suriye demek Doğu Akdeniz demektir. Türkiye için veya herhangi bir faktör için vazgeçmeyecektir. Nitekim Esat’la barışmaya Rusya aracılık ediyor.
Türkiye için en büyük tehdit, Suriye’de PKK’nın bir şubesi olan PYD/YPG’dir. 2014 Ekim’indeki “Kobani olayı”nda Türkiye ile ABD’nin yolları Suriye’de ayrıldı, ABD, “IŞİD’e karşı” YPG’yi ağır silahlarla donattı. Suriye’nin en zengin petrol bölgeleri de PYD’nin kontrolündedir. Böyle bir tabloda, geçen on yılda Ankara’nın Avrupa ve Amerika’da daima Türkiye’yi desteklemiş olan dostlarını da kaybetmiş olması, Suriye’deki işimizi daha da zorlaştırıyor.
Araplar ise, öteden beri hep Türkiye’ye karşı Esat’ın yanında yer aldılar.
Türkiye’nin besleyip donattığı Özgür Suriye Ordusu (yeni adı Suriye Milli Ordusu) ne kadar güvenilirdir? Erdoğan’ın Esat’la görüşmekten bahsetmesi üzerine, Ankara’nın kendilerini bırakacağını sanarak, bayrağımıza saldıranlar bunlardı. Erdoğan, Beştepe’deki bakanlar toplantısından sonra yaptığı konuşmada “bize güvenen, bize sığınan, bizimle ortak hareket eden hiç kimsenin mağdur olmasına da izin vermeyeceğiz” demesi, bu unsurları teskin etmek içindir.
RASYONELLEŞME SÜRECİ
“Emeviye camiinde namaz… Selahattin Eyyubi’nin mezarında buluşma” ifadeleriyle ve “katil Eset” sloganıyla Suriye politikasını yürütürken… Sisi ile 7-8 yıl sürekli kavga ederken… S-400’leri alırken iktidar, bunların Türkiye’yi yalnızlığa sürükleyeceğini öngörmeliydi. İdeoloji ve popülizm bu öngörüyü engelledi.
Şimdi “rasyonel zemin”e dönmek için Türkiye’nin geleneksel ittifaklarını güçlendirmesi, en azından, kaybettiği dostlarını kazanacak bir yol izlemesi, en önemlisi de ekonomide kuvvetli hale gelmesi lazım. Bu da Şimşek’in dediği gibi evrensel kıstaslara yönelmeyi ve Batılı yatırımcıda güven yaratmayı gerektiriyor. Bu başarılırsa, Suriye’de de elimiz daha güçlenecektir.
Özetle, gerçekten “yumrukları açma” ve rasyonelleşme zamanıdır.
Büyük seçmen kitlesi de seçim kazanmak için saçılan popülist “müjdeler”in sorunda kriz ve enflasyon getirdiğini gördü ve bunu mahalli seçimlerde ortaya koydu.
Hülasa, genel süreç olarak Türkiye “hamaset”ten “rasyonel”e geçişin uzun ve sancılı tecrübelerini yaşıyor. Rasyonelleştikçe başaracaktır.
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026