Taha Akyol
Barış Pınarı Harekatı hem siyasi ve diplomatik bakımdan hem askeri bakımdan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarından daha zor ve daha uzun sürelidir.
Elbette dualarımız en kısa sürede tamamlanması içindir. Fakat askeri operasyon tamamlandıktan sonra da asker orada kalacak, “güvenli bölge”yi koruyacaktır. Muhtemelen Suriye anayasasında bir statüye ulaşıncaya kadar bu durumu devam ettirmesi gerekecek.
Bu harekatın ne kadar önemli olduğu, amaçlanan alan genişliğinden de bellidir: Fırat Kalkanı ve Zeytindalı’nın toplamından üç katından daha büyük bir alanın Mehmetçik tarafından kontrolünü gerektirmektedir.
Ekonomik faktörün önemini ayrıca belirtmeye gerek var mı?
Bu son harekatın uluslararası planda, eskileriyle ölçülemeyecek kadar yankı yaratması da, ne kadar önemli olduğunun başka bir göstergesi.
Diğer bir faktör; güneye çekilmekte olan PYD-YPG güçlerinin ne yapacakları büyük ölçüde ABD’nin, Şam rejiminin nasıl davranacağı ise Rusya’nın elindedir.
Nasıl hassas bir geçitte yürüyeceğiz, açık değil mi?
BAKAN’IN ÇİZDİĞİ TABLO
Bütün askeri harekatlar siyasi hedefleri gerçekleştirmek için yapılır, sonucu da diplomasi masasında belirlenir.
Barış Pınarı gibi bir harekatın siyasi ve diplomatik yönünün ne kadar önemli olduğu bellidir. Bu açıdan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun NTV’deki açıklamaları endişe vericidir:
“Gelen tepkilerin bir kısmını bekliyorduk, bazıları sürpriz oldu. Bu kadar PKK sevdalısının olduğunu bilmiyorduk…”
Çavuşoğlu elbette ve haklı olarak bunun bir terörle mücadele olduğunu, uluslararası hukukta yerinin bulunduğunu, tepkiler ne olursa olsun Türkiye’nin kararlı davranacağını belirtiyor.
Çok doğru…
Fakat Ankara’nın, özellikle de diplomasi gözüyle bakarak, bu talboyu sorgulaması lazım; tabloyu lehe çevirebilmek için.
Kim ne derse desin… Bu elbette bir kararlılık ifadesidir. Fakat bugünkü sıcak günler geçtikten sonra siyaset, diplomasi ve ekonomi belirleyici faktörler olacak.
Her şeyden önce kendimize şunu sormalıyız: Dış politikada nereden nereye geldik?
Türkiye, Ekim 2008’de BM Güvenlik Konseyi geçici üye seçiminde 192 devletten 151’inin oyunu alarak diplomatik bir zafer kazanmıştı!
Bugün yanımızda kaç ülke var?..
‘TÜRK’ÜN DOSTU…
Türk’ün Türk’ten başka dostunun olmadığı, dünyanın bize düşmanca davrandığı, “bu milletin 7 düvelle savaştığı” gibi hamasi sözler, çözüm getirmez.
Türkiye’nin güvenliğini sağlamlaştırmada da bir işe yaramaz.
Birinci Dünya savaşı mı? Almanya ile Avusturya-Macaristan imparatorluğu ve Bulgaristan müttefiklerimizdi.
Milli Mücadele mi?.. Emsalsiz bir kahramanlık örneği Milli Mücadele’de Bolşevik Rusya’dan silah ve altın para desteği almak, 1921 sonbaharından itibaren de Fransa ve İtalya ile anlaşarak onlardan silah, kamyon ve keşif uçakları almak gibi muazzam bir diplomasi vardı.
Bu iktidar döneminden en iyi örnek de kabaca 2011’e kadar devam eden rasyonel dış politikadır. Fakat 2008’de dünya devletlerinden 151 oy alan Türkiye, 2014’teki aynı seçimde 51 oyla üyeliği kaybedecekti.
Bugün 51 oy alır mıyız, bilmem.
İMAJ VE DİPLOMASİ
Suriye’deki gelişmelerin Türkiye açısından iyi yönde evrilmesi için sadece askerî güç yetmez, imaj ve diplomatik maharet de son derece önemlidir
Türkiye’nin askeri gücü vardır. Mehmetçiğin vatanseverliği ve kahramanlığı ona her türlü şükran ve saygıyı duymamızı gerektirecek düzeydedir.
Fakat diplomasi mutlaka siyasi başarının yolunu bulmalıdır.
Mısır’la çatışmayı bu kadar devam ettirmek gerekir miydi?
Seçim propagandası yapacağız diye Avrupa’yla 2017’deki gerilimi o kadar tırmandırmak neye yaradı?
Dün kendilerinden “liyakat nişanları” aldığımız Amerika’daki Yahudi lobisini şimdi lehimize değilse bile tarafsızlığa nasıl ikna ederiz?
Ermeni tasarılarını önlediğimiz gibi Kongre’de harekete geçirilmiş olan ambargo tasarısını nasıl önleriz?
Artık Esat rejimiyle diyalog kurmak gerekmiyor mu?..
Liste uzatılabilir…
Mehmetçiğin en kısa zamanda harekatını tamamlaması ve siyaseten de en iyi sonuçların alınması için Türkiye imajını ve diplomasisini en yüksek kalitede ihya etmelidir.
Particilik bir kenara… Vatan da bizim, asker de bizim, güvenlik de bizim, hepimizin...
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025