Taha Akyol
Siyasi öfke olayları sırasında Washington’daki St. John’s kilisesi, kasdi bir saldırı olmaksızın hafif hasar görmüştü.
Amerika’yı ve Hıristiyanlığı kurtaran adam rolü için tetikte bekleyen Trump hemen güvenlik güçlerine emir verdi. Kiliseye giden yollar başkan için göstericilerden, kalabalıktan temizlendi…
Trump ve arkasında sivil ve asker görevliler ordusu, kibirli bir yürüyüşle kilisenin önüne geldiler. Trump, arkasında kilise, elinde İncil kameralara poz vermeye başladı. İncil’i havaya kaldırdı, indirdi. İncil’in kapağına, sırtına bakarak şovunu birkaç dakika daha uzattı. Kaşları çatık, suratı asıktı, haykırdı:
“Dünyada en büyük ülke biziz!”
Bu tip adamlar, çatık kaş ve asık suratın, komut verir gibi konuşmanın kudret ifadesi olduğuna inanırlar.
Bir gazeteci sordu, “bu sizin İncil’iniz mi?”
Trump “bu bir İncil” demekle yetindi.
Bu cevabından ve elindeki İncil cildinin taze olmasından, bu gösteri için hemen tedarik edilivermiş olduğunu düşünüyorum ben.
Gösteri bitince, önde kendisi arkasında adamları, aynı heybetle uzaklaşıp gitti.
EVANJELİK CEMAATLER
Kilisenin rahibi Robert Jeffress çok memnun olmuştu:
“Görüştüğüm her inançlı insan Başkan’ın bu hareketi ve verdiği mesajı beğendiler. Onun başkanlığında tarihi bir an olduğunu düşünüyorum; özellikle gece boyunca ülkemizde görülen şiddet olaylarına karşı.”
ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence de İsa’nın yeryüzüne geri dönmesi için “İsrail’in büyük zaferi”ni bekleyen bir Evanjelik’tir!
Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders “Tanrı, Trump’ı istedi” sözüyle hafızalarda yer etmiştir. (31 Ocak 2019)
Timothy Weber’in “Road to Armegeddon” adlı kitabında yazdığına göre 40-50 milyon Amerikalı Evanjelik itikadına inanıyor!
DİN ADAMLARI ELEŞTİRİYOR
Fakat bütün Protestanlar Evanjelik değildir. Trump’ın kilise önündeki İncil şovunun siyasi istismar ve dini değerlere saygısızlık olduğunu söyleyen çok sayıda Protestan ve Katolik din adamı ve ilahiyatçı var.
Reuters, “Protestan ve Katolik ana akım dini liderler Trump’ın İncil gösterisini sert dille eleştirdiler” diye haber yaptı. Wilton Gregory, Michael Curry, dini cemaatler adına konuşan Elizabeth Eaton, Susan Gunn gibi isimler Trump’ı din istismarı yapmakla suçladılar, aşırı güç kullanmasını eleştirdiler, dinin siyasette kullanılmamasını istiyorlardı.
Hatta Evanjelik İlahiyat Profesörü Tremper Longman da Trump’ı eleştirdi, yaptığı şovu “İncil’in kutsallığına saldırı” olarak niteledi. “İncil, silaha dönüştürülecek bir kitap değildir. Bir büyü veya tılsım değildir. Okunması ve yaşanması gereken bir kitaptır” diye konuştu.
‘OTORİTER POPÜLİST’
Amerika’da özgür basın ve TV kanalları Trump’ı eleştiriyor. Tabii politikacılar da eleştiriyor.
Burada mesele bir politikacının din istismarından ibaret değildir. Trump, başka bir şeyin sembolüdür.
Johns Hopkins Üniversitesi’ndan siyaset bilimci Yascha Mounk, basına yaptığı açıklamada Trump’ın “otoriter popülist” olduğunu söylüyor, bunu şöyle tanımlıyordu:
“Halkın hakiki temsilcisi kendisidir, sadece kendisi! Kendisiyle aynı görüşte olmayan kimseler, hele de eleştirenler halk düşmanıdırlar.” (NYT, 2 Haziran)
Muhaliflerine ve özgür basına düşman gözüyle bakması bundan.
Küreselleşmenin yarattığı sorunlar Amerikan toplumunun önemli bir kesiminde içe kapanma ve dış dünyaya düşman diye bakma psikolojisi yarattı. Trump buna dayanıyor, bu psikolojiyi sürekli kaşıyor.
Bu psikoloji beyaz ırkçılığın yol açtığı tepkileri, yağma ve yangınları komplo teorileriyle izah ediyor: Soros Amerika’yı yıkmak istiyormuş… Olayları Amerika’nın düşmanları tertiplemiş…
Sosyal medyada Rusya’ya bağlayanlar bile vardı.
ÇIKMAZ SOKAK
Dikkat ediyor musunuz, bu kafa sorunları doğuran sebepleri araştırmaya ihtiyaç duymadan hemen iç ya da dış “düşman”a bağlıyor.
Bu yüzden çözüm sunamıyor, sadece kutuplaşmaya güveniyor.
Amerika içinde kutuplaşmayı, dünyada Amerika karşıtlığını körüklüyor.
Trump’ın saygıyla anılacak tek icraatı var mı?
Kuvvetler ayrılığına dayalı sağlam ve kökleşmiş kurumlara sahip Amerika’da Trump’ın yasamaya, yargıya, özgür basına ve sivil topluma hükmetmesi mümkün değil.
Trump hiçbir sorunu çözemeyecek, gelecek seçimleri popülist psikolojiyi kaşıyarak kazansa bile Amerikan tarihindeki kara sayfalardan biri olmaktan öteye gidemeyecek.
Popülizm, ırkçılık, otoriterlik çıkmaz sokaktır.
Yazarlar
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026