Taha Akyol
Son Günlerde Devlet Bahçeli’nin Meral Akşener’i “yuvaya” davet etmesi, hemen ardından Ak Parti lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buna destek vermesi siyasi merakları ateşledi: Bir şeyler mi oluyordu?
İYİ Parti saf değiştirir mi diye bana da çok soranlar oldu, “hiç sanmam” dedim. Gerekçelerim şöyle…
İYİ PARTİ’NİN KURULUŞU
İYİ Parti’yi kuranlar, Bahçeli’nin liderlik tarzına ve AK Parti’yle ittifak fikrine itiraz ederek MHP’den ayrılmak zorunda kalmışlardı.
Ayrılmak zorunda kalmışlardı diyorum, MHP’de olağanüstü kongre yapılması Yargıtay kararıyla hukuken kesinleşmişti… Cemal Enginyurt’ın söylediği gibi Meral Akşener kazanmıştı… Fakat Enginyurt’un dava açması üzerine ilk derece yargısının siyaset kokan koridorlarında dosya “tedbirli” olmasına rağmen, bir yıl gibi akıl almaz bir süreyle bozdolabına kaldırılmış, kongre çıkmaza sokulmuştu.
Onlar da İYİ Parti’yi kurdular, sosyolojik (şehirli) bir taban da oluşturdular.
Görüş farkları da var: İYİ Parti baştan beri istikrarlı ve ısrarlı olarak “güçlendirilmiş parlalamenter sistemi”i savunuyor, CB sistemini şiddetle eleştiriyor.
Davet Akşener’in şahsına yapılmışsa, 28 Şubat’ın zor günlerinde ‘duruş’ gösteren, liderlik dokusunu da İyi Parti hareketinde kanıtlamış olan Akşener’in ‘dönmesi’ düşünülebilir mi?!
SEÇMEN HAREKETLERİ
Akşener, iktidarı ve CB sistemini kuvvetli ifadelerle eleştirirken dahi Ak Parti’ye ve Erdoğan’a düşmanlık ifade etmekten sakınıyor. Bu sadece üslubunun özenli olmasından değildir. İYİ Parti’nin “konum”undan gelen bir stratejidir: AK Parti’nin ve MHP’nin tabanından, özellikle şehirli sağ seçmenden oy alabilecek bir partidir İYİ Parti.
Öyle de olmakta, anketlerde oyları artmış görünmektedir.
İktidar bunu bildiği içindir ki, kontrolündeki TV kanallarını ve gazeteleri sürekli Akşener’e kapatmıştır.
Partilerini kurunca Davutoğlu ve Babacan’a da kapatmıştır.
İktidar kendisinden başka “milli ve yerli” ses istemiyor!
Oy erimesini durduramayınca acaba İYİ Parti’yi Cumhur İttifakı’na çekmek, en azından Millet İttifakı’ndan koparıp muhalefeti zayıflatmak mümkün olur mu, diye düşünmüş olsalar gerek.
İktidarın bu taktiği seçmen hareketlerini nasıl etkiler?
Erdoğan’ın Akşener’i “milli ve yerli” gördüklerini söylediği, Bahçeli’nin Akşener’i davet etmesine de destek verdiği akşam, siyaset bilimci Prof. Tanju Tosun bir tivit attı:
“Bu davet İYİ Parti’nin, Cumhur İttifakından kopan kararsız seçmenler nezdinde siyasal meşruiyetini pekiştirebilir. Her koşulda davetin kazananın İYİ Parti olacağına şüphe yok.”
Ne demek bu?..
HAREKETLİ SAĞ SEÇMEN
Yıllardan beri AK Parti ile MHP arasında gidip gelen seçmen, ülkenin bugünkü hali karşısında İYİ Parti’yi daha yakın görmez mi?
İYİ Parti’nin oylarındaki üç dört puana kadar varan artış buradan geliyor olmalı. İktidar blokundan soğuyan seçmen için artık GELECEK ve DEVA Partileri gibi seçenekler de var.
İktidarın zor durumda olduğu hem ekonominin rakamlarıyla, hem seçmen hareketleriyle belli.
İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu dün Cumhuriyet İttifakına girmeyeceklerini açıkladı, hiç sürpriz değil fakat partisinin konumunu tanımlayan şu sözleri önemli:
“Toptan ret cephesi değiliz. Memleketin hayrına olan işleri destekleriz. Ne AK Parti’nin düşmanı ne sayın Erdoğan’ın hasmıyız.”
Buz sözler AK Parti ile MHP arasında gidip gelen, iki partiye de sadakati artık zayıflamış olan seçmenlere sesleniş değil midir?
Prof. Tarju Tosun’un analizi doğru gözüküyor.
YÖNETİMDE TEMEL SORUN
Ağıralioğlu’nun şu sözleri bilhassa önemli:
“Elinde büyük bir siyasi kuvvet ve kudret varken ülkeyi bu duruma düşürmüş bir sistemin siyasi hesabına ortak olmayacağız. Cumhur ittifakının içine girmeyiz. Sadece, bu kötü sistemden, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş olursa bir katkı sağlarız.”
Evet, devlet yönetiminde Türkiye’nin bugünkü temel sorunu, iktidarın zayıflığı değildir. Aksine aşırı güçlü yani denetlenemez olmasıdır! Bu yüzden baskıcı ve bu yüzden yanlışlarını düzeltecek mekanizmalar yok…
Bunun çözümü Meclis’te “denetim ve denge”yi sağlayacak, hükümet sistemini de parlamentarizme dönüştürerek kuvvetler ayrılığını güçlendirecek siyasetlerdir ve partilerdir elbette.
İYİ Parti bu yönde olumlu bir işlev yürütüyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025