Taha Akyol
Sık sık soruluyor, bunlar reform yapar mı? Bu soruda bir güvensizlik duygusu olduğu açık. İktidara reform söylemiyle gelen ve on yıl süreyle reformlar yapan AK Parti, adım adım geliştirdiği bir otoriterleşme yolunda öyle bir yere geldi ki, artık “reform” dediğinde insanlar soruyor: Bunlar reform yapar mı?
Kaynakların harcanıp rezervlerin tüketildiği bir aşamada yabancı sermaye çekmek Batı’ya yönelmek şart.
Ve işte Cumhurbaşkanı’nın sözleri:
“Kendimizi başka yerlerde değil Avrupa’da görüyor, geleceğimizi Avrupa ile kurmayı tasavvur ediyoruz.” Çok güzel sözler ama…
REFORM KELİMESİ…
Geçen 5-6 yılda Türkiye öyle bir imaj verdi ve öyle bir sistem kurdu ki, dönüp tekrar Avrupa Standartlarına göre reform yapması kulaklara çok hoş gelse de akıllara pek yatmıyor.
Ayrıca bu iktidar on yıllık gerçek reformlar döneminden sonraki otoriterleşme sürecinde, içi boş yaldızlı paketlere “reform” diyerek o kadar çok propaganda yaptı ki, kelime artık aşındı..
Tam bir buçuk sene önce… 30 Mayıs 2019; Beştepe’deki ihtişamlı törenlerden biri daha yapılıyor. Bütün yüksek yargı orada… Bakanlar kürsüde sıralanmış… Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı “Yargı Reform Stratejisi”ni açıklıyor…
Tamam da ne çıktı?!
Siyasetin yargıya müdahalesi mi azaldı? Hakim sürgünleri mi bitti? Taahhüt edilen “hakim teminatı” mı yasalaştırıldı? Siyasallaştırılan Sulh Ceza Hakimlikleri mi ele alındı? Hayır, hiç biri…
Ama mafyaya ceza indirimi yapıldı! Siyasetin çıkarına olan “çoklu baro” skandalı alelacele yasalaştırıldı!
Şimdi siz gelin de reform kelimesine inanın.
Devlet tecrübesini ve hukukçuluğunu kimsenin inkar edemeyeceği Cemil Çiçek, arkadaşımız Ahmet Taşgetiren’e ne demişti?
“Bize topyekün bir tevbe-i nasûh lazım. Reform kelimesi çok aşındı, kimse bir şey beklemesin.” (Karar 19 Ekim) Nasıl bekleyelim ki…
AVRUPA KURUMLARI
O ihtişamlı törende Cumhurbaşkanı Erdoğan “Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, Venedik Komisyonu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin değerlendirmelerini dikkate aldıklarını” söylemişti.
Elbette bunlar çok önemli. Çünkü AB ile ilişkilerimizde ve hele de dört gözle beklediğimiz yatırımların gelmesinde bu kurumların değerlendirmeleri çok etkili olacak.
Bizim reform dediğimizi onlar ciddiye almazsa, istediğimiz güveni yaratamayız.
Bu kadar önemli, Venedik Komisyonu’nun CB sisteminde kuvvetler ayrılığı ilkesinin ciddi surette bozulduğunu söyleyen raporu…
Yine Venedik Komisyonu’nun, çoklu baro sisteminin savunma mesleğini politize edeceğini, bunun da yargı bağımsızlına aykırı olduğunu belirten raporu…
AİHM’nin Türkiye’de siyasetin yargıya baskı yaptığını belirten kararları…
Kamu İhale Kanunu’nun bozulduğunu, kayırmacılığa yol açtığını belirten AB ve diğer uluslararası raporlar…
Merkez Bankası’nın bağımsızlığını kaldıran KHK’lar… Bu asli sorunlar dururken hangi paket “reform” güveni verebilir?
KALIN’IN SÖZLERİ
İbrahim Kalın dürüstlüğü ve zihinsel kapasitesi ile ciddi bir isim. “Demokratik hak ve özgürlük standartlarını yükseltecek bir şekilde yeni bir hamle” yapılırsa doğuracağı sonuçları şöyle anlatıyor:
“Bu bizim tabii ki hem içeride hem dışarıda işlerimizin daha hızlı akmasını sağlayacak. Bunun ekonomiye, siyasete, topluma, dış politikaya birçok olumlu etkisi olacak” (NTV 22 Kasım)
Bu sözler aynı zamanda son yıllarda “hem içeride hem dışarıda” niye kötüye gittiğimizi de anlatıyor: Demokratik hak ve özgürlük standartlarımızın çok aşağılara düşürülmüş olması; tabii iktidar tarafından.
Bunu yaparken iktidarın saiki, elinde “daha fazla güç” toplamaktı.
Şimdi gerçek bir reform, ülkeyi bu hale düşüren aşırı güç yoğunlaşmasını kuvvetler ayrılığı ve kurumların işlevselliği ilkesine göre dağıtmayı, elden çıkarmayı gerektiriyor.
Bakalım bunu yapacaklar mı?
Türkiye için başka yol yok; liberal demokrasi, kuvvetler ayrılığı, kurallar ve kurumlar sistemi… Belirleyici sorun budur; reform diye açılacak paketlerde bunlar olmazsa, üstündeki yaldızlar kimseyi etkilemez.
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026