Taha Akyol
Cuma namazı çıkışında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’la ilişkiler sorulduğunda şu cevabı verdi:
“Düşman kardeşler olarak değil dost olarak Mısır halkıyla olan tarihten gelen bu birliğimizi yeniden kazanmak, yeniden devam ettirmenin gayreti içindeyiz… Mısır halkını zorla Yunan halkıyla birlikte görmek bizi üzer.”
Çok doğru fakat çoook gecikmiş sözler… Bu yedi yılda neler kaybettiğimizi aşağıda yazacağım.
Ülkeyi on yıl başarıyla yöneten iktidarın politikalarındaki bozulmalar 2011’den sonra adım adım ortaya çıktı.
ARAP BAHARI’NIN ETKİLERİ
Haziran 2011 seçimlerinde yüzde 50 oy alması iktidarda müthiş bir özgüven patlaması yarattı. İç politikada otoriterleşmenin ilk adımları görüldü.
Dış politikada ise aynı yıl Arap Baharı’nın yarattığı beklentilerle, bir ‘yön kayması’ oluşmaya başladı.
AK Parti’nin 2011 seçim bildirisinde Arap Baharı anlatılırken “Türkiye ile Ortadoğu coğrafyası ve insanı arasındaki yapay sınırları ve sahte duvarları ortadan kaldıracağız” deniliyordu.
Erdoğan Eylül 2011’deki Mısır gezisinde “laiklikten korkmayın” diye konuşmuş, İhvan’dan bazı eleştiriler gelmişti.
Mısır tarihinde Haziran 2012’de yapılan ilk hür seçimlerde Müslüman Kardeşler’in adayı Muhammed Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesi Ankara’da büyük umutlar yarattı. AK Parti’nin Eylül’deki Kongresi’nde konuk Mursi muazzam bir sevgi gösterisiyle karşılandı.
Başbakan Erdoğan Kasım 2012’de yanına 13 bakan olarak Kahire’yi ziyaret etti, sevgi gösterilerinden adeta yer yerinden oynadı. “Asırlık mahkûmiyet sona eriyor… asırlık ayrılık sona ediyor” diye konuştu…
‘MODEL’ SORUNU
Erdoğan’ın Kahire Üniversitesi’nde yaptığı konuşmadaki şu sözleri dönemin ruhunu yansıtır:
“Biz hiçbir yerden model arama ihtiyacı içinde olan milletler değiliz. Kendi tarihimiz, kendi medeniyetimiz bize hürriyet konusunda, birlikte yaşama kültürü, farklılıklara saygı gösterme ve adalet konusunda gereken dersi, gereken tecrübeyi ziyadesi ile vermektedir.”
Halbuki Erdoğan hükümet programlarında AB üyelik sürecini “Cumhuriyetin kuruluşundan sonra en büyük modernleşme hamlesi” olarak nitelemiş, hukuk ve özgürlükler konusunda hep Batı’ya referanslar yapmıştı.
Erdoğan’ın Suriye ile ilgili şu sözleri de Arap Baharı dönemindeki terminolojinin bir örneğidir:
“Selahaddin Eyyubi’nin kabri başında Fatiha okuyacak, Emevi Camisi’nde namazımızı da kılacağız. Bilali Habeşi’nin, İbn-i Arabi’nin türbesinde, Süleymaniye Külliyesi’nde, Hicaz Demiryolu İstasyonu’nda kardeşliğimiz için özgürce dua edeceğiz.” (9 Eylül 1912)
Bunlar o kadar kuvvetli duygulardı ki Temmuz 2013’te General Sisi’nin askeri darbeyle Mursi’yi devirmesi Erdoğan’ın gerekenden fazla ve sürekli kampanyalar halinde tepki göstermesine yol açtı. Rabia işaretleriyle mitingleri coşturdu.
Hafızalardadır, ayrıntılara girmiyorum…
DOĞU AKDENİZ
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sisi’nin cumhurbaşkanı ‘seçilmesini’ diplomatik formalite olarak kutladığında Başbakan Erdoğan tepki göstermişti:
“Darbeyle gelen cumhurbaşkanına sözde bir seçimden sonra tebrikler gitmiş. Biz böyle bir tebriği kabul etmiyoruz.” (25 Haziran 2014)
Halbuki Gül’ün bu diplomatik hareketi Mısır’la ilişkileri düzeltmek için vesile sayılsaydı, 2021 yılının Mayısına kadar gecikilmezdi.
Bu arada, Mısır lideri Sisi, Yunan Başbakanı Çipras, Rum lideri Anastasiadis Lefkoşa’da bir araya geldiler, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz kaynakları için anlaştıklarını açıkladılar! (21 Kasım 2017)
Ankara ise CB sistemine geçmekle meşguldü… Erdoğan Avrupa Birliği’ne “Haçlı ittifakı” diyordu. (27 Mart 2017)
Ve… Mısır Petrol ve Madencilik Bakanlığı açıklama yaptı: 7 ülke, Rum Yönetimi, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve ev sahibi Mısır’ın enerji bakanları bir Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun kurulması için anlaşmaya vardılar. (15 Ocak 2019)
DİPLOMASİYE DÖNÜŞ
Neler kaybetmişiz, görüyorsunuz.
Bugün dış kaynak çekemiyoruz. Diplomaside yalnızlık içindeyiz. Doğu Akdeniz’de Filistin bile yanımızda değil…
Bugün “Mısır kardeşimiz” diyoruz… “Geleceğimizi Avrupa’da görüyoruz” diyoruz. Bunlar doğru sözler ama hiç akıldan çıkarılmamalıydı.
Türkiye’nin iki yüz yıllık Batı politikası prensip olarak doğrudur. Çin-Rus bloku Türkiye için seçenek olamaz.
Konjonktürün, ideolojinin, duyguların rüzgârlarına kapılmadan Türkiye Cumhuriyet’inin klasik diplomasisine dönmekten başka çıkar yol yoktur.
Yazarlar
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026