Vahap COŞKUN
Önceki yazıda çözüm sürecine muhalefet edenlerin çatışmalar sonrası değişen tavırlarına değindim. Kısa bir süre öncesine kadar bir bütün olarak değersizleştirdikleri ve ellerinin tersiyle ittikleri diyalog ve müzakereye bugünlerde önem yüklediklerini belirttim. Am değişim tek taraflı değil. Sürece destek olan bazı kesimler de değişiyor. Ve maalesef bu kesim sürecin ruhuna ters bir istikamete savruluyor. Şöyle ki:
2011 Temmuz-2012 Aralık tarihleri arasında yaşanan şiddetli çatışma döneminin ardından 2013’ün hemen başında hükümet bir çözüm sürecini başlattığını kamuoyuna deklere etti. O vakitler Başbakan olan Erdoğan, taşın altına elini değil bedenini koyduğunu söyledi. Çözüm süreci Cumhuriyet tarihinin en önemli projesiydi; başarıya ulaşması halinde toplumsal barışı tesis edecek, demokratik ve siyasi istikrarı sürekli kılacaktı.
SÜREÇ MEDYASI
Erdoğan’ın işaretini vermesiyle birlikte iktidara yakın medya hemen sürecin arkasına geçti. Evvela, haberlerde kullanılan dil yumuşadı. Tahkir eden ve töhmet altında bırakan sıfatların kullanımı belirgin bir biçimde azaldı. Yorumlar daha dengeli bir hal aldı. Kitlelerde kin ve nefreti büyüten, onlara öfke nöbeti geçirten manşetlerden uzak duruldu, barışı önceleyen mesajlar manşete çekildi. Gündelik hayatın farklı alanlarındaki müspet gelişmelere daha çok yer verildi. Sıcak ve sıradan insan öyküleri gazete sayfalarına yansıdı.
Genelde iktidarı destekleyen medyanın süreç taraftarlığı iki koldan ilerliyordu. Bir taraftan, süreci toplum nezdinde meşrulaştıracak fikirlerin üretilmesi ve yaygınlaştırılması için çaba sarf ediliyordu. Herkese barışı savunması için yaslanabileceği bir dayanak noktası gösteriliyordu. Barışa varılması durumunda ölümler son bulacak, anneler ağlamayacaktı. Ekonomi büyüyecek, insanlar daha iyi hizmet alacak, Türkiye daha büyük ve müreffeh bir ülke olacaktı. Kimse kaybetmeyecek, herkes kazanacaktı.
Diğer taraftan ise, karşı karşıya bulunduğumuz sorunlardan geçmişteki yol ve yöntemlerle bir çıkışın olamayacağının altı çiziliyordu. Tarihte düşülen hatalardan ders çıkarılmalıydı. Bir savaş ilanihaye süremezdi, barışa bir imkân tanınmalıydı, bu da ancak oturup konuşmakla olurdu. Elbette İmralı’yla da, Kandil’le de görüşülürdü. En aykırı fikirler bile dile getirilmeliydi, siyasi alanın kapısı ardına kadar açılmalıydı.
KRALDAN FAZLA KRALCI
Ne var ki şimdi bu medyanın yerinde yeller esiyor. Çatışmaların başlamasıyla beraber medya eski haline avdet etti. Manşetlerden yine kan damlıyor. Klişeler, basmakalıp ifadeler havada uçuşuyor. Devletle, iktidarla mesafe ortadan kalkıyor, hatta medya onlardan daha sert ve güvenlikçi bir pozisyonun savunucusuna dönüşüyor.
Herkesten hizaya girmesi isteniyor. “Böyle olmaz, siyaseti devreye sokmak ve diyalogun yolunu bulmak lazım”diyenlere kem gözle bakılıyor. Eskiden beri o mahallenin sakini de olsalar yaşananlara biraz eleştirel bakanlar anında uyarılıyor. Televizyonda bir eğlence programındaki “Doğuda yaşananlara duyarlı olun” çağrısı bile bu medyada bir infiale sebep oluyor, hemen bundan bir “terör örgütü propagandası” ihdas ediliyor, savcılık harekete geçiriliyor.
Saldırganlık, süreç içinde aktif rol üstlenmiş bazı aktörlere dahi sirayet etmiş durumda. Bedel ödetmekten bahsediyor, siyasi sahanın daraltılmasını öneriyorlar. Süreç işlerken “Devlet, bir daha 90’lardaki yanlışlarını tekrarlamamalı” diyenler şimdilerde devletin HDP’li vekillere 90’lardaki gibi muamele etmesi gerektiğini savunabiliyorlar. HDP’lilerin dokunulmazlığı kalksa, herkesten önce onların ellerine kelepçe takmaya koşacak bir medya tablosu var.
Bu tabloda yer alanlara sormak lazım: “Peki, yarın tekrardan bir süreç başladığında –ki eninde sonunda olacak- bugün yazdıklarınızı nereye koyacaksınız?”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025