Yalçın AKDOĞAN
Çözüm sürecinde ne yapmaya çalıştığınız ve çözüm projenizin ne olduğu kadar süreçteki aktörlerin ne gibi özelliklere sahip oldukları da önemlidir. Aktör deyince ise öncelikli mesele niyet ve iradedir. Eğer çözüm sürecindeki aktörler kötü niyetli veya açgözlü ise, vizyonsuz ve çapsız ise, başka hesap kitaplar içindeyse süreci neticelendirmek kolay olmaz. Sorunun parçası olan kesimleri, çözümün parçası haline getirmeden süreci işletmek de bir yoldur. Kenarda bırakılan sorunlu kesimleri sürece katmak ise aktörlerin kafa yapısına ve karakterine göre bir çok zorluk barındırır.
Benim kanaatim, BDP ve uzantısı olduğu yapı, çözüm merkezli bir sonuca ulaşarak bir fayda elde etmek yerine, süreci tüketerek kısmi ve geçici faydalara odaklanmaktadır. Bunda ucuzculuk, çapsızlık ve vizyonsuzluk kadar kötü niyet ve farklı amaçlara ulaşmaya çalışmak da rol oynamaktadır.
Bu kesim sonuç üzerinden bir noktaya varmak yerine süreç üzerinden güç devşirmeye çalışmaktadır. Sonuca odaklanmaktansa süreci tüketmek, süreci tüketerek mevzi kazanmaya çalışmak, açıkçası süreci sabote eder, herkesi sonuçtan mahrum bırakır. Bu ucuzculuk veya şark kurnazlığı aslında çapsızlığın ve niyet bozukluğunun bir göstergesidir.
Bu durumu destekleyen üç olay ve üç aktör zikredilebilir.
Birincisi, yıllardır 'Öcalan muhatap alınsın' ezberini tekrarlayan BDP'dir. BDP'nin bu kadar dünyadan bihaber olduğu düşünülemeyeceğine göre bir durumu alenileştirerek buradan fayda elde etmeye çalıştığı söylenebilir. (Nitekim Öcalan'ın ve PKK'nın ne olacağı ve nasıl bir imtiyaza sahip olacağı meselesi, Kürtlerin haklarından daha öncelikli görülen ve asıl hedef haline getirilen konudur).
İkincisi, Habur'u şova dönüştüren Kandil'dir. Küçük bir grup örgüt üyesinin Türkiye'ye dönüşünü büyük bir zafere ve şova dönüştürmek, ucuz bir tüketim olmuş, daha olumlu gelişmelerin önünü kesmiştir.
Üçüncüsü, avukat görüşmelerinde ortaya koyduğu söylemlerle durumu zorlaştıran Öcalan'dır. Önemli bir aktör ve muhatap olarak kendisini konumlandırma arzusu süreci sabote etmenin ve kamuoyu algısını bombalamanın ötesinde bir etki yapmamıştır.
Bu şovcu ve deşifreci tarz, sadece ciddiyetsizlikle ve küçük düşünmeyle izah edilemez. Kötü niyetliliğe ve farklı amaçlara ulaşmak için başka hesaplar gütmeye yorulabilir.
Sürecin bu noktaya gelmesini devletin ve hükümetin tavrıyla ilişkilendirmek ancak kandırmaca olur.
PKK içinde bir kanat görüşmelere ne kadar karşıysa silah dışındaki yöntemlere ve demokratik çözüme de o kadar karşıdır. BDP'nin Meclis'e gelmesi bu yüzden terör eylemlerini azaltmayacaktır. Siyasi diyalog ve yeni anayasa süreci tam da bu kanadın öne çıkardığı yöntemin düşmanıdır.
Devrimci halk savaşına inanan PKK'lı gruplar, demokratik çözümden, diyalogtan ve AK Parti'den büyük rahatsızlık duymaktadır, Arap baharı türü bir kalkışmayla bölgede netice alacağı yanılgısına düşmektedir. Buna engel olamayan Öcalan, otorite zafiyeti görüntüsü vermemek için Silvan saldırısını eleştirememiş, muhtemel eylemlere çanak tutmuş, yeni anayasanın ve diyaloğun öne çıktığı bu dönemde terörü bir koz olarak devrede tutma yanlışına düşmüştür.
Siyaset zemininde yapılacak görüşmelerde ise "Kürtlerin temsilcisi BDP" ve "devletin temsilcisi AK Parti" gibi iki taraf algısına kapılmak büyük bir yanlış olur. Siyaset kurumundaki tüm aktörler (buna CHP ve MHP'de dahil) çözüm sürecinin ve uzlaşı arayışının bir parçası olmalıdır. Hiçbir parti kendisini bir etnik grubun temsilcisi ve diyalog sürecinde sözcüsü gibi konumlandıramaz.
Siyasilerin, terör yöntemini kutsayan, mazur göstermeye çalışan veya gerekli gören bir anlayış içine girmelerinin ise demokratik çözüm sürecini kendi varlığına aykırı görerek sabote etmeye çalışan terörist kliğin amacına hizmet etmekten başka bir anlam taşımayacağı muhakkaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019