Roni MARGULIES

Dindar kişiyle tartışmak zor iştir. Ben okuduğum, öğrendiğim ve bunlardan yola çıkarak kendi kafamda oluşturduğum fikir ve görüşler temelinde tartışırken, dindar kişi Tanrı’nın temsilcisidir, Tanrı sözünü söylemektedir bana.
Tartışmanın bir yanında ben, bir garip insancık, diğer yanında evrenin ve her şeyin yaratıcısı ve O’nun yazdırttığı kitabın dediklerini tekrarlayan dindar kişi.
Güçler o kadar eşitsiz ki, hiç şansım yok.
O nedenle, bu tür tartışmalara girmekten kaçınırım genellikle.
Ama bazen dayanamıyorum.
Örneğin, Ali Bulaç’ın Zaman gazetesindeki “Başörtülü aday yoksa oy da yok!” yazısını okuyunca tüylerim diken diken oldu! Ve dayanamadım.
Yazının başlığıyla ilgili hiç sorunum yok, tümüyle katılıyorum. Bulaç, geçmiş seçimlerde başörtülü adaylar olmasını savunmadığını, bu sefer ise başörtülü adayları destekleyeceğini, özellikle Merve Kavakçı’nın seçilebilecek bir yerden aday gösterilmesi gerektiğini söylüyor. Geçmişte yanlış yaptığını, şimdiki tavrının doğru olduğunu düşünüyorum.
Sorun, şu paragrafta:
“... dinî öğretinin tamamından ve beşeriyetin her bölgesinde ve din havzasında gözlenen örfünden anladığım kadarıyla kadının birinci görevi annelik ve ev hanımlığıdır.. Liberal kapitalist piyasa ise kadını farklı çerçevede evin dışına çıkmaya zorluyor; anneliği ve ev hanımlığını itibarsızlaştırıyor; pozitif ayrımcılıkla kadın yuva kurmuyor; erkekler bu şekilde kışkırtılmış kadınlarla evlenmek istemiyor; sonuçta olan yine kadına oluyor.. Erkeğin fıtrî rolünü kaybetmesi onu kadına karşı acımasız şiddete, vahşi cinayetlere sürüklüyor.. Madem bizim kadınlar da bu modern tecrübeyi yaşamakta çok kararlı, yemekte oldukları ‘acı meyve’nin sonucunu beklemekten başka çare yok.”
Burada anlatılanlar o kadar korkunç ki, uzun uzun alıntılamak gereği hissettim.
***
Anlatılanlar şu nedenle korkunç.
Kadının görevi evinde oturup annelik ve ev hanımlığı yapmaktır.
Evinden çıktığı zaman, erkekleri acımasız şiddete, vahşi cinayetlere sürükler.
Yani kadınlara karşı uygulanan şiddetin, taciz ve tecavüzün sebebi kadınlardır!
“Dinî öğreti ve beşeriyetin örfü” bunu anlatıyorsa, kusura bakmasınlar, dinî öğreti ve beşeriyetin örfü yanılıyor demektir.
Amerika’da ve Türkiye’de tecavüze uğradığı için mahkemeye çıkan kadına “O mini eteği giymeseydin, aranmışsın” diyen hâkimler ve Ali Bulaç ve tüm diğer muhafazakârlar yanılıyor.
Kadına karşı şiddetin sebebi kadın değil. “Erkek” de değil.
Şiddetin sebebi, kadını evde oturan, edilgen, narin ve korunmaya muhtaç bir yaratık olarak, erkeğin mülkü olarak, yani tam da insan olmayan bir “şey” olarak gören anlayıştır. Yani Ali Bulaç ve tüm diğer muhafazakârların anlayışıdır. Çok gocunacak, biliyorum, amaşiddetin sebebi bizzat Bulaç’ın yazısı ve benzerleridir maalesef.
“Fıtrat” diyecek Ali Bulaç, “N’apalım, erkeğin ve kadının fıtrî rolleri böyle. Allah kadını böyle yaratmış”.
Hayır. Yaratmamış.
Yaratmamış olduğunu önce tarihten biliyoruz. Koşullar eşit olduğunda, kadın hayatın her alanında erkekle aynı şeyleri aynı başarı düzeyinde yapabilmiş, yapabiliyor.
Sonra da, İslam dahil tüm dinlerde Ali Bulaç’ın yorumunu sorgulayan, kutsal kitabı farklı yorumlayan dindar kişilerin çokluğundan biliyoruz. Allah’ın kendisine soramadığımıza göre, konunun tartışmaya ve yoruma açık olduğu belli. Bulaç’ın yorumu kendisini bağlar, başka hiç kimseyi değil.
Ve ben yanılıyorsam, dinî öğreti gerçekten de insanlığın yarısını evde oturmaya, toplumsal yaşamın dışında kalmaya mahkûm ediyorsa, o zaman bu dinî öğretiyi gözden geçirme zamanı geldi de geçiyor demektir.
Yazarlar
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023