Roni MARGULIES
“Diyarbakır’da kalabalık bir grup polisin kovalamacası sonucu Dağkapı Meydanı’na gelirken, meydanda bulunan Atatürk büstüne sarı, kırmızı, yeşil renklerde afiş ve büstün yüz kısmına Abdullah Öcalan’ın posteri asıldı.”
Şu Atatürk büstlerinin başına gelmedik şey kalmadı vallahi!
Yüksek Seçim Kurulu’nun yediği haltın ardından Diyarbakır’da olanlar ilk değil.
Şu haberi muhakkak hatırlayanlarınız vardır:
“Malatya Kadiruşağı Köyü’ndeki Gülsüm adlı inek, sahibinden kaçıp ilköğretim okulunun bahçesindeki Atatürk büstünü kırınca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından soruşturma açıldı. Köylüler ‘Suçlu bir hayvan’ deseler de, hepsinin tek tek ifadesi alınınca ineğin sahibi Gül Kılınç korkup Gülsüm’ü İnekpınarı Köyü’ndeki akrabasının yanına sürgüne gönderdi.”
Gülsüm’ü bitişik köydeki Ömer Aktaş isimli yakınına satan Gül Hanım, “İnek elimden kaçtı ve beni de yere yıktı. Kolum incindi. Sonra çocuklar ineğin Atatürk büstünü yıktığını söylediler. Bunun üzerine hepimizin ifadesi alındı” demişti.
Gülsüm’ün yeni sahibi Ateş Bey, “İnek besleyip satıyorum. Akrabalarıma soruşturma açılması üzerine inekten kurtulmaya karar verdiler. Hayvandan kurtulmaya karar verdikleri için de biraz hesaplı aldım tabii ineği” demiş; “İnek büste süründü diye büst kırılmış. İnek suçlu ama, büstü dayanıksız yapanların hiç mi suçu yok” diye sormuştu. Ama Gülsüm’ün “biraz huysuz” olduğunu da itiraf etmişti.
Peki, Atatürk büstlerinin makûs talihi hakkında şu haberi hatırlayanlarınız var mı? Geçen mayıs ayından:
“Mersin’de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bahçesindeki Atatürk büstünü söken bir kişi denize attı. Büst, deniz polisi tarafından sudan çıkarılırken büstü atan kişinin aklî dengesinin bozuk olduğu belirlendi.”
Gece vakti Atatürk Parkı yakınında bir kişinin bir cismi denize attığı görülmüş. Kim görmüş, gören kişi gece parkta ne yapıyormuş, belli değil. Atan kişi kaçarken cismin Atatürk büstü olduğu anlaşılmış.
İhbarı alan Emniyet Müdürlüğü hemen olay yerine deniz polisi sevk etmiş. Dalgıç polisler, önce sualtı fotoğraf makinesi ile denizin dibindeki büstün fotoğrafını çekmiş. Sonra fiberglastan yapıldığı belirlenen büst çıkartılarak polis merkezine götürülmüş.
Polis, büstten ve çalındığı yerden parmak izi almış, eşkâli belirlenen şahsı yakalamak için çalışma başlatmış. Ve B.B. yakalanmış. Aklî dengesinin yerinde olmadığı öğrenilmiş. Nasıl öğrenilmiş, belli değil. Kafasında huni mi varmış, Emniyet Müdürü “Ulan bu herif olsa olsa deli olabilir” diye mi düşünmüş, öğrenemedim.
Bir de kömürlükte kırık bulunan Atatürk büstü var. Olayı ben tam anlayamadım; aktarayım, belki siz anlarsınız:
“Söğütlü İlçesi Maksudiye Köyü’nde meydana gelen olayda, kapatılan eski ilkokula ait Atatürk büstünün yerinde olmadığını gören vatandaşlar jandarmaya haber verdi. Olay yerine gelen jandarma okulun kömürlüğünde inceleme yaptı. Jandarma kriminal ekipleri yaptıkları incelemede kırılan büstün okula ait olmadığını belirledi. Jandarma kömürlükte parçalanmış bir adet Atatürk büstü buldu. Kırılmış halde bulunan büst ile boş kaide karşılaştırıldı. Yapılan karşılaştırmada kırılan büstün okula ait olmadığı ortaya çıktı. Jandarmanın çağırması üzerine okula gelen Muhtar Himmet Özdemir, okula ait büstün kırılmadığını, saldırı ihtimaline karşı Köy Heyeti kararıyla Muhtarlık binasına götürdüğünü söyledi.”
Himmet Bey “Bu yapılana bir anlam veremiyorum” demiş. Doğru, ben de veremedim.
Bütün büstler bir yana, Bergama İlçesi, Göçbeyli Beldesi, Alibeyli Köyü’nün büstü bir yana.
“Düğün salonundaki evlenme töreni sırasında, salonun yanındaki okulun bahçesinde bulunan Atatürk büstü, düğün için Yayakent Köyü’nden davetli olarak gelen iki çocuk tarafından bilinmeyen bir şekilde kaidesinden yere düşürüldü.
Büstün yere düşürüldüğünü farkedip öfkelenen köylüler, Muhtar Hüseyin Ali Yaşin ile Jandarma ekiplerinin araya girmesiyle sakinleştirildi. Yaşanan olay üzerine davetlilerin köyden ayrılmasıyla düğün yarıda kaldı.
Yaşin, ‘Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. Yere düşürülen Atatürk büstü zarar görmediği için yerden kaldırılıp tekrar yerine monte edildi’ dedi.”
Dört bir yanımıza bu büstleri dikmenin saçmalığı hakkında ciddî bir laf etmeyi beceremeyeceğim.
Özür dilerim.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023