Roni MARGULIES
'Andımız' artık yok. Kimbilir kaç yüz bin Türk çocuğu artık sabahları ne diyeceğini bilemiyor. Daha da kötüsü, Türk olup olmadıklarını bilemiyorlar, doğru ve çalışkan olduklarından kuşkuya düşüyorlar. Ve en korkuncu, varlıklarını kime ve neye armağan edeceklerini düşünüp dururken ders çalışmaya vakit bulamıyorlar. Bu yıl ilkokullarda ciddi bir performans düşüklüğü olmasından korkuyorum.
Bu korkumu paylaşıyor olsa gerek, CHP de çocuklarımızı kurtarmak için elinden geleni yaptı. Çeşitli yerlerde, meydanlarda, üniversitelerde filan topluca Andımız'ı okudu. "Okuruz lan!" demiş oldu.
Havalanan bir kuş sürüsü gibi
Ünlü şairimiz Ataol Behramoğlu ne güzel yazmış: "Bu sözlerde, anlamlarından çok, onları birlikte söylüyor olmamızın coşkusunu duyumsardık. Sonrasında da bir anda havalanan bir kuş sürüsü gibi sınıflara dağılır, derslerimize canlılıkla başlardık. AKP yönetimi şimdi çocuklarımızın elinden bu yaşama sevincini, birlikte olma coşkusunu çekip alıyor."
Kuş sürüsü gibi sınıflara dağılmadan önce Andımız'ı her sabah bağıra bağıra söylediğim yıllarda ben kendimi Türk sanıyordum! Lütfen gülmeyin. Düşünün, kendinizi annemin babamın yerine koyun: "Oğlum, manyak mısın, ne Türk'ü yahu?" deseler, oğullarının başını belaya sokacaklar. "Pardon, ben Türk değilim ki" dememe ve sınıfın orta yerinde dayak yememe sebep olacaklar. Bir şey demediler. Sustular.
Buralara Asena adlı bir kurtun peşine takılıp Orta Asya'dan gelmemiş olduğumu ben çok sonra öğrendim. Çok üzüldüm. Bir daha mutlu olamadım.
Ama Türk olmadığımı bana annem babam değil, Türk devleti ve Türkler öğretti.
Tam da kuş olmayanlar
Ünlü şairin gözünden kaçmış anlaşılan. Bu kuş sürüsünün bir kısmının başına 1923'ten beri çeşit çeşit belalar gelmiş. Sürülmüşler, kovulmuşlar, mallarına mülklerine el konmuş, kendilerinden özel vergiler alınmış, vergilerini ödeyemeyenler Aşkale'de toplama kamplarına gönderilip zorla çalıştırılmış, ibadethaneleri depo olmuş, atölye olmuş, çürümeye terkedilmiş, dillerini konuşmalarına izin verilmemiş, filan fıstık.
Bu belalar bütün kuşların başına gelmiş olsa, "bahtsızlık" deyip geçebiliriz. Ama hepsinin başına gelmemiş. Bir badireden diğerine sürüklenip gidenler sadece bir kısmı. Tam da kuş olmayanlar. Ya da biraz farklı olanlar.
Behramoğlu hiç mi merak etmemiş acaba? Nasıl oluyor da "yaşama sevincini, birlikte olma coşkusunu" paylaşan bu kuş sürüsünden bugün sadece 1.500 Rum, 15.000 Yahudi, 50.000 Ermeni kalmış? Türkler çoğalırken, bunlar azalmış, gitmiş, yok olmanın eşiğine gelmiş. Nasıl oluyor da gidemeyecek kadar kalabalık olan Kürtler on binlerce ölü vermiş? İnsan bir merak etmez mi?
Türkleşmeyi kabul edenler
Denebilir ki, "Kardeşim, sen de farklı olmasaydın, sürüye ayak uydursaydın, çoğunluk gibi olmayı kabul etseydin". Şu soruları bir kenara bırakalım: Ermeni, Ermeniliğinden niye vazgeçsin? Kürt, Kürtçe konuşmaktan niye vazgeçsin? Çerkes, kendi geleneklerinden niye vazgeçsin? Herkes niye kendi dininden, dilinden, geleneğinden niye vazgeçsin? Bu soruları kenara koyalım ve diyelim ki herkes Türk olmayı kabul etti, herkes kendi varlığını Türklüğün varlığına armağan etti.
Edenler olmuş.
Örneğin, Munis Tekinalp. Veya Agop Dilaçar.
Munis Tekinalp'ın asıl ismi Moiz Kohen. Yahudi.
Agop Dilaçar'ın asıl ismi Agop Martayan. Ermeni.
Tekinalp, 1883'te Serez'de doğmuş, gençliğinde Türkçülüğü ve daha sonra Kemalizm'i kendine şiar edinmiş. O kadar ki, Tekinalp ismini kendisi seçip almış. Türkleşmeyi savunmuş. CHP'de aktif siyaset yapmış. Dört kitabının isimleri Turan (1914), Türkleştirme (1928),Kemalizm (1936) ve Türk Ruhu (1944).
Dilaçar, 1895'te İstanbul'da doğmuş, dilbilimci olarak 1932'deki ilk Türk Dil Kongresi'ne davet edilmiş, Türk Dil Kurumu'nun Genel Sekreterliğini yapmış, Ankara Üniversitesi'nde 15 yıl dil ve tarih dersleri vermiş. Dilaçar ismini ona Mustafa Kemal vermiş. Türk dili hakkındaki kitapları burada sayılamayacak kadar çok ve bunların arasında Güneş Dil Teorisi'nin Biyopsikolojik Temelleri (1936) de var.
Kohen/Tekinalp da, Dilaçar/Martayan da Türkçülüğe, Türkçe'ye, Kemalizm'e önemli katkılarda bulunmuş, örnek vatandaş olmuş.
Sonra ne olmuş?
Tekinalp, Türkleşmesine izin verilmediğini nihayet kavramış, teslim olmuş, Fransa'ya göçüp orada ölmüş.
Dilaçar öldüğünde, dönemin tek televizyonu olan TRT'de ölüm haberi "A. Dilaçar" olarak verilmiş, "Agop" denilmemiş, Ermeni olduğu anlaşılmasın diye.
Kısacası, Türkleşmeyi kabul edenler de kabul edilmemiş. "Ben de sizin gibiyim, ben de kuş sürüsüne dahilim" demek hiçbir işe yaramamış. Ermeni'nin Ermeniliğini, Yahudi'nin Yahudiliğini kendisi unutsa da, devlet unutmamış. Türkleşmelerini istememiş, kabul etmemiş. Gitmelerini istemiş. Ve gitmelerini sağlamış.
"Yaşama sevincini, birlikte olma coşkusunu" paylaşan bir kuş sürüsü hiç olmamış. Behramoğlu ya hayal görmüş ya da yalan söylüyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023