Roni MARGULIES
Türkiye’de Türk olmamak uygunsuz ve korkulu bir şeydir. Türkler açısından uygunsuz, Türk olmayanlar açısından korkulu.
Cumhuriyet tarihinin önemli sayfaları devletin bu uygunsuzluğu ortadan kaldırma çabalarını ve ortadan kaldırılmaya çalışanların korkusunu yazar.
Bu sayfalarda ölüm, göç, sürgün, dehşet ve sayısız bireysel insanlık trajedisi anlatılır.
Kan damlar bu sayfalardan. Türk bayrağına kırmızı rengini veren kan “şehitlerimizin” kanıdır ya; bu “şehitlerin” büyük çoğunluğu Türkler değil, Türk olmayanlardır.
“Bayraktan niye rahatsız oluyorsunuz ki? Vatan sevgisinin göstergesi sadece. Ne var ki bunda?” Eşi Kürt, kendisi Türk olan ve Diyarbakır’da yaşayan bir okuyucumun, eşiyle yaşadığı bir tartışma sonrasında yazdığı bu sözler o kırmızının anlamını gözden kaçırıyor.
Lefkoşa’nın Rum kesimine gitmiştim bir zamanlar. Şehir ikiye bölünmüş, güneyi Rum, kuzeyi Türk. Tümünün kuzeyinde de görkemli Pendedaktilo Dağları var. (Pende: beş, daktilo: parmak. Beşparmak Dağları. Benim gibi İstanbul’da çocukluğunda Rumlarla arkadaşlık etmiş olanlar hemen anlar. Bugün çocuk olanların artık böyle bir şansı yok.) Dağların tepesine öyle devasa bir Türk bayrağı resmedilmiş ki, şehrin kuzeyinde de, güneyinde de, hiçbir yerde bundan kaçmak mümkün değil. Her Kıbrıslı Türk gibi, her Rum da bu bayrağın altında yaşıyor!
Arş arş arş, ileri ileri... Türk’ün vatan sevgisi ne Rum’u tanır, ne Kürt’ü, ne de bir başkasını.
Ama bir zamandır, Atatürk 130 yaşında ve Cumhuriyet 88 yaşındayken, bir şeyler oluyor.
Farkında mısınız?
“Tehlikenin farkında mısınız?” diye ikaz edildiğimiz şey oluyor.
Bu yıl 130 ve 88 yaşına basanlar sayesinde, bir zamanlar Yunan kültürünün başkenti olan İstanbul’da Rum cemaati 600 hane ve 1500 kişiden ibaret. Ve bu cemaatin tek gazetesi Apoyevmatini bu ay, 85. doğum gününde kapanmak üzereydi. Tüm azınlık cemaatlerin tüm kurumları gibi. Cemaati olmayan kilise veya havra veya okul nasıl yaşayabilir? Tek gelir kaynağı olan mülklere “yerli yabancılara ait” olduğu ve millî güvenliği tehdit ettiği için devlet tarafından el konulduğunda varlığını nasıl sürdürebilir?
Ama Apoyevmatini kapanmadı.
Tek kelime Rumca bilmeyen ya da benim gibi üç beş kelimenin yanı sıra küfür edip sayı saymasını bilenler, 9000’i aşkın kişi, gazeteye abone oldu.
Bir şey farkeder mi?
Bir açıdan etmez.
Geçmiş olsun, 600 hanenin halkını el üstünde de tutsak, baş tacı da etsek, ne farkeder ki artık? Memlekette ne Rum kaldı, ne Ermeni, ne Yahudi... Âhı gitmiş vahı kalmış, yaş ortalaması yüksek, geleceği olmayan, küçücük birer cemaat.
Ama bir açıdan da farkeder.
Yok denecek kadar az da kalmış olsalar, azınlık cemaatlerinin kendilerini biraz daha az “yabancı”, biraz daha az yalnız hissetmelerini sağladığı için farkeder. Bir avuç insanın daha az mutsuz olması az şey değildir.
Ama daha da önemlisi, Türkiye’de bir şeylerin değişmekte olduğunun göstergesi olması açısından farkeder.
Diyarbakır’da oturan Türk okuyucumun “Eşim bayraktan rahatsız oluyor, ben olmuyorum, onun da olmaması gerektiğini anlattım, öfkelendi. Acaba ben mi yanılıyorum?” diye yazması, yani kendi ezberlerini sorgulayabilir hale gelmesi de, aynı değişimin göstergesi bence.
Ve bu hafta Kürtlerin Demokratik Toplum Kongresi demokratik özerklik ilan ettiğini açıkladı.
Ayrıntıları önemli değil. Önemli olan ilan edilmiş olması, Millet Meclisi’nde milletvekili olan bir Kürt tarafından ilan edilmesi ve bunun sonucunda göğün başımıza düşmemiş olması.
Apoyevmatini’yi ve demokratik özerkliği Türk, Kürt, Rum, Yahudi kimliklerine önem verdiğim için önemli bulmuyorum.
Umurumda bile değil kimlik.
Yıllar önce, üçüncü şiir kitabım yayımlandığında Yahudi cemaatinin gazetesi Şalom bir söyleşi yapmıştı benimle. Söyleşi sırasında “Yahudi kimliği”, “Yahudi şair” gibi sözler geçtiğinde, uzun uzun düşünmüş ve “Ben bir anlamda kuşkusuz Yahudi’yim (yedi ceddim dişçi, palamut tüccarı ve haham), fakat şu da kuşkusuz ki ‘Yahudi kimliğim’ yok, ‘Yahudi kültürüm’ yok, kimlik sorunum ise hiç yok” demiştim.
Kimlik, çok kişi için çok önemli.
Ama benim için, kimlik sorunlarının çözümü doğrultusunda atılan adımlar, devlete karşı hep birlikte verdiğimiz mücadelede kazanılmış zaferler oldukları için önemli.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023