Roni MARGULIES
Hep böyle oluyor.
Sanki ortada fol yok yumurta yokken, ortalık sütlimanken, herkes mutlu mesut yaşarken, bazı Kürt gençleri durup dururken ölümü göze alıyor, kalekol önünde gösteri yapıyor.
Sanki Türkiye'yi yönetenler, bir yanda devlet bir yanda hükümet, tutarlı, barışçı ve insancıl bir siyaseti hiç sekmeden uyguluyor da, bazı Kürtler ne istediklerini bilmedikleri için, eğlence olsun diye, hayatlarına renk gelsin diye gereksiz yere maraza çıkarıyor.
Ve marazayı PKK'nin mi, Kandil'in mi, İmralı'nın mı çıkardığını tartışmaya başlıyoruz. Yani sorunun Kürtler tarafından çıkarıldığı kesin de, hangi Kürtlerden çıktığını tartışıyoruz.
Halkı uyandırmayalım
Geçenlerde Samet Ağaoğlu'nun bir kitabını okuyordum. Şöyle demiş:
"Mareşal Fevzi Çakmak, Doğu ve Güney illerinde sanayi kurulmasını, yollar yapılmasını istememiş, yol yapıldığı takdirde bir savaş halinde bu sınırlardan geçecek düşmanın memleketi kolaylıkla işgal edebileceğini ileri sürmüştür. Mareşal'a göre, Doğu illerinde okul açılması bu illler halkını uyandıracak, Kürtlük gibi bir takım bölücü akımlara yol verecekti. Cehaletin, geriliğin Türk milliyetçiliğini başka milliyetçi akımlara karşı koruyabilecek bir silah olabileceği gibi zararlı zanlara kapılmıştı Fevzi Paşa."
Kürt sorununun çözümünü Doğu illerinde okul açmayıp iller halkını uyandırmamakta gören Fevzi Çakmak herhangi bir adamcağız değil. Boru değil, 1921'de Başbakan ve Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı olmuş. Aynı anda!
Ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan 1944'te emekli olmuş.
Kürt sorunu 65 yıl boyunca Türkler için, Türk devleti için sorun değildi. Niye? Çünkü kimse bunu sorun etmiyordu, ettirilmiyordu, edemiyordu.
Şimdi sorun var. Niye? Çünkü Kürtler artık haksızlıklara, baskıya itiraz ediyor.
Çok çeşitli yöntemler kullanarak, bulabildikleri tüm yöntemleri kullanarak itiraz ediyorlar.
Dağda, ovada, Avrupa'da itiraz ediyorlar; seçim sandığında itiraz ediyorlar; mahkemede ve okulda ve kültür alanında itiraz ediyorlar. Her yerde ve her an itiraz ediyorlar.
Ama hiçbir Kürt'ün şunu unuttuğunu sanmıyorum: Silah kullanmaya başladıkları güne kadar bu itirazlar kimsenin umurunda değildi, duyulmuyordu bile.
Kürt halkı için 90 yıldır var olan sorun, Türkler ve Türk devleti için ancak Kürtler silaha başvurunca sorun oldu.
Dolayısıyla, her olayda, her eylemde, her çatışmada sorunun PKK'den mi, Kandil'den mi, İmralı'dan mı çıktığını tartışmayı anlamsız buluyorum.
Sorun bunların hiçbirinden kaynaklanmıyor. Türkiye devletinden ve Türkiye hükümetinden kaynaklanıyor.
Sorunu yaratanlar
Ortada 90 yıllık bir adaletsizlik, eşitsizlik ve haksızlık varken, bunlara maruz kalanların neyi niye yaptığını tartışmayı, neyi nasıl yapmaları gerekir diye laf etmeyi garip buluyorum.
Sorunu, sorun yaşayanlar değil, sorun yaratanlar çözmek zorundadır.
Adaleti, eşitliği ve hakkı sağlamak hükümetin görevidir.
Lice'deki olaylardan sonra, "Bu bayrak indirilmesi konusu, bununla ilgili olarak benim söyleyebileceğim en şiddetli cümle ne ise onu siz benden duymuş olun" demiş Erdoğan.
Velev ki duyduk. Ne farkedecek? Bugüne kadar bütün tehditler ne farketti?
Medya bayram ediyor, "Kürtler bölündü!" diye. Bu kaçıncı bayram? Bugüne kadar bütün bayramların boş çıktığını farkedemiyor musunuz?
Tehditlerden, hayalî sevinçlerden, oyalama taktiklerinden vazgeçme zamanı gelmedi mi artık?
http://marksist.org/yazarlar/roni-margulies/15163-hep-kurtlerin-kabahati
Yazarlar
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023