Roni MARGULIES
Önce manşeti gördüm: "Bu nasıl bir yasadır, bu nasıl bir hukuktur?"
Manşetin yanında, mikrofona konuşan Cumhurbaşkanı'nın fotoğrafı olduğu için, bu sözleri edenin, hukuksuzluktan yakınanın Erdoğan olduğunu zannettim. Ya benim beynim henüz uyanamadı ya da onunkine bir şeyler oldu diye kaygılandım.
Acaba konuşmasına şöyle devam etmiş midir diye merak ettim: "Hukuk mukuk kalmadı! Temmuz darbesi bahane edildi, OHAL kullanılarak yasalar ayaklar altına alındı. Fethullahçı olan da tutuklandı, olmayan da. Darbeyle ilişkisi olan da tutuklandı, olmayan da. Tutuklananların niye tutuklandığı belli değil. Serbest bırakıldıklarında niye bırakıldıkları da belli değil, bırakılmayanların niye bırakılmadığı da. Üstelik tutuklananların bazılarının Fethullahçı filan olmadığını cümle alem biliyor. En az 150 bin kişi işinden, ekmeğinden edildi, niye edildikleri belli değil. Suçlama, mahkeme, yargı süreci, hiçbir şey yok, 'Atıldın lan' denilip işten atıldılar, başvurabilecekleri yasal bir merci yok. Hukuksuzluk diz boyu!"
Baktım, hayır, Erdoğan konuşmasına böyle devam etmemiş.
Dahası, zaten Türkiye'den söz etmiyormuş!
Hukuksuz, yasasız olan Amerika'ymış. Şöyleymiş, Yeni Şafak gazetesine göre:
"Erdoğan, son Amerika ziyaretinde PKK’lı ve FETÖ’cü teröristler tarafından yapılan gösterilere Türk vatandaşlarının ve koruma polislerin müdahale etmesi olayında iki Türk'ün gözaltına alınması ve 12 Cumhurbaşkanlığı koruma polisi için tutuklama kararı çıkartılmasına sert tepki gösterdi."
Erdoğan demiş ki, “PKK terör örgütü, FETÖ’cüler hep birlikte birleştiler, 40-50 metre mesafede şahsıma karşı gösteri yapıyorlar. Amerikan polisi dokunmuyor. Acaba benzer bir şey Türkiye'de yapılmış olsa tavır ne olur, düşünebiliyor musunuz? Hiçbir şey yapmadıkları gibi onlara karşı müdahalede bulunan oradaki bizim soydaşlarımız, vatandaşlarımızdan iki tanesini içeri almışlar dün. Benim korumalarımdan 12 tanesi için tutuklama kararı çıkarmışlar. Böyle şey olabilir mi? Bu nasıl bir yasadır, bu nasıl bir hukuktur? Bu korumalar beni korumayacaksa niçin ben bunları yanımda Amerika’ya götürüyorum? Amerika’nın Hans'ı ile Corc'u ile mi ben kendimi koruyacağım?"
Hiç kuşkum yok, Amerikan polisi göstericilere saldırmak istediği zaman Türk polisinden farklı davranmıyordur; bizimkiler gibi onlar da hukukla mukukla ilgilenmiyordur. Ama belli ki yetkisiz adamların polis gibi davranmasından hoşlanmıyorlar. "Saldırmak gerekirse, biz saldırırız, siz saldıramazsınız" diye düşünüyorlar.
Biz Amerika'nın hukuklu mu, hukuksuz mu olduğunu bir kenara bırakalım. Evet, Tevfik Fikret gibi benim de "Milletim nev'i beşerdir, vatanım ruy-i zemin” (milletim tüm insanlıktır, vatanım tüm dünya), ama yine de hukuk söz konusu olduğunda Türkiye'de olup bitenler beni biraz daha yakından ilgilendiriyor.
Ve ilgimi şu çekiyor: Yeni Şafak, Washington'da gösteri yapanlar hakkında "PKK’lı ve FETÖ’cü teröristler" diyor.
Cumhurbaşkanı aynı göstericiler hakkında, "PKK terör örgütü, FETÖ’cüler hep birlikte birleştiler" diyor.
Akşam gazetesi, Enis Berberoğlu'nun mahkûm edilmesi üzerine Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan başlattığı yürüyüşe katılanlar hakkında, "FETÖ, PKK ve Gezi provokatörleri" diyor.
Bir memleketin gazeteleri ve Cumhurbaşkanı, yüzlerce, binlerce vatandaş hakkında illegal örgüt üyesi olma suçlamasında nasıl bulunur? Bulundukları ve bulunmalarının normal karşılandığı bir ortamda, hukuuktan söz etmek nasıl mümkün olabilir?
Ankara'dan yürüyüşe geçenlerin epey bir kısmının CHP'li olduğunu varsayıyorum. CHP ülkenin bölünmez bütünlüğüne AKP'den bile daha fazla önem verdiğine göre, bu yürüyüşçülerin PKK'li olmadığı gün gibi aşikâr. FETÖ'cü olmadıklarını kanıtlayamam doğrusu, aralarına hiç FETÖ'cü sızmadığını da kanıtlayamam, ama Allah rızası için, akıl var izan var, kim inanır hepsinin PKK ve FETÖ üyesi olduğuna?
"Kim inanır?" dediğime bakmayın. Şimdilik, hükümete en ufak bir itirazı olan herkesin "FETÖ, PKK ve Gezi provokatörü" olduğu iddiası hiç alıcı bulmuyor değil. Üstelik, yurtdışında da bütün dünyanın Türkiye'ye düşman olduğu iddiası, şimdilik, daha da çok alıcı buluyor.
"Hükümeti de, memleketi de kimseye yedirmeyiz" duygusu hâlâ güçlü.
Öte yandan, "Arınç'ın ve Topbaş'ın damatları nasıl oldu da serbest bırakıldı?" sorusunu sadece PKK'lilerle FETÖ'cülerin sorduğunu düşünebilir miyiz?
Ben düşünmüyorum.
"Kimseye yedirmeyiz" duygusu nedeniyle hükümetin her yaptığını haklı bulanlar da bu soruyu soruyor. Sormadıklarını düşünmek halkı aptal yerine koymaktır.
Halkı aptal yerine koyanların siyasî akıbeti parlak olmaz.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023