Roni MARGULIES
Fransız millî marşı Marseillaise’in bestecisi Claude Joseph Rouget de Lisle hakkında yazmak istiyorum bugün. Oradan da kendi İstiklal Marşı’mıza geçeriz.
Ah, pardon, geçemeyeceğiz.
Yazmam gereken başka şeyler var.
Birkaç gündür posta kutum iki tür iletiyle doldu.
Yarısı şöyle:
“Ya abi acayip kızgınım. Bu nedir ya. Üç beş densiz yüzünden Taraf da mı almıyak artık. Ümit Kıvanç, Nabi Yağcı yok... Ona buna kara çalmaktan başka hiç bi halta yaramayan insanlara bak ya. Bu nedir arkadaş. Valla sizler de olmasanız büyük bi keyifle okuduğum Taraf’ı artık elime almazdım. [beş Tarafyazarı] gibilerinin yazdıklarından hiç bi halt anlamıyorum, bunlar nasıl Taraf’ta yazabiliyo. Neyse abi, bunları sana yazmamın sebebi, senden de istifa haberi gelecek korkusu. Aman abi öle bi şey yapacaksan dur bunları bi hazmedek, yoksa valla strese gireriz :)”
İletilerin diğer yarısı da şöyle:
“Roni abi bence fazla bile kaldın orada. Biz Yağcı ve Kıvanç’tan önce senden bekliyorduk ayrılmayı. Abi artık ne idüğü belirsiz, kirli bir gazete oldu Taraf. Sol ve Kürt düşmanlığının merkez üssü haline geldi adeta. Hâlâ orada bir şeyler yapabilirim diye düşünüyorsan bence yanılıyorsun. ‘Ne yapayım,Hürriyet’te mi yazayım?’ demiştin. Bence Taraf şu haliyle Hürriyet'in bile gerisine düşmüş görünüyor.Ayrılman onurlu ve tutarlı bir duruş olur.”
Ayrılma meselesine geliriz. Önce bu iletilere yol açan tartışmaya bakalım.
Halil Berktay’ın bir süre önce açtığı sosyalizm tartışmasında şöyle düşünmüştüm: Benim için sosyalizm, sosyologların, siyaset bilimcilerinin veya tarihçilerin uzmanlık alanı değildir. İlgilenebilirler, ama onların ilgisi beni ilgilendirmiyor.
Sosyalizm, insan toplumunun mevcut örgütlenme biçimini adaletsiz, haksız, yanlış bulanların, bunu değiştirmek isteyenlerin, adil, eşitlikçi, baskısız ve sömürüsüz bir dünya için mücadele edenlerin ilgi alanıdır. Onların elinde bir araçtır.
Sosyalizmin geçmişte ne olduğu, gelecekte ne olacağı tartışması, dünyayı nasıl değiştireceğimiz tartışmasından bağımsız bir tartışma olamaz; dünyayı değiştirme amacını taşımayan bir tartışma olamaz.
Halil olabileceğini zannediyor.
Kapitalist dünyanın çivisi çıkarken, 1929’dan bu yana en derin ekonomik kriz yaşanırken, Arap ülkeleri, Avrupa ve Amerika devrimler, genel grevler ve işgal hareketleriyle sarsılırken, gündemimizin birinci maddesi sosyalizmin sorunları mıdır?
Yoksa kapitalizmin sorunları mıdır? Debelenen ve debelenirken on milyonlarca insanı işsizliğe, açlığa, yoksulluğa sürükleyen bir sisteme ölümcül darbeyi nasıl vuracağımız mıdır?
Ben sosyalizmi kitap yazmak veya üniversitede başarılı olmak için tartışmayı reddediyorum. Tartışmanın bir boyutu “Dünyayı nasıl değiştireceğiz” sorusu değilse, o tartışma beni ilgilendirmiyor.
Keza 1 Mayıs 1977 tartışması. Mal bulmuş mağribi gibi, bin türlü yalan yanlış bilgiyi de devreye sokarak sosyalizme bok atma fırsatını bulup coşanların iddialarına şeyimle gülüyorum.
Sosyalizmin ne olup ne olmadığı Atina ve Paris’in (ve bir gün İstanbul’un) işyerlerinde, Tahrir Meydanı’nda, ayaklanma ve genel grevlerde belirlenecek. Taraf sayfalarında değil,
Gazeteden ayrılma meselesine gelince.
Diyelim ki bu gazete gerçekten de Hürriyet’in bile gerisine düştü. Ahmet Altan roman yazar ve Yasemin Çongar Avrupa’da konferanslara katılırken, gazete aslında Hürriyet’te çalışması gereken bir avuç densizin elinde kaldı.
Hepsine eyvallah.
Ama ben buraya gelirken sosyalist bir gazeteye geliyor olduğumu düşünerek gelmedim. Ahmet Altan veya başka yazarlarla aynı siyasî görüşleri paylaştığım için gelmedim. Gazeteyi kendi görüşlerime çekebileceğim hayaline kapılarak gelmedim. Bana bir platform sunduğu için geldim.
Ve bu platformu geniş bir okuyucu kitlesine dilim döndüğünce sosyalizm anlatmak, Kemalist devletle mücadele etmek ve Kürt halkının özgürlük arayışına katkıda bulunmak için kullanmaya çalıştım. Bütün bunlar hâlâ geçerli.
En önemlisi de şu: Artık Nabi ile Ümit’in yazılarını okuyamayacak, görüşlerini ve yorumlarını bilemeyeceğiz. Ülkenin her tarafında, yüz bin, iki yüz bin kişi bu görüş ve yorumlardan artık mahrum kalacak.
Solun farklı, önemli ve ilginç iki sesi sustu.
Türkiye basınında sesimiz iki azaldı.
İyi mi oldu?
Bence olmadı.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023