Roni MARGULIES

Başka insanları küçük görmek, kendi ırkını onlarınkinden üstün zannetmek çok vahim sonuçlar doğurabilir.
Tarihte bunu ilk kanıtlayanlar Romalılar olmuştur.
MS 378 yılında Roma İmparatorluğu’nun Trakya eyaletinde bizim bugün Edirne dediğimiz Adrianopolis yakınlarında kanıtlamışlardır.
O yıl, 9 ağustos günü, Fritigern önerliğinde bir Got ordusu İmparator Valens’in ordusunu yenilgiye uğratmıştır.
Bazı tarihçiler, bu savaştan sonra yaklaşık yüz yıl daha yaşamış olmakla birlikte, Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü bu yenilgiyle başlatır.
Romalılar Gotların kim olduğunu bilmez. İmparatorluğun kuzeydoğu sınırlarında, Tuna Nehri’nin doğusundaki ovalarda, Don Nehri’ne kadar uzanan steplerde yaşayan barbarlar diye düşünürler.
Oysa, Gotlar Germen’dir.
Romalılar Germenleri kuzey sınırlarının ötesindeki ormanlarla bataklıklarda yaşayan barbar sürüsü olarak bilir. Germenlerle Gotların yakın akrabalığının farkında değildirler.
Gotlar da Germenler gibi uzun boylu, mavi gözlü, beyaz tenli ve sarışındır.
Bu görünüm Romalıların gözüne çirkin gelir.
Çünkü dünyanın hâkimleri olan, üstün bir medeniyet yaratmış olduğuna inanan Romalılar Akdenizlidir, kısa boylu, koyu tenli, siyah saçlıdır.
Gotlarla Germenlerin uzun boyu, sarı saçları Romalılar için alt ırklara ait olmanın, yoksulluğun, barbarlığın işaretidir.
Nereden bilsin Romalılar, Gotların bir gün Alman, İngiliz, Danimarkalı olacağını ve kısa boylu, kara kuru insanları “alt ırklar” olarak düşüneceklerini.
Başka insanları küçük görmenin, kendi ırkını onlarınkinden üstün zannetmenin vahim bir hata olduğunu Romalılar kanıtlayalı çok oldu, ama hâlâ bundan ders çıkaramayanlar var.
“Doğu illerimizin çeşitli bölgelerinde ve en çok dağ eteklerinde, sarp ve arızalı arazide ve yüce dağların çevirdikleri ova ve zengin yaylalarda yaşayan ve bugün çiftçilik ve koyunculukla geçinen eski Türk ve Türkmen aşiretler, bugün Kurmançi ve Zaza dilleriyle söyleştikleri için bunlara Kürt denilmektedir. Gerçekten Türk soyundan olan bu dağlı Türkler...”
Yukarıdaki cümle M. Şerif Fırat’ın Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabından. Kitap ilk olarak 1948’de yayımlanmış. Sonra, 27 Mayıs darbesinin ardından, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Cemal Gürsel’in önsözüyle tekrar yayımlanmış. Önsöz’de şöyle diyor:
“Bu kitabın bütün Türk aydınlarınca okunması büyük faydalar sağlayacaktır. Çünkü bu eser, Doğu Anadolu’da oturan, Türkçe’ye benzemeyen bir dil konuştukları için kendilerini Türk’ten ayrı sayan, bilgisizliğimiz yüzünden bizim de öyle sandığımız vatandaşlarımızın, su katılmamış Türk olduklarını bir kere daha ispat etmektedir. Hem de inkârına imkân olmayan ilmî delillerle...”
Daha sonra en az dört baskı daha yapmış. Sonuncusu 2007 yılında.
Bu “ilmî” kitabın kaç baskı yapmış olduğunu araştırırken pek güzel bir kitaba daha rastladım.
Kitabın adı Her Bakımdan Türk Olan KÜRTLER. Birinci Bölüm - Tarih Bakımından Kürtlerin Türklüğü. Kuşkusuz yine çok “ilmî” olan bu kitabın yazarı Kırzıoğlu M. Fahrettin.
Bu Kırzıoğlu, Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği Bölümü’nde çalışmış, Erzurum Üniversitesi’nde 1982’de Tarih Profesörü olmuş. Ve tabii ki Türk Tarih Kurumu üyesiymiş.
Bakın ne kadar ilmî şeyler yazmış:
“Biz KÜRT diye bir TÜRK boyunun olduğunu asla inkâr etmiyoruz!..
Bizim itirazımız, Anadolu'daki bir grup insanımızın ‘Kürt’ adı altında biz Türkler'den koparılmak istenmesinedir... Bunu asla kabul etmeyiz!..
Kürt kelimesinin açıklaması, Kürtçüler tarafından yapılamamaktadır.... Çünkü Kırmanç, Zaza, Lur ve Kalhur ağızlarında böyle bir terim yoktur!..
Halbuki Türkçe'de KER, KÜR kelimelerinin çeşitli anlamları vardır ve bu anlamlar Kürtler'e uymaktadır. Güçlü, kuvvetli, dayanıklı anlamlarına gelir. Orta Asya'da kullanılmıştır.
Kelimenin türevleri KAR'la ilgilidir. Kalın kar tabakası anlamı da Anadolu'nun dağlık ve karlı bölgelerinde yaşıyan bu sert mizaçlı Türkler'e çok uymuştur.”
Ben Leyla Zana’ya katılıyorum. Çözüme çok yakınız.
Kürt sorunu, Kürt kimliğinin tanınması sorunudur.
Türk devletinin bu sorunu çözmekten başka çaresi kalmamış olduğu için, çözüme çok yakınız.
Ondan sonra, devletin ve Fırat ile Kırzıoğlu gibilerinin onyıllardır kustuğu ırkçı pisliği temizlemekle uğraşacağız.
Yazarlar
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023