Ümit KARDAŞ
Her bireyin, grubun ve topluluğun anadiliyle yaşamak hakkı vardır. Anadiliyle yaşamak, sadece eğitim hakkı ve yargıda savunma hakkı ile sınırlı olabilir mi?
Siyasetçiler, akademisyenler, entelektüeller, gazeteciler anadiliyle yaşamak hakkının neleri kapsadığından ya haberdar değiller ya da hakkın tamamının tanınması yönündeki öneriyi maksimalist bir talep olarak gündemlerine almamaktalar. Ortada tanınması gereken bir hak varsa, bunun bir pazarlık konusu olarak tartışılması ya da bu hakkın unsurlarından bir veya ikisinin tanınması ile yetinilmesi, taleplerin ve ihtiyaçların görmezden gelinmesi düşünülemez. Kendi düşüncelerine, üstelik haklar ve özgürlükler konusunda, maksimalist olmamak uğruna kırmızı çizgiler çizmek düşünce üreten kimseye yakışmaz.
Peki, anadiliyle yaşamak deyince ne anlamalıyız? Bunun için, Avrupa Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı’na bakmamız gerekir. Avrupa Konseyi’nin temel amaçları arasında Avrupa kültürel mirasının çeşitliliğinin ve zenginliğinin geliştirilmesi ve korunması yer almaktadır. Şart, 25 Haziran 1992 tarihinde Bakanlar Komitesi tarafından bir sözleşme olarak kabul edilmiş, 1 Mart 1998 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Bu şartı aralarında Kıbrıs, Ermenistan, Sırbistan, Karadağ, İtalya gibi ülkelerin bulunduğu 24 ülke imzalamış, Danimarka, Finlandiya, Almanya, Hollanda, İsveç, Avusturya ve İngiltere imzalayıp yürürlüğe sokmuş, Fransa deklare etmiş, Türkiye ise imzalamamıştır.
Şart’ın amacı, Avrupa’daki tarihsel azınlık ve bölgesel dillerini korumak ve geliştirmektir. Bu şart, bir yandan Avrupa kültürel mirasını ve geleneklerini geliştirmek ve sürdürmek, öte yandan özel ve kamusal yaşamda bölgesel ya da azınlık dillerini kullanma hakkının yaygın ve devredilmez biçimde tanınmasına saygı göstermek için kabul edilmiştir. Şart, kamusal yaşamda bölgesel ve azınlık dillerinin kullanımını cesaretlendirmeyi ve kolaylaştırmayı düzenleyici bir dizi önlemi içermektedir. Diller Şartı, ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerine sadık kalan bir yaklaşımı da esas almakta, resmî dillerle bölgesel ve azınlık dilleri arasındaki ilişkilerin rekabet ya da düşmanlık açısından değerlendirilmeyeceğini ifade etmekte.
Şart’ın 8. maddesiyle taraf ülkelere, okul öncesi, ilkokul öğretimi, ortaöğrenim, mesleki ve teknik eğitim, üniversite öğrenimi ve yetişkin eğitimi gibi eğitimin tüm basamaklarında bölgesel ve azınlık dillerinde eğitim yapılmasını sağlamak, teşvik etmek ve izin vermek sorumluluğu yüklenmiştir. 9. Madde’yle yargı alanında, mahkemelerin taraflardan birinin isteği üzerine davanın bölgesel ve azınlık dillerinde yürütülmesini sağlamak, tanıkların bu dilleri kullanmasına izin vermek, yasal işlemlerle ilgili belgeleri bu dillere çevirmek ve ek ödeme istememek gibi imkânlar getirilmiştir. Bizim bu konuyu sadece ceza hukuku alanında savunma kapsamında değerlendirmemiz, ne kadar sınırlı düşündüğümüzü göstermektedir.
10. Madde’yle kamu hizmetlerinde, idari makamların bu dilleri kullanmalarının, bu dillerde başvuru yapılmasının, cevap alınmasının, bölgesel meclis görüşmelerinde bu dillerin kullanılmalarının sağlanması, resmî belgelerin bu dillerde yayınlanması, bölgeye atanacak memurlarda bu dilleri bilmeleri şartının aranması öngörülmüştür. 11. Madde’yle medyanın her alanında, 12. Madde’yle kültürel etkinlikler ve hizmetler alanında ayrıntılı haklar getirilmiştir. 13. Madde’yle taraf ülkelere, ekonomik ve sosyal yaşam alanında, iş sözleşmelerinin, teknik belgelerin, mali mevzuat ve bankacılık alanındaki çek, poliçe ve diğer mali belgelerin bu dillerde hazırlanmasına izin vermek sorumluluğu yüklenmiştir.
Avrupa dışında da dünyada birçok ülkede, anayasalarda yer almış birden çok resmî dil ya da bir veya birden çok resmî dil ile birlikte birçok bölgesel dil uygulaması bulunmaktadır. (Meksika’da İspanyolca dışında 67 ulusal dil, Bolivya’da 37 resmî dil ve bölgelerde başta İspanyolca olmak üzere ikinci resmî dil kullanma zorunluluğu, Arjantin’de İspanyolca ile birlikte Guarani dili ikinci resmî dil ve Güney Afrika’da 11 resmî dil ve bölgelerde iki dil kullanma zorunluluğu.)
Bölgesel ve azınlık dillerinin korunup, anadil bağlamında yaşanır kılınması insani ve demokratik bir değerdir ve bunun sıkıntısını en çok Kürtler çekmiştir.. Ancak başta belirttiğimiz gibi “anadiliyle yaşamak” hakkı ve bunun dünya uygulamaları tam bir karartma altında tutulmakta, bu önemli demokratik değer anadilinde eğitim ve savunma hakkıyla sınırlanıp, hakkın kendisi marjinalleştirilerek barış sürecinin dışına çıkarılmaktadır. Türkiye, kalıcı barışa ulaşabilmek için bu şartı imzalayıp, yürürlüğe sokmalıdır.
www.umitkardas.com
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025