Ahmet TAKAN
"ÖSO'ya ihanet parası Suud'dan" başlıklı yazımızı (Çarşamba günü ikindi vakti) yetiştirme telaşı içindeydim. Bir taraftan da pür dikkat gündeme bomba gibi düşen CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'na verilen 25 yıl hapis cezası ile ilgili sıcak gelişmeleri takip etmeye çalışıyordum. Kafa, rutin allak bullaklığında!.. Gözümüz, bir televizyon ekranı bir bilgisayar klavyesi arasında gidip gelirken, bir yazının en büyük düşmanı olan cep telefonu yine devreye girdi. Israrla çalıyordu.. Arayan numara, gazi Bilal Konakci'ye aitti... Yazıya mola verdim, televizyonun sesini tamamen kıstım...
Bilal Konakci ismini hatırladınız mı?.. Dilerseniz, YENİÇAĞ arşivinden 24 Ocak tarihli "Bombadan daha beter acı" başlıklı yazımızı satır satır bir daha okuyun. Terör örgütünün İzmir Aliağa Lisesi önüne bıraktığı bomba paketini kahramanca imha etmeye çalışırken gazi olan bomba imha uzmanı Bilal Konakci ve ailesinin mağduriyetini aktarmıştım. Ege Üniversitesi'nin yüzde 98 engelli raporu verdiği, gözleri görmeyen, ellerini kullanamayan gazi polisin FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu cezaevinde nasıl zor şartlar altında bırakıldığını, eşi Özlem Konakci'nin vasıtasıyla kamuoyuna duyurmuştuk. İki gün sonra, Bilal Konakci, evden dışarıya çıkmaması şartıyla cezaevinden bırakıldı. Gözleri görmeyen, kollarını kullanamayan gaziye eve geldikten 2 sonra da elektronik kelepçe takıldı. Hâlâ, suçunun ne olduğunu bilmeyen gazi, denetimli serbestlikten faydalanamadı. Çünkü suçu, hatırlı damat olmamasıydı. Şefkatli ve oldukça hatırlı bir kayınpederi yoktu!.. Hayatında hiç işi olmamış, ev hanımı olan eşi Özlem Konakci şükrediyordu. Gazi polis, tüm ihtiyaçlarını onun yardımı ile karşılayabiliyordu. O olmadan yemek yiyemiyor, tuvalete bile gidemiyordu. Evinin direği, iki kızının sevgili babası eve gelmişti ya!.. Er geç bağımsız mahkemelerin suçsuzluğuna karar vereceğine inanıyordu, "onun elinden tutarak çocuklarımla parka gideceğimiz günler yakındır" diyordu...
Telefonu açtım..."Özlem'i aldılar" dedi Bilal Konakci. İyice aptallaştım... Neden, ne oldu diye sorunca başladı anlatmaya gazi polis Bilal Konakci;
"2 Mayıs'ta İzmir 13'ncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşmamız vardı. İhtiyaçlarımı tek başıma karşılayamadığım için elektronik kelepçe ile ev hapsimin devamına karar verildi. 5 Ekim'de duruşmalara devam edilecek. 9 Haziran Cuma günü sabah 8'de eve polislerle birlikte jandarmalar geldi. Her yeri aradılar. Kızımın bebeklik fotoğraflarının bulunduğu CD'yi bile aldılar. İtiraz ettik, 'Bakın bunda fotoğraflardan başka bir şey yok. Bari bilgisayara kopyalayalım öyle alın götürün' dedik. Kabul etmediler. Ben söylüyordum kızım yazıyordu.. Kendi savunmamı hazırladığım bir defterim vardı, onu bile aldılar.
Arama-yakalama kararı ile eve gelmişlerdi. Kanunlar gereği kararın bir örneğini istedik. Gizlilik gerekçesiyle vermediler. Özlem'i neden gözaltına alacaklarını sordum. FETÖ/PDY kapsamında bir iki kişinin ismini verdiğini söylediler. 'Başka bir şey bilmiyoruz' dediler. Hepsi o kadar. Neyi, nasıl değerlendiriyorlar? Anlayamadık. Hayatın tüm yükü yıllardır bu kadının sırtında. Eşimi alıp götürdüler. Görüşme yasağı koydukları için cezaevinde kimseyle görüştürmüyorlar. O günden beri kendisinden haber alamıyoruz. Duyduğuma göre ifadesi de henüz alınmamış..."
"Ne yiyorsunuz, ne içiyorsunuz, ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorsun" diye sorduğumda Bilal Konakci'den gelen cevap daha acıydı;
"Biri 12, biri 2 yaşında iki kızım var. Büyük kızımın elinden ve dışarıdan ne gelirse onunla idare ediyoruz. Bir de bir kolu sakat 70 yaşında annem ile 70 yaşında babam var. Onlar da yardım etmeye çalışıyorlar..."
Yine o kahrolası sözün bittiği yerde... "Sesinizi duyurmaya çalışacağım" diyerek telefonu kapattım.
Kendi duruşmalarına eksiksiz katılan Enis Berberoğlu, 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle -Yargıtay sürecini beklemeden- hemen oracıkta tutuklayıp kodese attı.
Enis Berberoğlu, elinde onca imkân ve fırsat varken bugüne kadar neden kaçmamıştı, diye soran var mı?...
Üniversite raporu ile yüzde 98 engelli olduğu belgelenen, iki gözü görmeyen, gazi polis Bilal Konakci elektronik kelepçe ile ev hapsinde. Onu sırtında taşıyan ev hanımı Özlem Konakci, "bir iki kişi ismini verdi" diye hapiste...
Damatlar denetimli serbestlikle, kayınbabalarının dizinin dibinde..
FETÖ'nün siyasi ayağı yokmuş... Buhar oldular gökyüzüne karıştılar büyük bir ihtimalle. Bu kadar malı mülkü de Milli Piyango'dan çıkan, at yarışlarından kazandıkları paralarla yapmışlardı herhalde!..
İfade özgürlüğü için mücadele eden Enis Berberoğlu ve bir zamanlar uğruna gözyaşı dökenlerin cirit attığı ortamda FETÖ'ye dümdüz gidenler kodeste.
Gencecik lise bebeleri can vermesin diye teröristlerin bomba paketini imha ederken, yüzde 98 engelli kalan Bilal Konakci FETÖ'cülükten ev hapsinde. Yetmedi... Onu sırtında taşıyan hayat arkadaşı ev hanımı Özlem hanım da FETÖ'cü oldu. Evde gazi eşini yedirip içirirken, sırtında tuvalete götürürken hangi terörist faaliyetlere katılabildiyse!..
Bu ne yaman çelişki annem...
Kemal Bey, elinde "adalet" dövizi ile yollara düştü...
İnşallah, saklandığı yerden bulur da çıkarır!..
Kaynak: Adalet... - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021