Ahmet TAKAN
Sözünü tuttu… İYİ Parti'yi kurduktan sonra ilk Anadolu gezisine Türk tarihinin manevi dergâhlarından Ahlat'tan başladı. 2 gün boyunca Meral Akşener'in gezisinden izlenimleri sizlerle paylaşacağım. Tam kadro geldi Meral Akşener Muştan Tatvan'a.. Her zaman olduğu gibi kadınların ilgisi en üst düzeydeydi. Programda meydan mitingi yoktu ama Meral Akşener'in kahve önünde iskemleye çıkıp yaptığı konuşma kalabalık ve izdiham yüzünden adeta meydan mitingi havasına büründü. Akşener partiyi kurduktan sonra ilk meydan mitingini Tatvan'da yaptı diyebiliriz.
Akşener'in Tatvan mitingini izlerken iskemleye çıkıp onu görmeye sesini duymaya çalışan bir vatandaş tepemden bakıp "Sen gazetece misin?" diye sordu. "Evet bildin" diye cevap verince adeta öfke patlaması yaşar gibiydi. Kendisine has şivesi ile başladı saydırmaya:
"Minibüsçüyüm. Arabayı bağladım 2 gündür kontak açmıyorum. Mazot geldi 6 liraya. 2 gündür çalışmıyorum. Hele Tayyip'i indirirse bu kadın indirir."
Bir noktanın altını özellikle çizmeleyim. "Kürt tabanından, HDP tabanından oy alamaz. İlgi görmez " eleştirilerine bir cevap gibiydi Tatvan ve Ahlat'taki tablo. Kalabalık… Bitlis dışından çok sayıda çeşitli yerlerden gelenler… Ve Ahlat mitingini izlerken bir vatandaşın yüksek sesle gösterdiği"Tatvan'da elektrikler 2 gün kesildi. AKP milletvekillerine söyledik ilgilenmediler. 'Kendi milletvekillerinize söyleyin' dediler. Ona söyledik o da ilgilenmedi" tepkisi… Meral Akşener durumu anladı ve hemen, "Kini nefreti ve düşmanlığı ortadan kaldıracağız" diye çıkışını yaptı. Daha sonra bu vatandaşın bir HDP seçmeni olduğunu ve alana onun gibi yüzlerce HDP seçmeni olan vatandaş geldiğini öğrendim. Tatvan ve Ahlat bir bakıma İYİ Parti hakkında ön yargıların kırılma alanı da oldu.
Ahlat'taki Selçuklu mezarlığını gezerken oluşan o muhteşem havayı da orada olup teneffüs etmenizi isterdim. Akşener, sık sık öze dönüş vurgusu yapıyordu. Kayseri milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun bir ara "Burası ecdadımızın olduğu yer burada herkesi Fatiha okumaya davet ediyorum" dediğini duydum. Eller semaya açıldı hep beraber atalarımızın bize bu toprakların yurt olmasını sağlayan insanların ruhuna Fatiha okuduk, dua ettik.
Meral Akşener'in gezisinin ilk gününde kullandığı dil ve üslubu üzerinde de biraz duralım. Her durakta İYİ Parti'nin logosu ve ismi üzerinde durdu, eleştirilere açıklık getirdi. "Gençler bu partiyi kurdu"yu öne çıkardı. Kutuplaştırıcı ve kamplaştırıcı siyaset dilinden uzak kalacaklarının özellikle atını çizdi. Bölgenin sorunlarını çok iyi bildiğini ve takipçisi olduğunu özellikle hissettirdi. Barış, sevgi, kardeşlik dili, söylemlerinin hep önünde geldi. Güneşin doğudan doğduğu gerçeğini tüm Türkiye'ye yeniden hatırlatmak ister gibiydi…
İYİ Parti lideri Meral Akşener ana mesaj vurgularını şöyle özetleyebilirim:
"Devamlı sahada olacağız ve çok çalışacağız.
Siyasetin dili yumuşayacak. Şedit dili değişecek. Emareleri görülmeye başlandı. Bu topluma yansıyacak.
Çemkiren dilin topluma inanılmaz bir kötü yansıması var. Bu millete sallanan parmak inecek.
80 milyondan oy alacağız."
İki de önemli hedef koydu önüne Meral Akşener:
"1-Milletvekili seçimlerinde iktidar olacağız.
2-Cumhurbaşkanlığı seçimini de alıp. Tekrar Parlamenter sisteme döneceğiz. Parlamenter sistemin delikleri vardı. Demokratik parlamenter sistemi mutlaka oluşturacağız."
İlk günden izleyebildiğim kadarıyla Meral Akşener, AKP'nin halk siyasetini, sokağın hücrelerine kadar inen siyaset silahını elinden almayı kesin kafaya koymuş. Her soluk verdiği durakta vatandaşların arasına dalıyor. Onlara üst perdeden siyaset yaparak, ders vermeye akıl öğretmeye kalkmıyor. Bildiğimiz Ankaralı siyasetçi şablonu Akşener'de yok. Vatandaşa sürekli olarak "Ben sizi dinlemeye geldim. Doğu'dan Batı'ya herkesi dinleyeceğim. Sonra ben konuşacağım" diyor. Bu üslup onu merakla izleyip "Acaba ne olur. Bunlar neler yapabilir" merakını gidermeye çalışan vatandaşlarda olumlu karşılık buluyor.
İktidar partisi daha bugünden çok yorulacak gibi görünüyor. Çünkü, Akşener çok iddialı. Vatandaşa diyor ki, "Görün bakın abiler yarın buraya gelecek…"
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021
4.08.2021
13.07.2021
6.07.2021