Ahmet TAKAN
Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi’ni kurdu. Kendisini ve yol arkadaşlarını nasıl bir gelecek bekliyor?.. Zaman gösterecek. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “dolandırıcılık” suçlamasının ardından hava epey sertleşmişti. O gerginlik hala devam ediyor. AKP kulislerinde konuşulan pek çok iddia var. O iddialar doğru çıkarsa ,Davutoğlu’nun yol arkadaşları sıkıntılı günler yaşayabilir…
Ahmet Davutoğlu, Tayyip Erdoğan’a karşı siyasi çıkışını ete kemiğe büründürdü. Gözler Abdullah Gül destekli Ali Babacan’da. Kısmi suskunluk yüzünden Babacan cephesinden gelen görüntüler hala sisli. Siyasi kulislerde, Abdullah Gül’ün dışarıdan desteklediği parti kurulduğunda nasıl bir yol haritası izleyeceğine dair yüzlerce soru işareti var. Abdullah Gül’ün suskunluğu, sis perdesini aralayamadığı gibi, yeni siyasi senaryoların konuşulmasına da yol açıyor. “Ya yapma. Abdullah Gül, İstanbul Şehir Üniversitesi’nin başına gelenlerden sonra tepkisini ortaya koymamış mıydı?” diyeceksiniz. Evet, kısa bir açıklama yapmış, Tayyip Erdoğan ile görüşüp soruna çözüm yolu bulunmasını istediğini kamuoyuna aktarmıştı. Sonra ne oldu? Erdoğan çıktı alayını birden dolandırıcılıkla suçladı. Ne Abdullah Gül ne de Ali Babacan cevap verebildi. Etraflarındaki ikinci, üçüncü şahısların bile konuşmasına, Erdoğan’a cevap vermesine izin vermediler. Sözcü Gazetesi’nden Emin Çölaşan abimiz “Konuşun Abdullah Bey!” başlıklı bir yazı kaleme aldı. O yazıyı okurken içimden “Ah Emin abi ah!.. Vallahi de Billahi de konuşamaz Abdullah bey” diye geçirdim. Nedenlerine az sonra geçeceğim. Önce, dikkatlerinizden kaçmaması gereken bir noktaya değineceğim. Dolandırıcılıkla suçlanan Ahmet Davutoğlu, sert bir yazılı açıklama yapmış ve Cumhurbaşkanları dahil tüm üst düzey yöneticilerin ve ailelerinin mal varlıklarının araştırılması çağrısında bulunmuştu. Kamuoyu sadece bunu Erdoğan ve ailesine yönelik bir hamle olarak algıladı. Ancak ben aynı kanaatte değilim. Davutoğlu, bu hamlesi ile Abdullah Gül’ü de rahatsız etti. O, benden daha fazlasını biliyor, Abdullah Gül’ün konuşamayacağı konularla ilgili!.. Anlayacağınız, Davutoğlu, Abdullah Gül’ü yumuşak karnından sıkıştırdı. Ee, ne de olsa AKP içindeki pek çok dosyaya o da hakim!..
Yanılacağımı hiç sanmıyorum… Ülkenin en kritik dönemlerinde Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık sonrada Cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüş Abdullah Gül çıkar da Erdoğan’a karşı sertleşebilir mi?.. Dolandırıcılık suçlamasının ardından dün medyada gördüm; Gül, yine İstanbul Şehir Üniversitesi ile ilgili bir şeyler söylemiş. Onu da eniştesi AKP eski İzmir Milletvekili Mehmet Tekelioğlu aktarmış. Tekelioğlu, kaleme aldığı bir makalede Abdullah Gül’ün Tayyip Erdoğan’ı aradığını ve “Siz bir çözüm yolu bulabilirsiniz, devir işlemini yanlış bulmakta haklı olabilirsiniz, ama hukuk içinde bir çözüm üretilebilir’ dediğini açıkladı.
Godot’yu beklemek gibi bir şey!.. Yıllardır en kritik görevlerde bulunan Abdullah Gül, ülkenin en sıkıntılı sorunlarında çıkıp Erdoğan’a karşı bir tavır gösterememiş, en azından “Yanlış yapılıyor” bile diyememiş… Şimdi ondan, Erdoğan’a karşı açıktan siyasi mücadeleye girmesi bekleniyor. Hem de onca yıllık suskunluğu unutularak!..
Başbakan baş danışmanlığım sürecinde anılarımdan sadece bir tanesini aktarayım, siz karar verin;
Abdullah Gül Başbakan, Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı, Ahmet Davutoğlu dış politikadan sorumlu Başbakan baş danışmanı. Yıl, 2002 Aralık ayı… Hep birlikte Davos’tayız… Oldukça yoğun bir tempoda geçen toplantı ve görüşmelerden sonra ikindi vakti bir soluklanma fırsatı için kalınan otele döndük. Akşama yine yoğun bir trafik var. Abdullah Gül’ün malum rahatsızlığı yüzünden, kısa bir süre uyku çekip, dinlenmesini önerdik. Vakit geldiğinde kendisini kaldıracağımızı söyledik. Abdullah bey, dinlenmeye çekildiğinde ben de o müthiş kar manzarasını seyredip kafayı dinlemek için otelin önüne çıktım. Bu arada bizi takip eden gazeteciler otel lobisinde derin sohbete dalmışlardı. Kapının önünde etrafa bakarken, kalın paltosunun yakalarını kaldırmış biçimde birinin otele hızlı adımlarla daldığını gördüm. O zamana kadar sadece gazete fotoğraflarında gördüğüm ünlü para manipülatörü George Soros’a benzetmiştim. Ama emin değildim. Peşine düştüm. O sırada gazeteci arkadaşlarım lobide lak laka devam ediyordu!.. Abdullah bey ile Tayyip Erdoğan’ın odaları aynı koridorda karşı karşıyaydı. Adam o kata çıktı. Ben de peşinden… Korumalar, adamı Erdoğan’ın odasına buyur etti. Yanılmamıştım!.. O adam George Soros’muş… Şu AKP’lilerin sürekli hakaret edip aleyhinde konuştuğu… Erdoğan’ın adamları “Aman kimse duymasın” diye tembih ettiler. Abdullah beyi uyandırmamız için kısa bir süre daha vakit vardı. Bekledim. Gül’ü uyandırınca, Soros’un geldiğini ve Erdoğan ile görüştüğünü haberi olup olmadığını sordum. Çok şaşırmıştı. Haberi olmadığını söyleyip birkaç şey ekledi!.. “Sen Başbakansın, Soros gelip Erdoğan ile görüşüyor. Aşağıda gazeteciler var. Farkına varıp da sana sorsalar ne diyeceksin. Böyle bir görüşmeden nasıl haberdar edilmezsin” dedim. Haklı olduğumu söyleyince, “O zaman bunu Tayyip beye bir sor bakalım, aşağı inmeden” dedim. “Tamam” cevabı aldım. Odadan çıktık. Aynı anda karşı odadan Tayyip Erdoğan ve adamları da çıktı. Beraberce önümüzdeki programa gidiliyordu. Abdullah Gül, Erdoğan’a yaklaştı, beraberce merdivenlerden inip otelden çıktık. Daha sonra fırsatını bulup, Gül’e “Konuştun mu” diye sordum. “Yok,konuşmadım. Tayyip beyi bilmiyor musun” ve başka bir şeyler dedi. O zaman için aldığım yanıta çok şaşırmıştım. Ancak ondan sonra şahit olduğum ve Abdullah beyden tepki bekleyip de görmediğim nice önemli olaylarda şaşırmamayı öğrendim.
Yazı çok uzadı kesiyorum… Bir gün eğer Ali Babacan parti kurar da, bu parti de AKP ile ittifak ederse şaşırmayın derim!..
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021
4.08.2021
13.07.2021
6.07.2021