Ahmet TAKAN
Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in Türk İdare Dergisi’nin Aralık 2000 tarihli sayısında, “ATATÜRK’ÜN KRİZ YÖNETİMİ TEKALİF-İ MİLLİYE” makalesinden devam;
*2. MECLİS’TE TARTIŞMALAR
Türk ve Yunan orduları arasında 22 gün süren ve Türk askerinin zaferiyle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi’nden önce, ordunun, Sakarya nehri doğusuna çekilmek zorunda kalışı, Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde gizlenemeyen bir sarsıntı oluşturmuştu. Bu sarsıntının en şiddetli evresi, 23 Temmuz-5 Ağustos 1921 günleri arasında yaşanmıştı.
Bu acı gelişmeler içinde kıvranan Ankara’yı, İstanbul’da yayımlanan İkdam Başyazarı Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) şöyle anlatmaktadır:
“Büyük Millet Meclisi’nin havasındaki -telaş demiyorum, korku ve yılgınlık asla değil- düşüncelilik ve endişeliğe ne mana vereceğimi bilemiyordum. Bahusus ki, mebuslarımızdan bazılarının iki İnönü imtihanından sonra dahi hâlâ ordumuzun savaş gücünden emin olmadıklarını hissediyordum. Diğer bir kısmının da, Mustafa Kemal Paşa, doğrudan doğruya ve bilfiil kumanda başına geçmedikçe, bu işin içinden çıkılamayacağına kanaat getirdiklerini anlıyordum. Bu iki grup arasında ise Enver Paşa takımının yeraltı tahrikleri sinsi sinsi alıp yürümekte idi.”
Yakup Kadri devam ediyor:
“Meclis, Büyük Millet Meclisi. Lâkin, Eskişehir’in düşüşünden beri orasının bir arenadan farkı kalmamıştı. Mustafa Kemal Paşa, müzakere salonundan içeri girer girmez, bir vakitler cazibe merkezini teşkil ettiği yerde, bir takım menfi etkiler ve hatta homurtularla karşılandığını seziyordu. Neden? Onu da anlamakta güçlük çekmiyordu. Büyük Millet Meclisi’nin birçok mebusları, bir askerî hezimete uğradığımıza kani idi ve bunun mesuliyetini O’nun omuzları üstüne yüklemek istiyordu. Ne var ki, düşman ileri kolları Polatlı’ya kadar gelmişti. Ankara’dan top sesleri işitiliyordu. Şehir yavaş yavaş boşalıyordu. Tehlike Ankara’ya yaklaştığından kentin elden çıkma olasılığına karşı devlet dairelerinin Kayseri’ye taşınmasına karar verilmiş ve hazırlıklara başlanılmıştı. Meclis çalışmaları için Kayseri Lisesi’nde konuşma kürsüsü bile konulmuştu. Hükümet, memur ve subay ailelerini, yatılı okullardaki öğrencileri Kayseri’ye taşıyordu. Büyük Millet Meclisi’ne ait basım makineleri bile yola çıkarılmış, Ankara sembolik bir konuma geçmişti.
Birinci Meclis’in Adana Milletvekili Damar Arıkoğlu, Meclis’in Kayseri’ye taşınması dahil pek çok konunun tartışıldığı gizli oturumu anlatırken son derece başarılı bir İcra Vekilleri ve Erkanı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi Paşa portresi çizecektir: “(..) Kürsüye çıkan Fevzi Paşa’nın rengi uçmuş, tıraş olmamış, kim bilir kaç gündür uykusuzluktan gözlerinin etrafı halka halka, elbisesi toz toprak, perişan kıyafetiyle söze başladı. Mebusların hiçbirinde ses yok, dikkatle ve onun ağzından çıkacak kelimeleri sabırsızlıkla bekliyorlardı.(..)”
“Fevzi Paşa Hazretleri (Kozan) – Demin verdiğimiz karar mucibince Meclisi Ali Kayseri’ye nakil olunacaktır. (..) Bu mesele bir hafta içinde mevkii fiile konulmalıdır. Yani bir hafta içinde ağırlıklar naklolunmalı. Meclisin müzakere edecek bir kısmı burada kalır. Kısmı diğeri Kayseri’de gerek meclis binasını ve gerek salonunu temin etmek üzere Kayseri’ye gider. (Gürültüler). Bir kısmı kalmak lazımdır. Tehlike olmazsa meclis yine burada kalır. (..)”
Adana Mebusu Damar Arıkoğlu devam ediyor:
“Hükümet namına İcra Vekilleri Heyetinin bu beyanatı Meclis’te top gibi patladı, zaten sinirler gergin, kürsüye çıkan çıkana. Müteaddit celseler aktedildi. Kürsüye gelen mebusların hemen hepsi aynı cesaret, fedakârlık havası içinde konuştular. Açık gizli ne varsa hepsini ortaya döktüler. Ömründe yemin merasiminden başka kürsüye çıkmayan hususi meclislerde bile az konuşan Dersim Mebusu Diyap Ağa da söz aldı: “(..) Efendiler! Biz buraya kaçmaya mı geldik, yoksa kavga ederek ölmeye mi geldik?”
Mustafa Kemal Paşa etrafında toplanmış Türkler için “Yoktan var olmak” anlamında “topyekûn savaş” aşamasına sıra gelmişti, fakat, bu nasıl başarılacaktı?
“Düşmanı vatanın hârim-i ismetinde boğmak için en az 100 bin silahlı askeri cepheye sürmek, yüzlerce topu, onların tükenmez mermilerini bulmak, en az 4000 makineli tüfeği ateşlemek ve bu tüfeklerin her birine iki dakika atış için bir sandık cephane yetiştirmek, nihayet süvariler için at, kılıç, atlar için yem, cephe gerilerine hastane, ilaç, orduya yiyecek, giyecek ve hepsinin üstünde de bu büyük orduya yeteri kadar subay ve çeşitli derecelerde kumandan bulmak lazımdı. Halbuki ordu İnönü muharebelerine girişirken bütün Anadolu’da ancak
5 General vardı. (..)”
“1921 yılında Yunan ordusu (..) genel seferberliğini tamamlamış, Anadolu’da Türk uyruğunda bulunan Rumların, kendi devletlerine karşı ihanetinden faydalanarak, insan ve silah bakımından bizim kuvvetlerimize çok üstün bir duruma geçmiş bulunmakta idi.”
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Kuvvetleri ise, memleketin bütün kaynaklarını harekete geçirmek ve düşman önüne yığmak olanak ve zamanını bulamamıştı. Bu sebeple Türk Ordusu’nun genel stratejisi, düşman taarruzları karşısında mümkün olduğu kadar dayanmak ve geri çekilme manevraları ile ileri hareketlerini frenlemek ve zaman kazanmak, münasip fırsatlarından faydalanarak karşı taarruzlar yapmak yani taktik savunma idi.”
”10 Temmuz 1921 Yunan taarruzları karşısında, zor bir duruma düşen Batı Cephesi Komutanlığı, 18 Temmuz 1921 günü Mustafa Kemal’i Ankara’dan Eskişehir güneybatısındaki Karacahisar’a çağırdı.”
“Atatürk durumu zekasının atikliği ile derhal kavradı. Gerçekçi düşüncesiyle, hislerine kapılmadan durumu inceledi. Orduyu yeniden düzenlemek ve durumu kuvvetlendirmek için, Sakarya’ya kadar 300 kilometre geriye çekilmeye karar verdi. Bu suretle düşman harekât üslerinden uzaklaşacak, Sakarya’da toplu bulunan Türk Ordusu’na dış hatlardan taarruz etmek suretiyle geniş bir cepheye yayılacaktı.”
“Büyük bir yurt parçasının düşmana terki, önemli bir stratejik bölgenin anahtarlarının, yani Eskişehir ve Afyon’un düşmana bırakılması, henüz kurulmakta olan millî direnişi sarsacak moral çöküntü yaratabilirdi. Fakat, orduyu imhadan korumak ve düşman taarruzlarını durduracak bir seviyeye getirmek için Sakarya’ya kadar çekilmek lazımdı. Bu büyük bir düşünsel güce, ruh sağlamlığına, yani cesaret ve karaktere dayanan gerçekçi bir karardı.”
Yazarlar
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021