A.Turan ALKAN
‘Yüzer-gezer milliyetçi oylar’ 2015 ve 16’ya damgasını vurdu. MHP 7 Haziran’la 1 Kasım arasında 2 milyon oy ve 40 vekillik kaybetti. Bu akıl almaz düşüşün sebebi şuydu: 5 ay önce partisini destekleyen 2 milyon MHP’li, PKK terörünün yükselmesinden endişeye kapılıp iktidardaki AKP’ye yöneliverdi.
Karşıdan bakılınca MHP gibi teşkilata sadakati efsaneleşmiş, üç hilâle vurgun ve partili olmayı ‘dâvâ’ ile zihninde birleştirmiş masif bir metânete sahip parti taraftarının aslında hiç de sempati duymadıkları AKP’ye yönelmesi anlaşılır gibi değildi; nitekim bu sürprize en çok AKP’liler şaşırdı.
Niçin böyle oldu? Uzun AKP iktidarı sırasında MHP, seçmenine varoluş gerekçesi olarak sadece ve sadece “AKP’liler çözüm diye memleketi çözüyor ve PKK ile açıktan pazarlık yürütüyorlar. Biz buna müsaade etmeyiz.” fikrini telkin etti ve hiçbir siyasi proje sunmadı. AKP ise gerçekten inkılâpçı bir tutumla terörü, müzakere ile sonlandırmak stratejisini savunurken, “Bunlar satarlar, biz sattırmayız!” propagandasının etkisini fark etti ve dehşete kapıldı. İki seçim arasında terör, âdeta durup dururken yükseltilince ‘milliyetçi yüzer-gezer oylar’ kolayca MHP’den AKP’ye akıverdi. AKP’nin başındaki akıl, milliyetçilik kartını hemen sahipleniverdi. Çözümü inkâr ederek milliyetçi oyların aklını başından aldı ve şimdi tek parti devletine doğru sağlam adımlarla yürüyor.
AK Parti, milliyetçi tezlere karşı serin duruyordu kuruluş yıllarında; AKP ise MHP’yi işsiz bırakan bir popüler milliyetçilik kisvesine kolayca büründü. AKP bakımından bu dramatik bir U dönüşü sayılmaz zira bu partinin artık ideolojik ve fikri bir belkemiği yok; buna mukabil MHP, doktriner duruşu ile gururlanan ve bunu önemseyen bir parti gibi görünürken 7 seçmeninden 2’si 5 ay içinde saf değiştirdi.
Bunlar bildiğiniz şeyler; bilinmesi gereken ise radikal vatanseverliğin, taşıdığı yüksek riskler yüzünden son derece itinalı ve dozunda kullanılması gereken riskli bir ilâç olduğudur. Fransız ihtilâlinde “Vatan tehlikede!” mottosu ile iktidar defalarca el değiştirdi; sonraki yıllarda popülist milliyetçilik, Avrupa’da orta sınıfa bedava dağıtılan en ucuz siyasi meşrûbattı. Varlık endişesine düşürülen, bölünmek ve işgale uğramakla korkutulan ana kitle için popülist milliyetçilik daima işe yarar bir reçetedir. Ulus devlet ideolojisinin uzantısı olarak eğitim hayatına yerleştirilen ‘vatan, bayrak, mukaddesat, birlik, kahramanlık’ gibi kavramların siyasi heyecana dönüştürülmesi, şekil A’da görüldüğü gibi işten bile değil.
O beş ay içinde bunları yaşadık. Bölünme kâbusu uyandırılarak klasik parti aidiyetleri baskı altına alınan kitleler, soğukkanlı emek gerektiren barışa değil, kolay ama kanlı ‘güvenlik’ paranoyasına râm oldular. AKP, onca başarısızlık ve sıkışmışlık ortamı içinde oylarını tam 10 puan artırmayı işte böyle başardı.
Güvenlikçi politikaların Kürt meselesini barışçı bir çözüme ulaştırması imkânsız. AKP’nin amacı da artık şu veya bu tarzda bir çözüme varmak değil; insanları ciddi bir tehlikeyle yüzyüze bulunduğuna inandırarak saflarında tutmak. Taktiğin ilk ayağı başarılı ama çözüm safhasında başarılı olamayacaklar. Bedelini ise her zaman olduğu gibi “Vatan tehlikede!” sinyalini önemsemekten başka vebâli olmayan gariban orta-alt sınıfın evlatları ve aileleri çekecek.
MHP ve AKP’ye göre daha soğukkanlı bir çizgide durması beklenen CHP’nin, birkaç gün içinde milliyetçi popülizmin dümen suyuna düşmesi fecîydi. “Bunu halka anlatamayız.” gerekçesi, bahâne olmaktan çok teslimiyet, daha doğrusu çöküş. CHP’nin Jakoben genetiği, partiyi birkaç ayakoyunu ile AKP’leştiriverdi.
Taş üstünde taş, baş üstüne baş bırakmayarak Kürt meselesinin halledileceğini sanan temiz kalpli kardeşlerim; yine aldatıldınız; bu yolun sonunda sizi kan, gözyaşı ve ızdıraptan başka bekleyen bir şey yok.
Tabii, Türk tipi başkanlığı saymazsak!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.07.2016
13.07.2016
11.07.2016
10.07.2016
8.02.2016
7.02.2016
6.02.2016
4.02.2016
3.02.2016
2.02.2016