Aydın ENGİN

12 Mart 1995’te, yani “12 Mart utangaç faşizmi”nin 24. yıldönümünde kim oldukları o gün bugün bulunamayan ve bilinemeyen “birileri” bir taksi durdurdular. Taksi şoförünü ensesinden vurup öldürdüler. O taksiyi kendileri kullanarak Gazi Mahallesi’ne geldiler. Dört kahvehaneye ve bir pastaneye otomobilden ateş açtılar. Bir kişi öldü, 25 kişi yaralandı.
13 Mart’ta Cumhuriyet beni “Bak bakalım Gazi’de ne olmuş, ne oluyor?” diye yolladı. Istanbul’un dört bir yanından kopup gelen, çoğu Alevi on binlerle birlikte Gazi’ye girdik. Foto muhabiri arkadaşım Erdoğan Köseoğlu’yla... “Şuraya bak abi, Gazi’ye aktık” dedi. Haklıydı: Aktık.
Ertesi gün karakola doğru yürüyen on binlere özel timcilerden hedef gözeterek ateş açıldı. 15 yurttaş daha öldürüldü.
Gazi Mahallesi patladı.
Üç gün, hiç çıkmamacasına Gazi Mahallesi’nde kaldım. Koca odun kütüklerinin ateşiyle gece boyu ışıldayan “Gazi barikatlarının” kâh bir tarafında, kâh öteki tarafında geçen üç uzun gün. Almanya’dan Der Spiegel dergisinden yollanan ve olup biteni izleyebilmek için bizim iki kişilik ekibe katılan meslektaşım Wolfgang Koydl, “Aman Tanrım, Engin biz burada cehennemi yaşıyoruz” dedi. Gazi’den genç bir devrimci “Ne dedi” diye sordu. Türkçeye çevirdim.
Delikanlı omuz silkti: Biz bunu her gün yaşıyoruz.
Koydl ve ben onu anladık
***
Tam 20 yıl sonra yine Gazi’deyim. Kendime “Burası orası mıydı” diye sorduğum Gazi’de
Sefil gecekonduların arasında tek tük birkaç katlı apartmanın bulunduğu Gazi yerine artık hiç gecekondu görülemeyen, hepsi neredeyse bakımlı apartmanlara dönüşmüş Gazi Mahallesi’nin sokaklarında, kahvelerinde, cemevinde rastgele dolandım.
Iki yanı tarla olan bir yoldan girilen Gazi Mahallesi’ne artık iki yanı apartmanlarla kuşatılmış, uzaklarda TOKİ kuleleri denen çok katlı beton insan silolarının görüldüğü bir yoldan giriliyor. Bir zamanlar sahiden çiftlik olan Sultan Çiftliği de artık göz alabildiğine binayla dolmuş ve Istanbul’un en büyük ilçelerinden birine Sultangazi’ye dönüşmüş, Gazi Mahallesi’ni de içine almış.
Ama Gazi Mahallesi yirmi yıl önceki gibi hâlâ yoksul, itilmiş, devletin kuşkuyla baktığı, yani bakmadığı bir koca mahalle...
Işsiz, aşsız, mesleksiz, geleceksiz gençlerin kol gezdiği; uyuşturucu perakendecilerinin (torbacı deniyor) her köşe başında tezgâh açtığı, hırsızlığın günlük ve sıradan bir olaya dönüştüğü Gazi Mahallesi’nde kamu güvenliğine olağanüstü önem verdiğini söyleyen devlet, bir değil iki gözünü birden kapatıyor...
Gazi yine “devrimci” örgütlerinin hemen tümünün az ya da çok yuvalandığı bir mahalle. Ama Halk Cephesi adını kullanan DHKP-C yandaşlarının açık ara ile ağır bastığı bir mahalle.
Işsiz, aşsız, mesleksiz, geleceksiz gençlerin kol gezdiği; uyuşturucu perakendecilerinin (torbacı deniyor) her köşe başında tezgâh açtığı, hırsızlığın günlük ve sıradan bir olaya dönüştüğü Gazi Mahallesi’nde kamu güvenliğine olağanüstü önem verdiğini söyleyen devlet, bir değil iki gözünü birden kapatıyor...
Gazi yine “devrimci” örgütlerinin hemen tümünün az ya da çok yuvalandığı bir mahalle. Ama Halk Cephesi adını kullanan DHKP-C yandaşlarının açık ara ile ağır bastığı bir mahalle.
Siz son cümleyi belki de sadece “Teröristler Gazi’de egemenmiş” diye algıladınız. Bu gerçeğin bir yüzü. Ama öteki yüzü de var. Gazi’de iş tutan torbacıları, gasp çetelerini, hırsız şebekelerini izleyen, yakalayan, teşhir eden, kendilerine özgü yöntemlerle cezalandıran, mahalleden püskürten de Halk Cephesi. Mahallelinin çetelerle baş etmek için başvurduğu dernek ve benzeri örgütlenmelerde de Halk Cephesi’nin imzası var.
Devletin Gazi’ye nasıl “baktığı” sayfalar ve sayfalar dolusu anlatılabilir. Ama bir örnek yetsin. Bakırköy civarında esrar, bonzai, hatta eroin satan iki torbacıyı yakalayan polisler onlara “Ulan sizi bir daha buralarda görmeyelim demedik mi? Gidin Gazi Mahallesi’nde iş tutun” diyerek kovaladılar...
20 yıl önceki Gazi Mahallesi ile bugünkü Gazi Mahallesi arasında çok fark var ve hiç fark yok...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021