Aydın ENGİN
Bilindiği üzere her ülkede olduğu gibi ülkemizde de Örgün Eğitime 5–27 yaş arası kimseler, diğer yaştaki kimseler de çeşitli programlarla Yaygın ve Yetişkin Eğitim Programlarına alınmaktadır. Çalışma Çağında olan 16 yaş üstü kimselere de ayrıca ‘Hizmet İçi Eğitim ve Yetiştirme Programları’ sunulmaktadır. Görüldüğü üzere hem eğitim verilen çağ nüfusu hem de eğitim alan kimselerin ‘yaş aralığı’ oldukça çeşitlilik arz etmektedir.
Buna karşılık eğitimin temel hedefi ve amacı değişmemektedir. Bunu da tarif etmeye çalışırsak; Eğitim, hangi ‘çağ nüfusuna’ ve ne kadar süre ile verilirse verilsin, kişide ‘önceden tasarlanmış istendik - kasıtlı – davranışlar edindirme uğraşılarıdır’ denilebilir. Bunun yanında Temel Eğitim dışındaki her formattaki (biçimlendirilmiş) eğitimin temel hedefi kişiye ileride üsteleneceği iş ve işlevlerle ilgili nitelikler kazandırmaktır.
Pek tabiidir ki bu temel nitelik de hemen anlaşılacağı üzere ‘çalışma yaşamında alacağı role’ uygun nitelikler olacaktır. Bunun dışındaki formasyon ve motivasyonlar içi boş, yozlaşmaya mahkum, boşa kürek çekilen, ve karşılığı olmayan ‘etkinlikler manzumesi’ olacaktır. Dünyaya ve bu arada ülkemize bu temel yaklaşım doğrultusunda yakından bakacak olursak temel hedeflerini yukarıda zikrettiğimiz biçimde objektif kriterler üzerine oturtmuş ülkelerin bu alanda harikalar yarattıklarını diğerlerinin ise ‘düz yolda şaşırarak’ adeta ‘nal’ topladıklarını görürüz.
Eğitimde diğer bir handikap da bütün eğitim çalışma ve süreçlerinde ‘aklı inançtan, bilimi dinden ayırmanın elzem ve gerekli olduğu hususudur. Çağlar boyu tarih sahnesinde eğitimle elde edinilecek kazanımlara her zaman kendi bildiklerince müdahale eden her türden ‘ruhani müdahaleciler’ zaman zaman aklın alamayacağı zararları vermekte beis görmemişlerdir. Kimi zamanlarda bu müdahaleler iyi niyetlerle yapılmış kimi durumlarda meydana gelen gelişmeler kendilerinin felaketi olarak görüldüğünden son derece gaddarca girişimlerle yapılan bilimsel nitelikteki katkılar hunharca yok edilmiştir.
Temel Eğitimde ana yaklaşım, eğitim alana üç kategoride oluşmuş bilgi kaynaklarını, zihin ve yetenekleri düzeyinde olmak üzere; Doğa’nın, Toplum’un ve İnsan Düşünce’sinin Gelişiminin Yasaları’nı onlara kazandırmaktır. Bundan sonra Yetişkin Eğitiminde takip edilecek esas hedef de, Çalışma Yaşamının genel kategorilerini oluşturan; Üretim, Hizmet ve Ticaret ana faaliyet kollarında çalışanlara yönelik İnsan Kaynaklarının planlandığı ve bu plan doğrultusunda, sürekli, değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dinamik ve işlevsel bir yapıda etkinlikler, sürekliliklerinden bir şey kaybetmeden gerçekleştirilmelidir. Bu doğrultudaki çalışmalarda, gelişmeyi sürekli besleyen ilişki bağı,
Temel bilimsel çalışmaların Teknoloji alanındaki çalışmaları desteklemesi, bu alandaki çalışmalar da Üretim’i, Hizmet’i ve Ticaret etkinliklerini beslemesidir. Bu ilişkiler tabii ki iki yönlüdür. Reel Sektör’ün (Üretim, Hizmet ve Ticaret) alt segmentleri, oluşturdukları potansiyellerle Bilimsel ve Teknolojik çalışmaları lojistik olarak besleyerek bir sonraki evrede daha büyük bir gelişmeyi her alanda tetiklemeye devam edeceklerdir.
Bütün bu çalışmalarda sürekli gerçekleştirilen hizmet içi eğitim, gerekirse yeniden eğitim, nitelikli insan gücünün sürekli sağlanmasını ve elde bulundurulmasını sağlayacaktır. Pek tabiidir ki bütün bu etkinliklerin ana unsuru olan insanın, başta İnsan Hakları olmak üzere Demokratik kazanımları örselenmeden gelişimi sağlandıkça gelişmeden bütün insanlık hiçbir zarar görmeden, katkısı oranında yaralanacaktır. Yalnız ülkemizde değil bütün dünyada da temel düstur bu olmalıdır.
Etrafınıza bir bakın! Bu temel yaklaşım doğru ve adil bir şekilde uygulanmadığından hem yakın hemde uzak çevremizde çeşitli büyüklükte kıyamet ve hengâmeler kopmaktadır! Buna da kısaca ‘Politik Faaliyet denmektedir!
Saygılarımla,
Em. Öğr. Gör. Sezgin ÖZCAN(sezginozcan81@hot mail. Com)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021