Burhanettin DURAN
Her geçen gün emin olduğum bir gerçeklik var. Birkaç yıldır ülkemiz tarihin akışının hızlandığı bir dönemden geçiyor. Bir yıla o kadar çok şey sığıyor ki geriye baktığınızda yaşananları ihata etmekte zorluk çekiyorsunuz.
Bugün uğurladığımız 2016'nın muhasebesi için de aynı şey geçerli. Ancak yedi olayı hem 2017'yi hem de sonrasının trendlerini etkileyecek önemde görüyorum.
Hepsi birbiriyle etkileşimde olmakla birlikte üçü iç siyaset dördü de dış politikayla ilişkili:
İçte, 15 Temmuz darbe girişimi; DEAŞ, FETÖ ve PKKPYD terör örgütleriyle mücadele ve Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş. Dış politikada ise Rusya ve İsrail'le normalleşme; Fırat Kalkanı Operasyonu; Brexit ve Trump'ın yeni ABD başkanı seçilmesi. Bunlardan hareketle 2017'de bizi neler beklediği üzerine tahminlerde bulunayım.
Kanlı darbe girişiminin bastırılması Türkiye siyasetini hem yapısal hem de kültürel kodlar açısından dönüştürdü.
Demokrasimizin dönüm noktasında sivil direniş sayesinde millet iradesi yeni bir anlam ve ruh kazandı. Üç terör örgütüyle mücadele azmi ve hükümet sistemi değişimi iradesi bu ortamda vücut buldu.
15 Temmuz önümüzdeki yılların siyasetini şekillendirecek en önemli meşruiyet kaynağı, kriteri. Komisyonda 18 madde olarak kabul edilen anayasa değişikliği ise sivil siyasetçilerin Cumhuriyet tarihinde hükümet sistemimizi değiştirme yönündeki en kritik hamlesi.
Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş sürecinde önce bir referandum; kabul edilirse de, 2019'a kadar hazırlık dönemi yaşayacağız. Bu dönemde lider anlayışımız, siyasi parti yapılarımız, seçim sistemimiz ve kurumlarımız önemli bir dönüşüme uğrayacak.
Türkiye'nin iç meselesi olmaktan çıkan terörle mücadelenin yoğunluğu devam edecek. Terörle mücadele Suriye ve Irak'ın geleceğine ek olarak ittifak anlayışımızı ve bölgesel ilişkilerimizi belirlemeyi sürdürecek.
Rusya ile ilişkileri normalleştirmemiz ve Fırat Kalkanı Operasyonu dış politikada yeni bir aktivizm sürecini başlattı.
Yeni güvenlik konsepti etrafında halen El-Bab'da Deaş ile savaşıyoruz. PKKYPG'yi Suriye ve Irak'ta en yakın tehdit olarak görüyoruz. Bu aktivizm bölgesel rolümüzü güçlendirdiği kadar kapasite inşasını da zorunlu kılmakta.
Suriye'deki ateşkesin Astana barış süreci ile sonuçlanması ve PKK-YPG ile mücadele yeni yılın öne çıkan hususları olacak. Ancak iki küresel olayın (Brexit ve Trump'ın seçilmesi) alacağı seyir Türkiye'nin tercihlerini etkileyecek trendler konumunda.
Britanya'nın AB'den ayrılması "birlik" fikrinin krizine ve popülist milliyetçiliğin ayak seslerine işaret ediyor. Göçmen ve İslam karşıtlığından da beslenen popülist baskı ise Avrupa'yı içe kapatıyor. Bu baskı temmuza kadar Almanya ve Fransa seçimlerinde merkez siyasetçileri hayli zorlayacak.
AB'de stratejik bir liderlik oluşursa Türkiye-AB ilişkileri Britanya örneği göz önüne alınarak yapıcı bir yere gider.
Geri kabul ve vize serbestliğine makul çözüm bulunur. Aksi takdirde ilişkideki gerilimlerin kopuşlara savrulması da ihtimal dahilinde.
Kuşkusuz Trump yönetiminin ABD'nin küresel rolüne dair yaklaşımı 2017 ve sonrasının en etkili faktörü olacak.
"Liberal dünya düzeninin sonu" muhabbetini sık duyacağız. Obama'nın giderayak Rusya ile siber saldırılar üzerinden yaşadığı gerilime bakılırsa ABDRusya arasında kısa dönemde hızlı bir bahar havası esmeyebilir. Cumhuriyetçi ağırlıklı Senato'nun önüne bırakılan "saldırgan Rusya" mevzusu Trump için kolay lokma değil. Obama'nın "dahası gelecek" dediği hatırlanırsa.
Nihayetinde Trump'ın Rusya ve Çin ile oluşturacağı yeni ilişki, küresel düzeni şekillendirmekle kalmayacak.
Bölgemizdeki güç mücadelesini ve çatışmaları da kızıştırabilir. Yine de Trump'ın Ortadoğu politikasının Türkiye'ye Deaş ve YPG ile mücadelede fırsatlar sunması muhtemel.
İslamofobi konusu ise gerginlik alanı olmaya aday. Ekonominin ve güvenliğin daha öne çıkacağı bir küresel jeopolitik beklemeliyiz vesselam.
Hayırlı seneler.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020