Burhanettin DURAN
Şansölye Merkel'in Ankara ziyareti iki ülkenin karşılıklı pozisyonlarını netleştirmekten öteye geçemedi. Daha fazlası ümit edilebilirdi ama beklenmiyordu.
Türkiye'de nisandaki referandum ve Almanya'da eylüldeki seçimler sebebiyle...
Görüşmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, "PKK ve FETÖ ile mücadelede işbirliği" ihtiyacını öne çıkarırken Merkel "demokratik değerlerin vemuhalefetin" önemine dikkat çekti.
Merkel'in acil derdi geri kabul anlaşmasının iptalini önlemekti. Trump döneminde Avrupa'nın gittikçe daha fazla yükünü üstlenmek zorunda kalacak olan bir siyasetçi olarak önce parlamento seçimlerini sıkıntısız geçirme telaşında.
Dünkü yazımda bahsettiğim "jeopolitik anaforun" etkileriyle uğraşmayı daha sonraya bırakmış durumda. Erdoğan ile görüşmesinin basın açıklaması kısmında Merkel'in "ifadeözgürlüğü, bağımsız mahkeme ve referandumda AGİT temsilcisi" gibi vurgularda bulunması görüşmenin gergin geçtiğinin işaretiydi.
Ancak aradaki gerginliğin apaçık yansıması Merkel'in DEAŞ'tan bahsederken "İslamcı terör" ifadesini kullanmasına Erdoğan'ın verdiği tepkiydi. Erdoğan bu ifadenin kullanılmasının doğru olmadığını ve Müslümanları ciddi manada üzdüğünü vurguladı:
"Çünkü İslam ile terör bir araya gelemez. İslam'ın kelime anlamı barıştır.
Dolayısıyla kelime anlamı barış olan bir ifadeyi eğer biz terörle yan yana getirirsek bu, o dinin mensuplarını üzer... Ben şahsen Müslüman bir cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem. Şu anda dünyada DEAŞ'a karşı bizim verdiğimiz mücadeleyi veren ikinciülke yok."
Merkel'in, "İslami" ile "İslamcı" arasında ayrım yaptığını söylese bile, "İslamcı terör" ibaresinde ısrarcı olması Batı dünyasının içine girdiği yeni alacakaranlık kuşağına işaret ediyor.
"Müslüman göçmen" korkusu ile birleşen "İslami/ İslamcı terör" tanımlaması hem İslamofobiyi hem de Batı karşıtlığını besleyen söylem konumunda.
Yine Merkel'in ısrarı gösterdi ki Batı'nın ötekisini "İslam" kelimesinin türevleri ile birlikte açıklaması "popülist, otoriter Trump" ile sınırlı değil. Avrupa'nın "değerlerini" savunma gayretindeki Merkel, liberallerin eleştirdiği Trump'ın çizgisine oldukça yakın.
Batı'nın tümünde görülen bu savrulma üç evreden geçmekte.
İlki, 11 Eylül sonrası takip edilen terörle mücadele politikasının İslam dünyasını radikalliğe boğacak bir süreçte yürümesiydi.
Başkan Bush'un Afganistan ve Irak işgallerinin yarattığı terör önce Müslümanları vurdu; sonra tüm dünyaya yayıldı.
İkinci darbe Arap isyanlarının demokratik ve sivil taleplerine kulakların tıkanmasıydı.
Bunun günahı da Obama yönetiminin...
Başkan Obama'nın süslü laflarının gölgesinde "ılımlı İslamcı" hareketler bastırılırken otoriter rejimler kendini konsolide etti.
Müslüman Kardeşler'in "demokratik dönüşümü" engellenirken radikallerin dünyasına yeni tohumlar atıldı.
Hatta Batı ile ilişkisini milli menfaatleri doğrultusunda yeniden tanımlamak isteyen AK Parti'yi bile Batı'nın sözde liberalleri "otoriter İslamcı" olarak resmetmekten çekinmediler.
Hiçbir "İslam" politikası başarılı olmayan ABD'nin şimdiki başkanı Trump ve ekibi üçüncü bir evrenin işaretlerini veriyor. O da ılımlı -radikal İslamcı ayrımını tümüyle kaldırmak.
İslami taleple ilişkilenen her türlü siyaseti, aktörü "İslamcı terör" olarak nitelemek.
İşte Erdoğan'ın "İslamcı terör" ibaresine verdiği tepki Batı dünyasının tümünü bu kötü gidişatla ilgili uyarma amaçlıydı. Hem Berlin'i, hem Brüksel'i hem de Washington'u...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020