Burhanettin DURAN
Washington ile Ankara arasındaki gergin ilişkilere vize krizi de eklendi. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Türkiye'den yapılan vize başvurularını askıya aldı. Bu kararın alınmasında "son zamanlarda yaşanan olaylara" işaret edilerek "ABD misyonunun tesis ve personel güvenliği" gerekçe gösterildi.
Türkiye'nin Washington büyükelçiliği de "mütekabiliyet prensibi" gereği aynı gerekçelerle Amerikalılar için vizeleri askıya aldı. Bu krizin arkasında kuşkusuz ABD'nin İstanbul başkonsolosluğunda çalışan görevlinin FETÖ operasyonunda gözaltına alınması bulunuyor. ABD'lilerin gözünde Pastör A. Brunson'un FETÖ üyeliğinden tutuklanması da vize krizine giden bir önceki kilometre taşıydı.
Ve Ankara'nın tutukladığı ABD vatandaşları ile Gülen ya da diğer FETÖ'cüleri "takas yapma" niyetinde olduğu düşünülüyor. Dahası, Washington'da bazı kurumlarda "Erdoğan'a taviz veriyoruz, tavrımızı göstermeliyiz" görüşünde olanların sesi yükselmeye başladı.
Türk basınındaki "anti-Amerikan" söylemlere de dikkat çeken bu kesim Erdoğan eleştirisini yeni bir düzleme taşıyor. ABD medyasındaki Türkiye karşıtı kampanyaya yeni bir malzeme sağlıyor. "Türk liderin yaptıklarıyla ABD'yi aşağıladığı" argümanını dolaşıma sokuyor.
Bu seslerin Türkiye ve Erdoğan karşıtı ideolojik ortamda ABD "milliyetçi" duygularına hitap ettiği anlaşılıyor. Darbeci FETÖ liderinin iade edilmemesi ve YPG'ye verilen askeri destek sebebiyle Türkiye'deki "milliyetçi hissiyatın" ABD'ye yönelik derin rahatsızlığından bahsetmeye gerek bile yok.
Bu "milliyetçi, tepkisel" gidişat iki ülke arasındaki mevcut gerilimleri çözmeye katkı sağlamadığı gibi rasyonel işbirliği alanlarını da gereksiz yere sıkıntıya sokacaktır.
Türk-ABD ilişkilerindeki mevcut yapısal kriz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump'ın "birlikte çalışma" kararlılığı ile yönetilebiliyor. Sorunları paranteze alarak yürümeye çalışıyorlar. Ancak Trump'ın iktidarını bir türlü konsolide edemediği ve Obama'dan farklı bir Ortadoğu ve Türkiye politikası oluşturamadığı aşikâr. Bu yüzden iki lider arasındaki yakın ilişki "krizi" aşmaya değilse "yeni gerilimlerin çıkmasına" engel oluyordu.
Vizelerin askıya alınması ABD kurumlarının iki lider arasındaki ortak iradeyi aşındıracak yola girdiğini düşündürüyor. Bu tür gerilimlerle Trump, Türkiye konusunda "milliyetçi bir baskı altına" alınabilir. Trump'tan hoşlanmayan bürokratların Türkiye-ABD ilişkilerine böylesi bir irrasyonaliteyi dahil etmesini çok sorunlu buluyorum.
İki ülke arasındaki müttefiklik ilişkisi zaten Suriye iç savaşı ve FETÖ sebebiyle ciddi yaralar aldı. Düşünün, iki NATO müttefiki Rakka operasyonunu birlikte yapamazken Türkiye, Rusya ile Astana sürecini, çatışmasızlık bölgelerini ve İdlib operasyonunu koordine edebiliyor. Ankara Moskova'dan S-400 füzeleri alabiliyor.
Bu gidişatı Erdoğan'ın "ideolojik" tercihleri olarak açıklamak anlamsız ve faydasız. Ankara, Washington'ın "taktik" diye gördüğü politikalardan (YPG desteği ve FETÖ'yü sahiplenmesi) hayati ölçüde "tehdit" algılar hale geldi. Ve Obama'nın Suriye politikası Türkiye'ye o kadar zarar verdi ki Ankara hasımları ile çözüm arar hale geldi.
Gelinen noktada karşılıklı milliyetçi tepkilerle gerilimi artırmanın kimseye faydası yok. Washington, öncelikle Türkiye'deki ABD eleştirisini gündem yaparak anlamaya çalışmalı. Sonra da seçilmiş bir alanda nitelikli işbirliğine yönelmeli.
Sözgelimi Washington, FETÖ politikasını gözden geçirerek ilişkilerde yeni bir sayfa açabilir. Kemal Batmaz hakkında paylaşılan bilgiler bu yeni politikanın ilk göstergesi olmalı, devamı gelmeli. Vize gerilimi "yapısal krizi" derinleştirmek yerine somut bir iyileşmenin başlangıcı olmalı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020