Eser KARAKAŞ
“Cahiller” kelimesi çok şık gibi durmuyor ama maalesef bu kelimeyi kullanmak gerekiyor çünkü Türkiye’de ekonomi politikalarını yapanlar ısrarla hatta inatla 1999 senesinde Nobel ekonomi ödülü almış bir kuramı görmemezlikten geliyorlar.
“Görmemezlikten geliyorlar” ifadem de biraz abartılı bulunabilir çünkü belki ilgili zevat bu kuramı hiç duymamış, bilmiyor da olabilir.
Ancak, bu durum, ya “görmemezlikten gelme”, ya hiç duymamışlık hali” tam bir cehalet durumu çünkü bu cehaletin sonuçları çok ağır oldu, oluyor ve işler böyle giderse daha da olacak.
Prof. Mundell’in 1960’lardan beri yaptığı çalışmalar 1999 senesinde kendisine Nobel ekonomi ödülü getiriyor, kanımca da çok doğru bir Nobel tercihi, çünkü ekonomi politikalarında çok önemli bir kuramı formüle ediyor Prof. Mundell.
Prof. Robert Mundell’in tezi sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ülkede ya da bölgede eşanlı olarak hem kurları hem de faizi baskılayamayacağınız doğrultusunda.
Türkiye’de son zamanlarda bu konuda da geri adımlar atılmış olsa bile 1989 tarihli 32 sayılı karardan günümüze sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ülke.
Mundell’in tezi böyle bir ülkede aynı zaman diliminde hem kurları hem de faizi baskılarsanız sistemin tıkanacağını, krizler çıkacağını söylüyor.
Yakın geçmişte dünyada yaşanan önemli ekonomik krizlerin bir bölümünün altında da bizimkine benzer cehalet ortamları yatıyor; 1995 Meksika krizi, 1997 Asya krizi diye bilinen krizlerin altında hep bu ünlü uyumsuzluğu, hatta imkansızlığı görmemek, görememek vardı.
İmkansızlık denen şey sermaye hareketleri serbest iken kurları ve faizi beraber bastırmak istemek; olmuyor, olması mümkün değil.
Ha, bir cahiller grubu bunu deniyorlar bir yerlerde ama bu denemelerin maliyeti çok ağır oluyor, şekilde görüldüğü gibi.
Türkiye’de faizler ağır bir baskı altında.
Enflasyon yüzde 80, Hazine tahvil faizleri yüzde 26, yüzde 27, bankaların kredi faizlerine üst sınır getirmek için bin bir hokkabazlık yapılıyor ve Merkez Bankası politika faizi yüzde 13; izleyebildiğim kadarıyla bu enflasyon ortamında faiz indiren tek Merkez Bankası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası.
Peki ya kurlar?
Kurlar da ağır baskı altında.
Cuma günü ABD’de yapılan geleneksel bir merkez bankacılığı toplantısında FED Başkanı Jeremy Powell piyasalarda sıkılaştırmanın artacağını, enflasyonla mücadeleye güçlendirerek devam edeceğini tekrar etti.
Avrupa Merkez Bankası da bugüne kadar sürdürdüğü daha gevşek politikaları yavaş yavaş geride bırakacağının net sinyalini verdi.
TÜİK’in bugün (Pazartesi) açıkladığı dış ticaret istatistiklerinde dış ticaret açığının Temmuz 21-Temmuz 22 artışının yüzde 147 olduğu ortaya çıktı.
Finans sisteminin bir anlamda kalbi olan SPK’da (Sermaye Piyasaları Kurulu) yaşanan yolsuzluklar yavaş yavaş kamuya yansıyor.
KKM (Kur korumalı mevduat) saçmalığı ile dövizi kontrol etmek için kullanılan vergi parası ve Merkez Bankası kaynakları skandal boyutlara ulaşıyor.
Ancak, tüm bu gelişmelere rağmen, kurlarda bu gelişmelere paralel bir kıpırdanma yok.
İşin içinde kamu bankaları da olduğu için haftalık olarak kurları kontrol için ne kadar kamu parası kullanılıyor tam bilemiyoruz ama tahminler ayda bir milyar doların bu amaçla kullanıldığı, haftada yaklaşık iki yüz elli milyon dolar kadar dolar satıldığı yönünde.
Hem faizin hem kurun eşanlı olarak baskılandığı çok açık, öte yandan da sermaye hareketlerinin serbestliği devam ediyor.
Aman lütfen yanlış anlaşılmasın, yapılması gereken asla sermaye hareketlerinin kısıtlanması değil, sermaye hareketleri serbest iken faizi ve kuru baskılamak saçmalığından vazgeçmek.
Bu yanlış tercih yeni değil, sadece ben bile bu konuda çok sayıda yazı yazdım ama yanlışta ısrar devam ediyor.
Gelinen büyük kriz ortamında bu yanlışın büyük payı var ama endişem durumun çok daha büyük vahamet kazanması.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025