Eser KARAKAŞ
Bu yazının futbolle, Dünya Kupası ile hiç ilişkisi yok ama siyaset-hukuk ilişkisini tartışırken futbolün kurallarından bahsedeceğim için başlığa bu güzel oyunun ismini de taşıdım.
Geçtiğimiz iki ay ve özelikle de son ay Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri nedeniyle siyaset ana gündemi maddesi idi; Rusya’da oynanan Dünya Kupası nedeniyle de futbol ama her zaman olduğu gibi gündemde pek olmayan şey hukuk ama artık anlamalıyız ki hukuk ve özellikle de evrensel hukuk ilkeleri üzerinde toplumsal mutabakat sağlamadan siyasette düzlüğe çıkmamız pek mümkün değil.
Siyaset bir yarış, kamu hizmeti miktarı ve niteliği üzerinden gerçekleşen, daha doğrusu gerçekleşmesi gereken bir demokratik yarış.
Ama bu yarışın, her yarışta olduğu gibi, üzerinde herkesin mutabakat sağlamış olması gereken kuralları da olmalı.
Taraflar oyunun kuralları yani hukuk ilkeleri üzerinde mutabakat sağlamadan gerçekleşen yarışların gerçek bir siyaset yarışı olması pek mümkün değil.
Pazar günkü seçimlere giren tarafları biliyoruz, tekrar saymıyorum.
Bir parti başkanının, ortada daha doğru dürüst bir iddianame bile yokken, bu yarışa hapishaneden katılıyor olması bile bu siyasi yarışı adil bir yarış olmaktan çıkardı.
Yarış sahasının, memleket de diyebilirsiniz, OHAL koşulları altında olması, yarışı yine çok büyük ölçüde dejenere etti.
Adaletsiz baraj meselesi tek başına çok büyük bir sorun.
80 milyon vatandaşın ödediği vergilerle, başka kamusal kaynaklarla faaliyet gösteren TRT’nin, Anadolu Ajansının tavırları da yarışın, hukukun köküne kibrit suyu dökmek demek idi.
Bu durum da, paradoksal olarak, kanımca en çok yarışın sözde galibinin meşruiyetine gölge düşürüyor, en çok, belki de hakkıyla elde edilmiş bir zaferi tartışılır hale getiriyor.
Temel hak ve özgürlüklerde, ifade hürriyetinde, yargısal süreçlerde, basın yayın hukukunda evrensel ilkeler üzerinde mutabakat sağlamadan girilen siyasal yarışlar özünde kaosa dönüşüyorlar.
Dünya Kupasında çok keyifli maçlar izliyoruz.
Bu maçları keyifli kılan en önemli faktör tüm takımların herkesin üzerinde mutabakat sağlamış oldukları kurallar çerçevesinde yarışıyor olmaları.
Hırvatistan üç korner bir penaltı, İzlanda ayakla kullanılan taçlar, Brezilya ofsayt kuralı olmayan bir ortamda futbol oynamaya kalkarlarsa ortada ne futbol kalır, ne dünya kupası ne de temaşa keyfi.
Hakemler arada sırada hatalar yapıyorlar, doğrudur ama bu hatalar takdir hatalarıdır, kural hatası yapamazlar.
Bizim siyaset dünyamızda ise, en başta meselenin finansman ayağı, basın yayın hukuku ve kurumları (TRT, AA), baraj meselesi olmak üzere, sayısız kural hatası ile birlikte yarış gerçekleşiyor, dolayısıyla da ortada sonucun herkes tarafından meşru olarak algılanacağı bir yarış falan kalmıyor.
Hukuk temeli sağlam olmayan siyaset bir kaostur, kakafonidir, hatta sahtekarlıktır.
Siyasete temel olarak farklı hukuk düzeyleri de önerilebilir ama bu farklı önerilerin en doğrusu hiç kuşkusuz çağın en ileri hukuku olarak tanımladığımız evrensel hukuktur.
Tüm partiler yüzde yirmi seçim barajında, açık oy, kapalı sayım prensibinde, ifade özgürlüğü yoksunluğunda mutabakat sağlasalar bile önemli olan mutabakat değil, söz konusu mutabakatın evrensel hukuka uygunluğu olacaktır.
Türkiye’nin, AB süreci dışında kaldığı müddetçe, siyaseti, üç korner bir penaltı ilkesi doğrultusunda, zavallılığı, etkinsizliği, adaletsizliği, garipliği ile götüreceği, sürdüreceği anlaşılmaktadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025