Eser KARAKAŞ
Dün (31 Mayıs 2019) TÜİK, 2019 senesinin ilk çeyreğine ilişkin büyüme (küçülme) oranını açıkladı.
Açıklanan sonuçlara göre Türkiye ekonomisi 2019 yılının ilk çeyreğinde geçen senenin (2018) ilk çeyreğine oranla yüzde 2.6 küçülmüş.
2018 senesinin son çeyreğinde de 2017 senesinin son çeyreğine oranla Türkiye ekonomisi yüzde 3.0 küçülmüş idi.
2019 senesinin ilk çeyreğinin büyüme (küçülme) oranının kaynaklarına baktığınızda da çok sevimsiz bir tabloyla karşılaşıyoruz:
TÜİK’in açıkladığı verilere göre Gayrisafi Sabit Sermaye Oluşumu (GSSSO yatırım demek) 2019’un ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 13 daralmış, muhtemelen en sevimsiz durum bu.
2018 genelinde bu oran yani yatırımların gerilemesi yüzde 1.7 idi; 2018’in son çeyreğinde ise GSSSO, 2017’nin son çeyreğine göre yüzde 12.9 gerilemiş idi.
Yatırım hacmi sürekli ve artan bir düşüş içinde, büyümenin eksi 2.6 çıkmasında en büyük pay muhtemelen bu, bu durum işsizlikteki artışın da temel nedeni.
Bu arada 2019 ilk çeyreğinde devletin nihai tüketim harcamaları 2018’in ilk çeyreğine göre yüzde 7.2 artış göstermiş, 2018’in genelinde de devlet nihai tüketim harcamalarının artış oranı yüzde 3.6.
Manzara şu: Yatırımlar düşüyor (ciddi oranda) ama devlet harcamalarını kısmayarak küçülmeyi belirli bir seviyede tutmaya gayret ediyor; hesaplamalar bu devlet tüketim harcamaları olmasa küçülmenin eksi yüzde 3.6 olacağını gösteriyor ama temel gerçek yatırımlar olmaksızın devlet tüketimi ile büyümenin sürdürülemeyeceği.
Devletin nihai tüketim harcamalarının bu ölçüde artması ciddi diyebileceğimiz bütçe açıklarına neden oluyor, muhtemelen Haziran sonunda 2019 senesi için öngörülen 80 milyar TL’lik bütçe açığına ulaşılmış olacak.
Bu durumun faiz oranlarını ve faiz oranları üzerinden yaşanacak kovma etkisini yani özel yatırımların azalması meselesini nasıl etkileyeceğini okurun insafına bırakıyorum.
Dış ticaret verileri de küçülme oranları ile tutarlı.
İthalat 2019’un ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 28.8 daralmış.
İthalatın 2018 senesinde gerileme oranı ise yüzde 7.9 idi.
İthalatın bu ölçülerde ve artarak süren daralmasının en temel nedeni hiç kuşkusuz büyümenin eksi çıkması; büyüme eksiye döndüğünde daha az enerji ithal ediyoruz, fabrikaların çarkları çok daha yavaş dönüyor, aynı fabrikalar daha az ara malı ve sermaye malı ithal ediyorlar, ithalat düşüyor ama bazıları ya cehaletten ya da milleti cahil yerine koyarak bu durumu çok olumlu bir gelişme olarak sunuyorlar, her iki durumda da Allah akıl fikir versin.
Tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’de kişi başına düşen dolar bazında gelir 2007 seviyesinin de altına inmiş oldu; başka bir ifadeyle 12 senedir bırakın patinaj yapmayı ufaktan ufaktan geri vitese de takmış görünüyoruz.
Bu verilere TÜİK’in dün açıkladığı büyüme (küçülme) verileriyle birlikte çok sayıda yerden ulaşabilirsiniz, ben de küçük bir özet yapmaya gayret ettim; detayları merak edenler TÜİK’in sitesine girip öğrenebilirler.
TÜİK’in sitesinden Nisan 2019 itibarıyla trafiğe kayıt yaptıran motorlu taşıt aracı sayısının geçen senenin (2018) aynı ayına (Nisan 2018) göre yüzde 44.2 azaldığını da görüyorsunuz; muhtemelen bu somut durum ekonominin içinde bulunduğu durumu daha bir net gösteriyordur.
Benim esas merak ettiğim konu ise bu büyüme (küçülme) verilerinin 23 Haziran İstanbul seçimlerini nasıl etkileyeceği konusu.
Araştırmalarına saygı duyduğum bir öğretim üyesi mesela işsizliğin oy verme durumuna etkisinin sanıldığı kadar büyük olmadığını ifade ediyor; işsizlik-oy verme biçimi arasındaki ilişkinin zayıflığı acaba milli gelir azalması, fakirleşme, alım gücünün düşmesi için de geçerli mi?
Yoksa ekonomik koşullar ile oy kullanma biçimi arasındaki ilişki son senelerde güçlendi mi?
2002 AKP zaferi ile 1999 ve 2001 ekonomi krizleri arasında bir ilişki yok mu gerçekten?
DSP-ANAP-MHP koalisyonunun taraflarının 2002 seçimlerinde TBMM’ye giremeyişlerinin altında yatan temel belirleyici ekonomi değil mi idi?
31 Mart seçimlerinde AKP’nin İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı ve başka şehirleri kaybetmesinin altında vicdani meseleler mi yoksa ekonomi mi ağır bastı?
23 Haziran seçimlerinde de muhtemelen bu ikili, vicdan ve ekonomi, yine seçim sonuçlarında beraberce belirleyici olacak muhtemelen.
Siyaset bilimciler hangisinin ağır basacağını bize söylerler herhalde.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025