Fehmi KORU
Yeryüzünde piknik alışkanlığında bizim kadar ileri başka bir millet olduğunu sanmıyorum. Havalar biraz ısınsın, birden bire denize yakın yerlerde sahiller insanlarla dolar, kırlık yerler bile kalabalıklarla şenlenir.
Güzel bir adetimizdir piknikler…
Geçenlerde bir tatil günü böyle bir piknik alanından geçtim; geçerken de ertesi gün oranın manzarasının nasıl olacağını aklımdan geçirmeden edemedim.
Piknik yapmayı sevdiğimiz kadar gün boyu yaptığımız çöplerimizi toplayıp uygun yerlere koymayı ve çevre temizliğine dikkat etmeyi de sevsek aslında iyi olacak.
Kalabalıkların bulunduğu yerler piknikçiler tarafından terk edilip ıssızlaştığında geride büyük bir çöp yığıntısı kalması mukadder…
Medyamız bu günlerde piknik sonrası görüntüsünde
Bu hafta sonu yapılacak seçime günler kala okuduğum gazetelerde karşıma çıkan haber ve yazılar ile gözüme çarpan televizyon programlarından görüntüler, bana, pikniklere tanık olduğumda aklımdan geçenleri düşündürüyor.
Ertesi günü…
Yığılan çöpleri…
Herhalde bugüne kadar sayısız seçime gözlemci olarak tanıklık etmişimdir, 23 Haziran öncesinde olduğu kadar, hiçbir seçimde böyle bir hisse kapıldığımı hatırlamıyorum.
Partilerin kampanyalarında kullandıkları flamalar, afişler ve çeşitli basılı malzemelerin çöpleri olur elbet, adayların birbirleri hakkında söyledikleri de insanlar üzerinde mide bulandırıcı etki bırakabilir; ancak medyadan etrafa kirlilik taşmasına şu günlerde olduğu kadar pek tanıklık edilmezdi.
Kirliliğin etkileme ve yayılma gücü de fazla. Pikniğe gidip de arkasında çöp bırakmama titizliği gösterenler, nasıl başkalarını görerek bir süre sonra temizlik hassasiyetlerini terk ederlerse, şimdi olan da bu. Giderek her yere yayılıyor kirlenme.
Örnek isteyen bir zahmet en yakın bayiye gidip bugün çıkan gazeteleri alsın ve eğilim ayırt etmeksizin hepsini manşetlerinden köşelerine kadar gözden geçiriversin.
Zahmete katlanmak veya parasını çarçur etmek istemeyenler de, internet üzerinden erişilebilen gazetelerde benzer bir gezintiye çıkabilirler.
Görecekleri manzara yazdıklarıma hak verdirecektir.
İlgi alanıma girmediği için Twitter ve FaceBook gibi sosyal medya platformlarının aynı amaçla kullanımlarını ele almıyorum; fakat orada da durumun bildiğimiz klasik medyadan daha geride olacağını sanmam.
Piknik kirliliğini temizleyecek birileri sonuçta bulunuyor. Temizlik işçileri söylene söylene o görevi yerine getiriyorlar.
Siyasetin medyaya yansıyan kirliliğini arkadan kim toparlayacak?
Medya kendi mahvını hazırlıyor
Yıllar önce bir davetle güzel bir havada Berlin’e gittiğimde, etkinliğin yapılacağı salonun içerisinde yer aldığı her tarafı yemyeşil geniş park alanından geçerken, mihmandarımız, “Bizimkiler, bu parkı piknik amacıyla çok kullandılar, yalnız arkalarında sürekli çöp bıraktıkları için Almanlar önce bu konuda uyarılarda bulundular, dinlenmediğini görünce de burada piknik yapmayı yasakladılar” demişti.
O olayı da hatırladım.
İstanbul’un önemli bir kent olduğunu biliyorum, ama Türkiye’den de önemli olduğunu bilmiyordum. Önemi, seçimin tekrarlatılmasından da belli oluyor zaten. Medyanın kendini kirletmeyi de göze alarak yaptığı yayınlar da kentin önemiyle ilgili; kendi taraftarı oldukları parti ve aday kaybetsin istemiyorlar. Ancak sonuçta, adaylardan yalnızca biri ipi göğüsleyecek ve belediye başkanı olacak.
Seçilen ve belediye başkanlığı koltuğuna oturan, bir gün öncesine kadar hakkında medyada yapılan tezviratları unutacak mı? Yoksa, tezviratlar ve çevre kirliliği seçimden sonra da mı devam edecek?
AK Parti’nin medyaya yaklaşımının olumsuz olmasını etkileyen, iktidar olana kadar gazeteler ve televizyon kanallarından insafsız saldırılara maruz kalmalarıydı; hiç değilse ben öyle olduğunu sanıyorum. Bugünlerle mukayese edildiğinde çocukça kalıyor o saldırılar, ama yine de etkisini siyasiler üzerinde bıraktı.
Bugünlerde yaşananlar da etki bırakacaktır.
Medya kamikaze saldırılarıyla kendi mahvını da hazırlıyor.
[Kamikaze Japon askeri uçaklarını kullanan pilotların kendilerine verilen ‘Gerekirse öleceksiniz’ talimatını yerine getirmek için hedeflere kendilerini ve uçaklarını da feda edecek şekilde saldırmaları anlamına geliyor. Bizim medyanın yaptığı da bu. Hem kendilerine hem de yararlandıkları meslek alanına zarar vermek göze alınarak yapılıyor saldırılar.]
Keşke bu günler hiç yaşanmamış olsaydı.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026