Fehmi KORU
İlk okuduğumda habere inanamadım. Bizde de bazen uyduruk haberler çıkar ya, önce Hindistan’ın bu tür dandik-çakma haberlere yer veren gazetelerinden birinin bir ürünü sandım. Fakat gazete konuyu destekleyen bir videoyu haberine eklemeyi de ihmal etmemiş. Gerçek bütün çıplaklığıyla videoya da yansıyan haliyle karşımda duruyor: Bir genç, 22. yaş gününde, babasından hediye olarak kendisine Jaguar geleceğini beklerken, hediye o değil de son model bir BMW olunca, yeni aracını en yakın nehre sürüvermiş…

Gazete haberinden, yerel yöneticilerin kendilerine ulaşan bir şikayet üzerine olaydan haberdar olduklarını, önce aracın kazayla nehre düştüğü ve içinde birilerinin olabileceği kuşkusuyla konuya yaklaştıklarını, ancak nehirde içinde tek kişi bulunmayan yepyeni bir BMW ile karşılaşınca durumu araştırıp gerçeğin kendilerine iletilen şekilde olduğunu anladıklarını öğreniyoruz.
Bu haber Hindistan’dan.
Fakirleri bol bir ülkeden.
Sokaklarda yaşayan insanlar
Habere konu olan 22 yaşına yeni girmiş genç besbelli ülkenin şanslı azınlığından. Her istediği anında yerine getirilen, arzusu emir telakki edilen azınlıktan. Ona BMW hediye eden baba, herhalde ekonomik gücü Jaguar almaya yetmediğinden değil, muhtemelen etrafa görgüsüz görünmek istemediği veya aç gezenleri daha fazla tahrik etmemek niyetiyle bunu yapmış olabilir.
Nehre sürmek yerine garajında tutsaydı, babası belki de, bir sonraki yaş gününde, delikanlıya, esas arzusu olan Jaguar’ı da hediye edebilirdi.
Şaka gibi geldiği için ben de olayı biraz şakaya vurarak değerlendiriyorum.
Dünyamız böyle bir dünya. Kimileri sınırsız imkanlara sahip ve bir türlü doygunluk hissi tadamıyor; kimileri de en temel ihtiyaç maddelerinden bile mahrum, bir lokma ekmek bulmakta zorlanıyor. Zengini daha zengin fakiri de daha fakir hale getiren bir ekonomik düzen kıskacında dünyamız.
Hindistan’da yaşanan o olayın benzerleri -aynı şekilde olmasa bile pek de farklı olmayan şartlarda- dünyanın başka yerlerinde de tekrarlanıyor.

Adaletin yalnızca yargı alanında eksikliği hissedilmiyor bugünün dünyasında, her şeyden ve her konudan daha fazla ekonomik alanda da adalet yok. Varsıllar ile yoksullar aynı ülkede, aynı toplum içerisinde fakat farklı dünyalarda yaşıyorlar.
Gidenler mutlaka görmüştür, görülmeyecek gibi değil çünkü: Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de milyonlarca insan hayatını sokaklarda geceleyerek sürdürüyor.
Orada öyle de ABD’de durum çok mu değişik? Dünyanın en zengin ülkesi bilinen ABD’de başını sokabileceği kendine ait bir çatısı olmadığı için sokaklarda veya sığınaklarda geceleyen insanların sayısı yarım milyondan fazla; New York’ta sürekli sokakta geceleyenlerin sayısı 100 bin kadar; Şikago’da bu sayı 80 binin üzerinde. Kışı sert geçen kentlerde her yıl yüzlerce evsiz insan soğuklardan hayatını kaybediyor.
Aynı ülkede ve aynı kentlerde zengin doyumsuzların sayısı ise evsiz barksızlardan daha az değil…
Neden bu konu?
Kurban Bayramı içerisinde bulunduğumuz için bu konu özellikle ilgimi çekiyor.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da kurban geleneğimiz çeşitli yönleriyle teşrih masasında; ancak en az gündeme getirilen yönü bu yıl da gözden kaçıyor: Kurban Bayramı vesilesiyle varlıklı olanların olmayanları hatırlaması…
Elbette kurban bir ibadet ve bu özelliğiyle o ibadeti yerine getiren sevaba girmeyi umut ediyor; ancak böyle bir ibadetin varlığı çok yönlü bir muhasebeyi de zorunlu kılıyor. O muhasebeye göre, kendisini içinde bulduğu şartlar elverdiği, babası-ailesi sayesinde imkanlara kavuştuğu veya kendi alınteriyle varlık sahibi olduğu bilinen kişiler, kendileri gibi şartlar, imkanlar ve emeği karşılığı aynı şansa sahip olamamış insanları gözetmek zorundalar.
Kesilen kurbanın önemli bir bölümünün yoksullarla paylaşılması bu anlama geliyor.
Varlıklılar yoksulları gözetmekle de yükümlüler.
Yoksa Allah’a ulaşacak olan kesilen kurbanın kanı değildir; kurban ibadeti vesilesiyle bu konu üzerinde düşünmek ve ilk eylem olarak da yıl boyu et girmeyen evleri birkaç günlüğüne de olsa bu mahrumiyetten uzaklaştırmak esastır.
İlk eylem olarak ama… Daha sonra, varlığı olanların yıl boyu da aynı hassasiyeti göstermeleri, iş dünyasının yanlarında çalışanların ekonomik durumlarını iyileştirmek, yönetimde bulunanların da fakirliği ortadan kaldırmak için çalışmaları beklenir.
Jaguar beklerken hediye olarak BMW geldi diye karalar bağlayıp arabayı nehre sürenlerin bulunduğu bir dünya yaşamaya değer bir dünya değildir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026