Fikret Bila
Türkiye’nin Barış Pınarı harekâtıyla Suriye’de yeniden oluşan dengeler, ABD’yi biraz daha etkisiz kılarken, PKK-YPG’nin ABD’nin yanından Rusya-Suriye ittifakına sığınmasına yol açtı.
Yeni tabloda, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden çekilmesi, Münbiç’i boşaltması, Şam’ın yeniden Fırat’ın doğusunda boy göstermesini sağladı.
Rusya, bu ortamda Münbiç’le birlikte Kobani’nin de İdlib’in de Suriye rejim güçlerinin egemenliğine girmesini istiyor. Nihai olarak ülkenin her yerinde ve sınır boylarında da Suriye askerlerinin yerleşmesini hedefliyor. Bu açıdan bakıldığında Türkiye, Barış Pınarı’yla Şam’ın da elini rahatlattı.
Ankara’nın amacı belki Esad’ın elini rahatlatmak değildi ama bu sonuç harekâtın bir yan ürünü olarak ortaya çıktı.
Suriye’nin Fırat’ın doğusunda varlık göstermeye başlamasının yanı sıra ikinci bir yan ürün de PKK-YPG’nin Şam’a yanaşmak zorunda kalmasıydı. Bu gelişme Esad’ın belli koşullarını PKK-YPG’ye kabul ettirmesi gibi bir sonuç da doğurdu.
Bu tabloda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde kendine çok daha geniş bir alan açması dışında, güç kazanan tarafın Putin ve Rusya, ikinci derecede ise Esad olduğu söylenebilir. Güç kaybeden taraf ise Trump ve ABD’dir.
Bu gelişmeleri doğuran ise Türkiye’nin geniş kapsamlı Barış Pınarı harekâtıdır.
Türkiye’nin dikkat etmesi gereken alanlar
Harekâtla birlikte dünyadan gelen tepkiler Türkiye’nin önemli ülkeler ve dost saydığı Arap Ligi tarafından yalnız bırakıldığını gösteriyor.
Türkiye’nin, amaçları açısından bakıldığında bugün Rusya-Suriye-İran ittifakına daha yakın bir konuma geldiği söylenebilir. ABD Başkanı Trump’la, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmede belirli bir uzlaşmaya varıldığı anlaşılsa da, ABD’nin tutumu Türkiye açısından ciddi sorun yaratabilecek bir potansiyel taşıyor.
ABD Başkanı Trump’un Türkiye'ye karşı açıkladığı yaptırımlar, üç bakanın yaptırım listesine alınması, çelik ithalatında verginin attırılması, enerji sektörünün bu kapsama alınması, Türkiye’nin ekonomisini bir anda kilitleyecek önlemler değil.
Ancak gelişmelere göre ABD’den ikinci, üçüncü yaptırım paketlerinin gelmesi riski de bulunuyor.
Trump’ın tutarsız, çelişkili açıklamaları dikkate alınırsa, ABD’nin ne zaman ne yapacağının belli olmadığı akıldan çıkarılmamalı.
Trump’ın açıklamaları arasında, ilk yaptırım kararlarından çok daha önemli bir risk barından konu, Barış Pınarı’nın “savaş suçu zemini hazırlama” mesajıdır. Bu, açıkça Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’nin “savaş suçlusu” ilân edilebileceği yönünde verilmiş açık bir gözdağıdır. Bu, Trump’ın haddini aşan açıklamalarına bir yenisinin eklenmesidir.
Türkiye’nin bu alanda dikkat etmesi gereken unsur Suriye Milli Ordusu (ÖSO) bileşenleri arasında Ankara’yı sıkıntıya sokabilecek, kirli bagaja sahip gruplar veya kişiler olup olmadığını saptamaktır.
Bu gibi kişi ve gruplar üzerinden sahada Türkiye’ye tuzak olabilecek girişimler, eylemlere karşı dikkatli olmak gerekir.
İdlib’de sıkışma
ABD etkisinin azalmasıyla Rusya-Suriye ittifakı Türkiye’yi Münbiç ve İdlib’de sıkıştırabilir.
Rusya’nın zaman zaman dillendirdiği gibi İdlib’de HTŞ başta olmak üzere radikal grupların etkisiz kılınması konusunda Türkiye’ye baskı artabilir.
Rus ve rejim güçlerinin İdlib’i bombalamaları, kent içine askeri harekât düzenlemeleri ve bunun yaratacağı büyük göç dalgası Türkiye açısından bir başka risktir.
DEAŞ riski
Kuşku yok ki Türkiye açısından önemli bir risk alanı da DEAŞ’tır. Turmp’ın Suriye’nin kuzeyinden çekilirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmeden sonra DEAŞ sorununu Türkiye’ye “zimmetlemesi” ileride sorun yaratmaya aday bir konudur.
Bu kaotik ortamda PKK-YPG’nin kontrol ettiği cezaevlerinden DEAŞ’lıları bıraktıkları haberleri geliyor. Bu gözü dönmüş grupların girişecekleri eylemlerin faturasının Barış Pınarı ve Türkiye’ye fatura edilmesi de ciddi bir risk oluşturmaktadır. Türkiye operasyon alanı dışında sorumluluk üstlenmediğini ve üstlenmeyeceğini duyurmalı ve Türkiye içinde de DEAŞ hücreleri varsa, onlara karşı önlemlerini şimdiden almalıdır.
Ve tabii ABD’nin Suriye’den tümüyle çekileceği ve denklem dışı kalacağı gibi bir yanılgıya da düşülmemelidir.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021