Güngör Uras
Biz bu darboğazı da geçeriz... Deneyimliyiz. Bundan önceki sorunlarımızı çöze çöze darboğazlardan nasıl çıkılacağını öğrendik.
/* */
Önemli olan, en az hasarla, sorunlu dönemi atlatmak. Bilineni tekrarlayayım. Ekonominin tıkandığı dönemlerde biz daha önceleri, sorunların çözümünü Uluslararası Para Fonu’na (IMF) bırakıyorduk. IMF bir kaptan belirliyor, kaptan IMF ile ortaklaşa yeniden yapılanma programı hazırlıyor, döviz desteğini (güvencsini) IMF sağlıyordu.
Bu defa IMF yok. Kendi işimizi kendimiz göreceğiz. Bugüne kadarki birikimlerimizle biz bu işi IMF’siz daha iyi yapacağız.
Çarklar dönüyor
Önce “avantajımız”ı hatırlayalım. Darboğazdan, sorunlardan söz ediyoruz ama, içeride ekonomi işliyor. Sanayi ile, finans sistemi ile, piyasası ile çarklar dönüyor. Yok, yok. Ne var ki; döviz fiyatı, faiz, enflasyon yükselişini sürdürüyor.
Bizim sorunumuz, darboğazımız, döviz girişlerinin yavaşlaması, hatta tıkanması. Dünyada döviz kalmadığı için değil, Türk ekonomisinin yapısal sorunları nedeniyle döviz girişi yavaşladı.
İthalatın, ihracattan fazla artması, dış kaynakların inşaat gibi getirisi olmayan alanlarda kullanılması, döviz üretecek yatırımların unutulması, yabancı yatırımcıların ekonomiyi olumsuz değerlendirmelerine yol açıyor. Yabancı yatırımcı göndereceği dövizin üretken, döviz gelirini artıcı alanlarda değerlendirilmesi bekleyişinde. Bu, yabancı yatırımcıya ana para ve faiz güvencesi veriyor.
Pakete ihtiyaç var
Yabancı yatırımcının “güvenindeki sarsılma” sonucu ekonomi darboğaza girdiğinde, sorunun çözümü için yapılacakların başında yabancı yatırımcıya bir “güven paketi” sunmak gerekiyor.
Burası çok önemli. Yanlış anlama olmamalı; ”darboğazdan çıkma paketi”nin tek amacı yabancıya güven vererek döviz tıkanıklığını açmak değil. Bu paket, döviz tıkanıklığını açarken, ekonominin darboğaza girişine yol açan uygulamaların nasıl ve ne sürede çözüleceğini ortaya koyacak bir eylem paketi olacaktır.
Darboğazdan çıkma paketi konusunda Milliyet Ekonomi’de 6 Aralık 2016 tarihinde özet bilgi vermiştim. Tekrarda yarar var:
Darboğazdan çıkma paketi bir bütündür... Paketin hazırlanması ve uygulanması için:
Cumhurbaşkanı ve/veya Başbakan, kendi kadrolarından güvendikleri bir kişiyi kaptan olarak belirleyecek. Kaptan belirlendikten sonra ekonomiyle ilgili tüm birimler kaptanın sorumluluğu altında görev yapacak. İktidarın ekonomiyle ilgili her konudaki sözcüsü kaptan olacak.
Kaptan, içeride olduğu kadar dışarıda da tanınan, ismi ve kişiliği güven veren biri olacak. Çünkü kaptanın içeriden çok dışarıda işi olacak.
2 “Yeniden Yapılanma Programı” hazırlanacak.
Bu kolay bir iş değil. Ama hazırlanır. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kapatılmasaydı, DPT kadroları, Hazine Müsteşarlığı kadroları dağıtılmasaydı, “Durum Tespiti - Çözüm Tedbirleri” daha kısa sürede hazırlanırdı. Gene de bugün bürokraside, deneyimli uzmanlar var. Programın dışarıda ve içeride güven verecek “Eylem Planı”nın olması şart.
Harekete geçilmeli
3 Yeniden Yapılanma Programı dışarıda ve içeride tanıtılacak.
İçeride halkın güvenini sağlamak önemli. Dışarıda Türkiye’nin niyetinin iyi olduğunu, program ile ne kadar sürede nasıl bir iyilik sağlanacağını anlatmak önemli. İşte bunun için, program hazırlandıktan sonra kaptan, Batı dünyasında kapı kapı gezecek.
4 Bundan önce döviz gönderenlere, bundan sonra göndereceklere güven vermek için, bir “güvence birikimi”ne ihtiyaç var.
Bundan önce bu tür güvence birikimlerini IMF sağlardı. IMF ile işimiz yok. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Keşke daha önceleri Hazine borçlanarak da olsa böyle bir güvence birikimi oluşturabilse idi. Ne ise, bundan sonra güvence birikiminin eksikliğini ”Hazine Güvencesi” ile “Yeniden Yapılanma Programı”nın döviz üretimine yönelik “inandırıcı - gerçekçi” yaklaşımı tamamlayabilecek.
Tekrar ediyorum... Bütün bunların bir bütünlük içinde, çok kısa sürede yapılması gerekiyor.
Zaman geçince güçlükler artar. Kaptanın belirlenmesinin gecikmesi, kaptanın programı hazırlayarak dışarıda ve içeride güven tazelemede gecikmesi, ekonomiye dışarıdan döviz desteğinin sağlanmasının gecikmesi çözümü güçleştirir. Faturayı büyütür.
Daha önceleri bu tür dar boğazlardan nasıl çıktık ise, bu defa da çıkacağız. Önemli olan bir an önce eyleme geçmek.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2018
8.02.2018
7.02.2018
6.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
2.02.2018
1.02.2018
31.07.2018
30.07.2018