Hakan TAHMAZ
Kürdistan Bölgesel Yönetim Başkanı (KBY) Mesut Barzani’nin, HDP heyetinin ziyareti sırasında sarf ettiği “çatışmanın, savaşmanın sırası değil, Kürdlerin kazanımlarını güvenceye almak ve kalıcılaştırmak gerek” sözleri Kürdlerin geldiği noktayı tarif ediyor. İfade edilen, Güney’de referandumun, Batı’da Kürdlerin statükosunun netleşmesi, Kuzey’de ise çatışmaların sona erdirilmesi ve çözümün başlamasının kaçınılmaz olduğu gerçeği olsa gerek.
Bölge devletleri, Kürdleri bir biçimde eskisi gibi yönetmenin hayaliyle direnç geliştiriyorlar. Kürdlerin mücadelesiyle ve bölgesel, küresel gelişmelerle bunun çok geride kaldığının farkındalar. Şimdi Kürdleri mümkün olduğu kadar en geri konuma rıza göstermeleri için zorluyorlar. Pazarlıklar gerilimler ve çatışmalar bu noktada gelişiyor.
Kürd siyasal güçleri bu tarihsel eşikte çatışma ve varlıklarının kabulü aşamasındaki stratejilerini revize etmek durumundalar. Barzani’nin sözlerinden de anlaşılması gereken budur. Yeni dönemde, Kürdlerin ideolojik farklılığa dayalı rekabetçi ve husumet güden iç ilişkilerinin hacminden fazla zarar verdiği son birkaç yıldır fazlasıyla görüldü.
Bu doğrultuda Kürdistan Aydınları İnisiyatifi (KAİ) aybaşında bir bildiri yayınladı. Bildiride Kürd partilerine birlik ve ortak ordu kurma çağrısı yapıldı. Birliğin gerçekleşmemesi büyük bir sorun olarak tanımlanıyor. “Batı Kürdistan Federasyonu ve Güney Kürdistan’daki bağımsızlık referandumu için ortak tavır sergilemenin kaçınılmaz olduğuna vurgu yapılan bildiride, “TC işgaline karşı konulacak ortak tavır, birlik çalışmalarını başlatmak için iyi bir vesile olacaktır” belirlemesi yapılıyor.
HDP heyetinin güneyli partilere yaptığı ziyarette de benzer konuların ele alındığı basına yansıdı. Bu önemli bir gelişmedir. Çözüm Süreci ilk başladığında PKK Lideri Abdullah Öcalan, Kürdistan Kongresi önerisi küçük hesaplarla başarısızlıkla sonuçlandı. Eş Başkanlık tartışmasına heba edildi.
Batı’nın IŞİD belasının korkusuyla yeni farkına vardığı Kürd siyasal güçlerinin önemi Kürdler tarafından geç bilince çıkarılması, bölge devletlerin emellerinin gerçekleşmesini kolaylaştırdı. Her zaman Kürd siyasal güçler arasındaki sorunlardan yararlanmayı bildiler. Bugün Kürdlerin gelecekleri Ankara, Şam, Tahran ve Bağdat’ın basıncı altında şekilleniyor. Kürd, Arap gerilimi tırmandırılıyor ve koz olarak kullanılıyor.
Kürdlerin içinde bulunduğumuz bu tarihsel eşikte, kendi iç farklılıkları öne çıkarmaya devam ettikleri sürece bizzat kendi işlerini zorlaştırdıkları görülmüştür. Mesut Barzani’nin malum görüşmede ifade ettiği gibi “Kürdlerin biraz da kendilerini eleştirmeleri” sözü bu anlamda çok kıymetlidir. Uzağa gitmeye gerek yok çözüm Kobanê savaşı sırasında yaşananları masaya yatırmak doğru bir yola girmek için iyi bir başlangıç olabilir. Kobanê’de bütün Kürd dinamiklerini içermek Türkiye’nin hesaplarını altüst edeceği belli.
KBY Başkanı Mesut Barzani’nin Avrupa turunda gördüğü ilgi ve destek; Türkiye’nin her türden baskı ve tehdidine karşın, ABD Savunma Bakanı Ash Carter’ın ve Genel Kurmay Başkanı Joe Dunford’un senatoda, Kürdlere silah vermeye devam edeceklerini açıklamaları; PYD’nin Avrupa’dan geniş katılımlı uluslararası kongre toplaması ve nihayetinde ABD’ye bağlı özel kuvvetlerin Suriye’de bazı yerlere ABD bayrağını asması Batı’nın Kürdlerle ilişkisinin boyutunu ve derinliğini gösteriyor.
Bütün bunlar aynı zamanda bölge devletlerin ve tabi ki de esas olarak da Türkiye’nin işlerinin zorluğunun emareleri. Türkiye’nin güvenlik eksenli Kürd ve Kürd korkusuna dayalı bölge politikalarının sıkışmışlığını ve sınırını gösteriyor.
HDP, bütün bunları gören bir yerde konumlanabilirse daha önce yazdığım gibi KBY Başkanı Mesud Barzani, yeni Çözüm Süreci’nin etkin ön düzenleyicisi, aracısı olabilir. Bu aynı zamanda Türkiye’nin normalleşmesini de hızlandırır. Kaldı ki başka bir seçenekte görünmüyor. HDP heyetinin güney ziyaretini, bu anlamda Kürdler arasında yeni bir sürecin ilk adımları olarak değerlendirmek ve gereken açılımların yapılması zorunludur. Sözden fiiliyata geçmenin zamanı gelmiştir. Aksi halde günü birlik yaklaşımlar Kürd hareketinin yavaşlamasına neden olacaktır.
- See more at: http://bas-haber.com/tr/article/3049/kurdler-birlik-ve-gelecek#sthash.smbnjnSs.dpufYazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
20.01.2026
14.01.2026
6.01.2026
2.01.2026
30.12.2025
28.12.2025