Hasan CEMAL
BAŞBAKAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ
Ak Parti genel merkezindeki bir toplantıda Ankara milletvekili Haluk Özdalga, cemevlerinin ibadethane olarak kabulünü isteyince, Tayyip Erdoğan karşı çıkmış ve ibadet yeri olarak camileri işaret etmiş... Özdalga evrensel hukukla demokratik hukuk devletinin ilkelerine işaret ederek, nerede nasıl ibadet edileceğinin devlet tarafından değil, o inancın sahipleri tarafından belirleneceğini söylemiş...
Din özgürlüğü... İnanç özgürlüğü... Kutsal konular...
Ayrıca, evrensel hukukla demokratik hukuk devletinin koruması altında olan temel insan hakları...
Din özgürlüğü, inanç özgürlüğü klişeler halinde tekrarlandığı zaman kulağa hoş gelir, genelliklekabul görür.
Ama kazın ayağı hiç de öyle değildir. Özellikle Türkiye’de bu özgürlüklerin hayatın içinde nasıl hiçe sayıldığına dair o kadar çok örnek vardır ki.
Geçen pazar günü Yeni Şafak gazetesinde Saklı Kitap adını taşıyan romanın yazarı Sibel Eraslan’la yapılmış bir konuşmayı okudum.
Romanın konusu 28 Şubat.
Kendisi dahil 28 Şubat acılarını yaşayan başörtülü kızları yazan Sibel Eraslan şöyle diyordu:
“28 Şubat bize yeri dar eden bir basınçtı. Bize yeri dar ettiler! Bir kadın korkusuydu bu adeta. 28 Şubat kadınlar, kızlar üzerinden dönen bir değirmen taşıydı.
Okula gidemiyorsunuz, hastaneye gidemiyorsunuz. Bir arkadaşım İstanbul Üniversitesihastanesinin kapısında kucağımda baygın düştü. Başörtülü olduğu için hastaneye sokamadım. Sırtımda taşıyıp bizi alacak hastane aradım.
Başörtülü olduğum için otobüsten indirildim. Okuldan atıldım. Mesleğimi yapamadım. Bütün arkadaşlarım da böyle bir hayatın içinden geçtiler.
28 Şubat bunun doruk noktasıydı.
Tabii ki Ashab-ı Kehf’e, Kehf Suresi’nde anlatılanlara çok benziyordu yaşantımız. Kaçıp selamete erişeceğimiz bir mağara arıyorduk. Kendimizi örtmek istiyorduk.
Dünün kralları bugünün askeri cuntaları, darbecileriydi.
Caddelerde sokaklarda yürüyemeyecek hale geldik. Anneler çocuklarını ilkokulun bahçesinden alamadılar. Okulun kaldırımında bile durmalarına izin verilmedi, caddenin karşısında beklediler çocuklarını. Danıştay bir öğretmene çarşı pazara giderken başını örttüğü için ‘kötü örnek’ dedi.”
Eraslan böyle diyor.
Bu acılar yaşandı Türkiye’de.
İnsan haklarının hiçe sayıldığı, inanç özgürlüğünün çiğnendiği bir dönemdi 28 Şubat.
28 Şubat artık geride kaldı.
Yargıda hesabı da soruluyor.
İnançlarının bir gereği olarak başını örtenler, örtünenler bugünün Türkiye’sinde artık ‘28 Şubat acıları’nı yaşamıyorlar.
Ama inanç ve din özgürlüğüne ilişkin acılar henüz bitmedi. Sorunlar, sıkıntılar devam ediyor.
Fener Rum Patriği Bartholomeos, geçen pazar günü Milliyet’te Pelin Batu’nun sorularını yanıtlarken, Ruhban Okulu’yla ilgili şöyle diyordu:
“Okulumuz 1844’te açıldı. Atatürk kapatmadı. İnönü, Menderes kapatmadı. 1971’de Ankara’da anormal bir durum varken (12 Mart askeri darbe dönemi, HC) kapatıldı. 42 yıldır biz okulumuzu arıyoruz. Okulumuz nerede? Din özgürlüğümüz nerede? Eğitim özgürlüğümüz nerede? İnsan hakları nerede? Lozan Antlaşması nerede?”
Ortodoksların dini lideri böyle yakınıyor.
Haklı.
Türkiye’de inanç özgürlüğü, din özgürlüğü konusunda şikayetleri olanların safında Aleviler de var.
Buna bir örnek cemevleri.
Cemevlerinin ibadet yeri olarak kabul edilmesini istiyorlar.
Devlet hayır diyor.
Bunun son örneği, Başbakan Erdoğan’la Ak Parti Ankara milletvekili Haluk Özdalga arasında yaşandı.
Parti genel merkezinde İç Anadolu milletvekilleriyle yapılan bir toplantıda Haluk Özdalga, cemevlerinin ibadethane olarak kabulünü isteyince, Tayyip Erdoğan karşı çıkmış ve ibadet yeri olarak camileri işaret etmiş...
Haluk Özdalga haklı olarak evrensel hukukla demokratik hukuk devletinin ilkelerine işaret ederek neye, nerede, nasıl ibadet edileceğinin devlet tarafından değil, o inancın sahipleri tarafından belirleneceğini söylemiş...
Evet, inanç özgürlüğü bunu gerektirir. Her dinde tek bir ibadet yeri olur düşüncesi hem doğru değildir, hem de din ve inanç özgürlüğüne ters düşer.
Akla şu soru da takılıyor:
1925’te dini kontrol altına almak için çıkarılan ve tekkeleri, zaviyeleri kapatan 677 sayılı kanuna dayanarak, ibadethane olarak cemevlerine kırmızı ışık yakmanın anlamını hiç düşündü mü Başbakan Erdoğan?
Bir başka deyişle:
Tek parti döneminin otoriter laiklik anlayışının simgesi olan bir kanunla Alevilerin inanç özgürlüğünü görmezlikten gelmek...
Düşündürücü değil mi Sayın Başbakan?..
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024