Hasan CEMAL
‘Saray diktası’na açılan yolda yeni bir adım olan İç Güvenlik Paketi’nin Meclis’te görüşülmeye başladığı ve Erdoğan’ın bir yerlerde, “Öyle de böyle de çıkacak” diye bas bas bağırdığı gündü.
Aynı saatlerde, cuma çıkışı, Abdullah Gül sükûnet içinde konuştu.
Ve uyarılarını şu noktalarda topladı:
İç Güvenlik Paketi’ni bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ederim. Bazı düzeltmelerin yapılması gerektiğine inanıyorum.
İç Güvenlik Paketi’ne soğukkanlılıkla bakmak lazım.
Güvenlikçi konuların konjonktürel olmaması lazım.
Özellikle polise aşırı yetkiler, yakın dönemde polisin yetkilerini özellikle dinlemeyle ilgili nasıl istismar ettiğinin örnekleri ortaya çıkarken, şimdi bu konularda daha dikkatli olmak gerekir.
Nasıl bir başkanlık sistemi?
Bu çok önemli.
Türk tipi bir parlamenter sistem yaşadık ve bunun sıkıntılarını gördük. Türk tipi bir başkanlık sistemiolmaması gerekir.
Eğer bir başkanlık sistemi olacaksa, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gibi olacaksa, o zaman kuvvetler ayrılığının açık seçik bir şekilde yazılması, gelişmiş demokrasilerdeki hukukun üstünlüğüne dayanması gerekir.
Gül’ün uyarılarının adresi Erdoğan
Sayın Gül’ün ‘yandaş medya’da görmezlikten gelinen bu isabetli uyarılarının adresi kimdi diye sormak gereksiz.
Adres elbette Saray’daki Sultan’dı.
Erdoğan, İç Güvenlik Paketi için ya çıkacak ya çıkacak diye bas bas bağırıyordu çünkü.
Kuvvetler ayrılığı umurunda değildi.
Hukukun üstünlüğü defterinde yoktu.
‘Başkanlık sistemi’ne gelince…
Hiç kuşkusuz ‘alaturkası’nı istiyordu.
İçinde kuvvetler ayrılığı olmayan, hukukun üstünlüğüne yan çizen, bütün gücü kendi elinde toplayan bir ‘Saray diktası’nın peşindeydi o.
“Başkanlık sistemi bizim genlerimizde var” derken de, ‘Meksika modeli’ni överken de, demokrasiyle alakası olmayan, Latin Amerikavari bir Başkan Babalık düzenini arzu ettiği çok açıktı Erdoğan’ın…
Bunun için de Abdullah Gül’ün uyarıları yerli yerindeydi.
Gül baskı altında!
Şimdi kiminin aklına takılabilir.
Acaba Sayın Gül’ün bu uyarıları, ayaküstü bir sohbetin ürünü müydü?
Gelişigüzel mi yapılmıştı?
Hiç sanmıyorum.
“Gırtlak dokuz boğumdur, dokuz kere yutkunmadan konuşma!” kuralına titizlikle uyan Abdullah Gül’ün uyarılarını öyle ayaküstü düşünüp taşınmadan yapması çok uzak ihtimal.
Şunu yazın bir kenara.
Sayın Gül baskı altında!
Baskılar hem kendi partisinin, AKP’nin içinden, hem de dışındaki bazı etkili çevrelerden, üstelik her geçen gün artarak geliyor.
Baskıların temelinde yatana gelince, sır değil:
Saray’daki Sultan…
Fidan’ın istifası çatlağın işareti
AKP’nin içinde bir çatlak var.
Bu çatlak işliyor.
Bu çatlağın işlemekte olduğunu gösteren işaretlerden biri de, örneğin Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarlığı’ndan istifasıdır.
Bu istifa sıradan bir olay değil.
Tayyip Erdoğan’ın her geçen gün kontrolden, hatta bazen zıvanadan çıkan tavırları, AKP’nin zirvelerinde bile, “Bu iş böyle nasıl gidecek?”, “Erdoğan’a nasıl fren koyabiliriz?” sorularına yol açmaktadır.
Ve bu sorular, AKP içinde dikkatlerin şöyle ya da böyle Abdullah Gül’e dönmesine neden oluyor.
HDP 7 Haziran’da barajı geçerse…
Siyaset kulisinde ister istemez soruluyor:
Abdullah Gül’e dönen dikkatler, AKP’de Erdoğan’a karşı derin bir çatlağa dönüşebilir mi?
Bu sorunun yanıtını 7 Haziran’dan önce vermek kolay değil.
Anayasa’yı tek başına değiştirecek milletvekili çoğunluğu, eğer 7 Haziran gecesi Tayyip Erdoğan’ın ellerinin arasından uçup giderse, filmin sonu fena halde yakınlaşır.
Bunun için falcı olmak gerekmiyor.
Bu noktada dikkatlerin toplanmaya başladığı bir başka odak var:
HDP.
HDP’nin yüzde 10 barajının üzerinde seyretmesi, Erdoğan’ın korkulu rüyasıdır.
Çünkü bu rüya 7 Haziran’da gerçekleşirse, HDP barajı geçer giderse, Erdoğan 300 milletvekilinin altında kalabilir.
Keşke…
Çünkü böyle bir gelişme, Türkiye’de siyasetin rahat bir nefes almasına yol açabilir.
Son soru:
AKP’yi yüzde 40’ın biraz altında gösteren seçim araştırma şirketiGezi’ye yapılan son mali polis baskını, yoksa Erdoğan’ın 'korkulu rüyayı' sık sık görmeye başladığını mı gösteriyor?..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024