Hasan GÜRKAN
Sesiniz, sesinizi –nasıl söylesem – duyduğumda adeta büyüleniyorum. Sesiniz ruhumu kavrıyor, en ücra köşelerinde gövdemin ürperiyorum. Sesiniz çırılçıplak soyuyor beni, gövdeme sokuluyor. Hoşuma, çok hoşuma gidiyor ve utanıyorum. Yalnız kocama soyundum ben.
Evinize içimdeki tereddütleri bastırarak geldim. Sizi çok istiyorum, ama neden çok istediğimi bilmiyorum. Günlerdir kendimin dışındayım. Hiç bir şey umurumda değil. Gövdem size gelirken dişileşiyor.
Dün rüyamda gördüm. Sokakta karşılaştık. Evinize kahveye çağırdınız. Sesiniz buyurgandı. Hayır, diyemedim. Kapıyı açıyorsunuz, ben arkanızdayım. Yabancı bir adamın evinde tek başıma ne işim var! Hem onu doğru dürüst tanımıyorum. Ya bana zarar verirse… Kapıyı kapatır kapatmaz beni öpmek istediniz. Yüzümü kaçırdım. “Lütfen, istemiyorum” dedim, dinlemediniz. Saçlarımı kavrayıp zorla öptünüz beni. Uzun, uzun, şiddetle, dudaklarımı dişleyerek. Ağlamak istiyordum. Salondaki gül kırmızı koltuğa oturdum. Utancımdan yüzünüze bakamıyordum. Ayağa kalkıp gidecek gücü bulamadım. Sinirlerim boşanmıştı. Ağlayarak gitmek istediğimi söyledim. Dinlemediniz, bacaklarımı ayırdınız. Yapmayın diye yalvarıyordum. Külotlu çorabımı dişlerinizle parçalayıp cinsel organımı yalıyordunuz, kendinizden geçmiştiniz. İçime zorla girdiniz, içim parçalandı. “Hadi kızım! “ diyordunuz. Sesiniz, acılarıma rağmen, gövdemin her zerresine yayılıyordu.”Hadi kızım!”
Geniş yatağın kıyısındaydık. Bana bunları sevişirken anlatıyordu. İlk defa soyunmamıştı. Kokusu, bedeninin kokusu dipsiz bir uçurumdu. Ürkekti, istekliydi.
Çırılçıplaktım, bedenimin, gövdemin belimden aşağısı bana aitti. Bunu görüyordum, hissediyordum. Ama hem kendim olup kendimi nasıl seyrettiğimi anlayamıyordum. Islaklığını, kasıklarının terini, kokusunu nasıl tanımazdım. Hâlbuki ilk defa mahremiyetine izin vermiştin, ilk defa birleşiyorduk. Yatağın ucundaydık. Dişiliğin, etinin beyazlığı, kırılgan, naif kişiliğine meydan okuyordu. Ayrı bir yaratıktın. Sesin gergin ve şehvetliydi.
Ağlıyordun, ağlayarak rüyanı anlatıyordun. “Ben istemiyordum, yalvarıyordum ama beni dinlemiyordunuz. “Hadi kızım!” diyordunuz “hadi!” beni bu hadiler öldürür. Ama gövdemin üst yanı bana ait değildi. Tanımadığım, yabancı bir yüzdü. Hiç görmemiştim.
Ama ben onu biliyordum, babandı. Sen bunun farkında değildin, onu ben zannediyordun. Hayır, baban değildi, ağabeyindi. Hapishanede bir hücredeydik. Çıplak, soğuk beton duvarlar arasındaydık. Sen kürtaj masasındaydın. Hayır, kürtaj masasına benzer bir işkence tezgahıydı. Masaya kollarından ve bacaklarından bağlamışlardı seni. Baldırlarına kan sızıyordu. Yüzün darmadağınıktı. Korku etine sinmişti. Hayvani, vahşi bir ürkeklik.
Seni çekip almak istiyordum. Ellerini çözmek için koşuyordum. Ne zorluklar, ağırlıklar, karanlıklar içinden koşuyordum. Beni görünce istemiyordun.
“ Doktorun odasına izinsiz girilmeyeceğini bilmeniz gerekir “ diyordun bana. Bunu sana öğretmişlerdi. Bana öyle geliyordu. Bu buz gibi sahtekâr tavrı ona tehditle öğrettiler. O seni istiyor, senin kendisini kurtarmanı istiyor. Seni kandırıyorlar, diye haykırmak istedim, sesim çıkmadı.
Yatağın ucunda ben senin içindeydim. “Ben istemiyorum “ diye anlatıyordun, ağlayarak anlatıyordun. “Ama siz dinlemiyordunuz, hadi kızım diyordunuz. Sesiniz garip bir buyurganlık getiriyordu. Hayır, asla kaba değildiniz, ama bana tecavüz ediyordunuz. Sırılsıklam gövdemin belden aşağısını tanıyordum da…
O hücrenin duvarı dibinde biri, evet kocan bu, salya sümük burnunu çekerek ağlıyordu. İşkenceden getirmişler diye düşündüm. Ama hayır, seni seyrederek, ağlayarak otuzbir çekiyordu.
1999 bahar Acıbadem
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.08.2022
9.08.2022
8.08.2022
11.07.2022
3.04.2022
19.03.2022
7.03.2022
31.01.2022
1.11.2021
4.10.2021