Hilâl KAPLAN
Türkiye tarihinde, vatandaşlık tanımının etnisite merkezinde tanımlanması 1924 Anayasası'yla başlar. Kurucu Meclis'teki çeşitliliğin sona erdirildiği, tek parti rejiminin yerleştiği, muhaliflerin 'sükûn'a zorlandığı, halkın tekleştirici toplumsal mühendislik çalışmalarına maruz bırakılmaya başlandığı ve tabii makâmı hilâfetin lağvedildiği 1924'ten itibaren, Millî Mücadele yıllarından farklı olan ulusalcı anlayış hâkim kılınır.
Tarihçilerin, akademisyenlerin, darbe döneminin ünlü savcılarının ve darbeci meslektaşlarını savunan askerlerin içinde olduğu 'Türk Milleti'ne Çağrı' başlıklı bildirideki şu ifade dikkatimi çekti:
'Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti'nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa'dan çıkarılamaz.'
Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucu Meclisi'nin, 23 Nisan 1920'de açıldığını kabul edersek, o Meclis'te milleti temsilen bulunan vekillerin milletin adını 'Türk milleti' olarak koymadığını ve yaptıkları 1921 Anayasası'nda 'Türk devleti' yerine 'Türkiye devleti' ifadesini kullandıklarını hatırlamak gerekir. Hatırlama temrinimiz burada kalmasın; gelin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 24 Nisan 1920'nin, Mustafa Kemâl'in kürsüden Meclis'e hitap ettiği o tarihî günün tutanaklarına bakalım. Bu uzun konuşmanın bütünü incelendiğinde, 'Türk milleti' ifadesine bir kere bile başvurulmadığı ve Türkçülüğü çağrıştıracak her tür söylem ve politikadan, Millî Mücadele'yi yürüten meclisin ve onun başkanı Mustafa Kemâl'in özellikle kaçındığı görülür. Konuşma şöyle başlıyor:
'Efendim, mufassal maruzatım meyanında mesaimize saha olan mıntakanın hududunu işaret etmiştim. O hudut hududu millîmizdir. Başlangıçtan bu yana, içeride ve dışarıda gösterdiğimiz cephede yalnız bu hudut dahilinde çalışmak olduğumuzu ifade etmiş idim. Hakikatta bütün gayemiz bu hududu millî dahilindeki milletimizin istirahatini, refahını ve bu hududu millî ile muayyen vatanımızın tamamiyetini korumaktan ibarettir. Turanizim politikasını kendi arzumuzla takip etmek istemedik. Çünkü maddî manevî bütün kuvvet ve kudretimizi muayyen olan vatanımız dahilinde tecelli ettirmek arzu ettik.'
Turanizm yani Türkçülük, Türk halklarının özgürlüğünü ve birliğini savunan politikadan bilerek ve isteyerek kaçınıldığını söyleyen Mustafa Kemâl, mücadele azminin membaı olarak da İslâmiyet'i ve İslâm birliğini öngördüklerini şöyle açıklar:
'Pek tabii selâmet ve necat için müracaat ettiğimiz yegâne kaynak Kuvayi Âlemi İslâmiyet olmuştu. Âlemi İslâmiyet bir çok noktai nazarlardan milletimizle, devletimizin istiklâliyle yakından ve fevkalâde bir surette alâka ve merbutiyeti diniyesi olmakla ve bu veçhile bütün Âlemi İslâm'ın manen bize yardımcı ve destek olduğunu zaten kabul ediyoruz. Düşmanların maddî kuvvetleri karşısında bir de bu manevî kuvvetlerin maddî tecelliyatına gelmek zaruretinde idik; Binaenaleyh evvelâ hududumuzla temasta bulunan mıntakadaki dindaşlarımızla temasa gelmek lâzım geldi.'
Konuşması boyunca 'soydaşlar'dan değil, 'dindaşlar'dan bahseden Mustafa Kemâl, Irak ve Suriye'de önce ayrılıkçı akımların güç kazanıp, 'ecnebiler'le işbirliği içinde olduğunu ancak sonradan bunun esaretten başka bir işe yaramayacağını fark ettiklerinde, yine kendilerine döndüklerini anlatır. Irak'tan ve Suriye'den gelen bu taleplere şöyle karşılık verdiklerini söyler:
'Fakat biz onlara (Iraklılara) karşı Suriyelilere söylediğimiz noktai nazarı söylemekten başka bir şey yapmadık. Ettiğimiz kendi dahilinizde kendi kuvvanızla kendi mevcudiyetinizle müstakil bir Devlet olunuz. Biz, her şeyden evvel istiklâlimizin teminine çalışıyoruz. Ondan sonra birleşmemiz için hiç bir mani kalmaz (...) Ve bugün dahi eşkâli zahiriyesi ne olursa olsun gerek Iraklıların ve gerek Suriyelilerin bu iki mıntakadaki dindaşlarımızın kalpleri bizimle beraberdir.'
Aynı coğrafyada kader birliği yapan atalarımızın, Türklük davası uğruna değil, Allah rızası için savaştıkları; etnisitelere yüklenen seküler anlamlar için canları ve mallarıyla cihad etmedikleri açıktır.
Böyle bir siyasî vizyonla Millî Mücadele'yi yürüten ve başarıya ulaştıran Kurucu Meclis'in 'Türk milleti' adını taşıdığını söyleyenler ve soydaşlığın, dindaşlıktan daha önemli görüldüğünü savunanlar, en nazik ifadeyle, yalan söylüyorlar.
Düşmanla harp içinde olmasına rağmen sınırlarını aşan bir nüfuza sahip olan kurucu meclisimizin öngördüğü siyasî ve toplumsal ufka en yakın siyaset yapan partinin, statüko bekçileri tarafından ihanetle suçlanması sadece trajikomik değil, bu ülkeyi kurmak için tüm varlıklarını feda ederek uğraşmış olan ecdadımıza da hakarettir.
Tutanağın tamamına şuradan ulaşılabilir: ttp://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/GZC/doc
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019