Hilâl KAPLAN
Seçim sonrası siyasetin öncelikli meselesinin yeni anayasa yapım süreci olması temenni ediliyor. Ancak bunun nasıl olacağı hâlen belirsizliğini koruyor. Hem siyasî partilerin seçim kampanya ve beyannamelerinde yer alan "özgürlükçü, çoğulcu, demokratik" gibi muğlak ifadelerin içi doldurulmadığından hem de seçimler öncesi kasetten "püskevit"e yeni anayasa hariç her şey konuşulduğundan bu tartışmaya alan açmaya kimse hevesli görünmüyor.
Neyse ki bu hususta hevesini hâlâ kaybetmeyen ve toplumun taleplerini dile getirmeye çekinmeyen sivil yapılanmalar da var. Demokratik Anayasa Hareketi Girişimi (DAHG), Herkesin Anayasasını Hepimiz Yapıyoruz İnisiyatifi (HAHYİ), Yeni Anayasa Platformu (YAP) sivil insiyatifi eline alan ve farklı kesimlerden insanları bir araya getiren yapıların başta gelen örneklerini oluşturuyor.
Bu sivil yapıların hepsinin ortak görüşlerinden birisi %10 seçim barajının gölgesinde kurulacak olan 2011 meclisinin tüm toplumun anayasasını yapmak hususunda meşruiyetinin sorgulanması gerektiği fikri. Bana sorarsanız da pek haksız sayılmazlar zira darbe anayasasını değiştirmeye niyetlenecek olan meclis yine darbecilerin koyduğu Seçim ve Siyasi Partiler Kanunu'na göre belirlenmiş olacak.
Çıkış yolu olarak, YAP hariç bu yapıların hemen hepsi, anayasayı yapacak "kurucu meclis" için tekrar seçimlere gitmek gibi uygulama açısından oldukça imkânsız görünen maksimalist öneriler sunuyorlar. Kanaatimce 2011 meclisi meşruiyetten tamamen yoksun bir meclis olmayacak. Çünkü sonuç itibariyle, mecliste yer alan vekiller de halkın oylarıyla seçilmiş insanlar olacak. Fakat %10 seçim barajı gibi halkın bir kısmının oyunu geçersiz kıldığından meşruiyet açısından eksik bir meclis olacak. Bu eksikliğin tamamlanabilmesi açısından bence en akla en yatkın örneği YAP dillendiriyor.
YAP sözcülerinden Av. Mehmet Uçum, meclis çatısı altında 2011 seçimlerinden %0.5 oy almış olan herkesin temsil bulacağı bir "Yeni Anayasa Komisyonu" kurulmasını öneriyor. Böylelikle seçim barajı gibi antidemokratik müdahalelerden azade, temsil meşruiyeti açısından sağlam bir yapı, tekrar seçimlere gitmeye gerek kalmadan kurulmuş oluyor. Açılacak meclisin yapması gereken ilk kararın da yeni anayasa yapım sürecine ilişkin olduğunu belirtiyor. Zira mevcut anayasa, yeni anayasa yapmaya değil, ilk üç madde hariç değiştirme hakkını meclise veriyor. Böyle bir kararın alınması halinde Yeni Anayasa Komisyonu'nun kanunî meşruiyetinin yanı sıra sağlıklı işlemesi gereken hassas bir sürecin de ana hatları belirlenmiş oluyor. Komisyondan çıkacak olan tasarı, Meclis Genel Kurulu'nda onaylandıktan sonraysa referanduma gidilmesini öneriyorlar. Böylelikle yeni anayasaya, Türkiye siyasî tarihinde ilk defa, gerçek anlamda halk son noktayı koymuş oluyor.
2011 Meclisinin meşruiyetinin olmadığını iddia edip mevcut meclisi işlevsizleştirmektense, mevcut olan meşruiyet açığını tamamlayıp halkın katkısına ve denetimine açık böyle bir süreci önermek hem uygulanabilirlik hem de meşruiyet açısından bence evlâdır. Gerçi içinden geçtiğimiz bu sunî seçim savaşlarından sonra, toplumun gerçek gündemi olan yeni anayasaya dair esaslı bir tartışma ortamına girebilecek miyiz, emin değilim.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019