Hilâl KAPLAN
Bir adam düşünün. Geçmişini sadece utançla hatırlayan ve geleceğe güvenle bakmanın tek yolunun da geçmişinden kurtulmakta bulacağını düşünen bir adam. Bunun için adını değiştiren, konuşmasını, davranışlarını, kılık kıyafetini hatta yüzünü değiştiren bir adam. Sizce böyle bir adam gerçekten özgüvenle geleceğe bakabilir, yepyeni bir birey haline gelebilir mi? Geçmişin ondan kurtulmaya çalıştıkça peşinden tüm azametiyle koşturan bir hayalete dönüşeceğini anlaması kaç yılını alır? Ya da geçmişini inkâr etmenin aslında kendini inkâr etmek olduğunu anlaması?
O adamı bilemem ama Osmanlı geçmişine ait her şeyi silmeye çalışıp, kendimizden bambaşka bir toplum yaratmaya çalışanların bunu idrak etmesi 80 yıl sürdü. Darbelerle idrak sürecini uzattılar ama kaçınılmaz hakikat işte geldi çattı. İyi de oldu. Osmanlı geçmişinin bizi, biz yapan bir gerçeklik olduğu sadece Cumhuriyet elitleri değil, dünya tarafından da sonunda kabullenilmeye başlandı.
Ünlü yazar Timothy Garton Ash, 'Avrupa, Suriye'yi açıkça Osmanlı bir kadere bıraktı' ('Europe has left Syria to a distinctly Ottoman fate') başlıklı Guardian'da yayınlanan makalesinde şöyle diyordu:
'Hükümetin 'stratejik derinlik' doktrini, Türkiye'yi, Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya'ya uzanan bölgesel bir güç olarak görüyor; tahmin edin, kim gibi... Hatırlayalım, Türkiye'nin pek konuşkan ve hiper enerjik Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 'yeni Osmanlıcı' olduğu suçlamasını resmen reddetmişti, fakat aynı zamanda 'Ben sadece bir ulus devletin bakanı değilim' demişti.' (Radikal, Yorum, 13.04.2012)
Cumhurbaşkanı Gül'ün Hollanda ziyareti sırasında yaptığı açıklamaların satır aralarını da bu çerçevede özetlemek mümkün. Zira geçmişiyle barışmayanın, ondan feyz ve ders almayanın 'büyümesi' mümkün değildir. En önemlisi geçmişini reddedenin özgüven sahibi olması imkânsızdır.
Çok dilli ve kültürlü olan, sınırları geniş imparatorluktan tek dilli ve tek kültürlü olması amaçlanan, 'küçük olsun, bizim olsun' ulus-devletine geçişin böyle sınırlayıcı bir etkisi vardı elbet. Olabildiğince içe kapanan ve vatandaşını asimile ederek kendini gerçekleştiren ulus devletin, 'iç düşman' algısını güçlendirmesi şarttı. Zira sadece on yılda on beş milyon genç 'yaratılmamıştı', aynı zamanda Alevisinden Kürdüne, Müslümanından gayri Müslimine, işçisinden köylüsüne nerdeyse zulmedilmeyen vatandaş kalmamıştı. Bu yüzden farklı toplumsal gruplardan vatandaşların da birbirini tehdit unsuru olarak algılaması sağlandı ve 'böl-parçala-yönet' taktiği uzun yıllar oldukça işe yaradı. Böylelikle kendi gölgesinden korkan, içe kapanık, biraz amnezik biraz paranoyak bir ülkeye dönüştük. (Ülkeyi bu durumdan çıkarmaya uğraşan Menderes ve Özal'ın başına gelenler de malumunuz...) Galiba bu kendinden emin olamama, 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur' anlayışıyla herkesten korkma hali sebebiyle en bilinen ve okullarda hep en başta olan sözlerden birisi 'Türk, övün, çalış, güven'dir. Kökünü reddedenin övünmesi de kendisine veya çevresine güvenmesi de oldukça zordur çünkü...
Ancak nihayet Türkiye, ulus devletin korkak ve sınırlı politikasından imparatorluk bakiyesi zenginlikleriyle barışık ve cesurca hareket edebilen bir ülke haline geliyor. Cumhurbaşkanı Gül'ün 'Bugün demokrasimizin sorunlarının önemli bir bölümü de geçmişten gelen kalıntılardır' demesi de buna işaret ediyor.
Geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan bu özgüveni en başta geçmişimizi hatırlamamıza borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Hollanda ziyareti sırasında verdiği yarım saatlik mülakatta, Cumhurbaşkanı Gül de imparatorluk bakiyesine vurgu yaptığı değişik yerlerde tam beş kez 'özgüven' kelimesini kullandı. Örneğin Atatürk milliyetçiliği ve üniter devlet yapısının anayasada olup olmaması gerektiğine ilişkin sorularımıza 'evrensel hukuku' hatırlatarak yanıt veren Cumhurbaşkanı, laiklik, cumhuriyet, demokrasi, insan hakları ve toplumsal bütünlükten taviz verilmemesi şartıyla gösterilmesi gereken tavrı şöyle tarif etti:
'Bunun ötesinde rahat olmamız lazım. Geçen Harp Okulları'nda yaptığım konuşmada ki benim için konuşmamın en önemli yanlarından birisi de şuydu: Biz bir imparatorluk devamıyız. Biz de bir imparatorluk refleksi aslında var. Olması lazım. Yani biz bu anlayış ve özgüven içerisinde hareket etmeliyiz problemlerimizin çözümünde. Kendimizi daraltamayız. (...) Bizim de sınırlarımız belli ama devraldığımız kültür ve hasletlerimizi yok sayarsak kendimizi probleme sokarız. Onun için bu konularda özgüvenimizin büyük olması lazım.'
Sizce bu özgüvenli bakışın, en büyük ilham kaynağı 'Büyük Doğu' olan bir cumhurbaşkanı döneminde hâkim olması tesadüf müdür?
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019