Hilâl KAPLAN
ABD'nin Erdoğan yerine, ismi 'Yurtta Sulh Konseyi' olan darbecilerle işbirliği yapmaktan memnuniyet duyacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Çünkü bildiride belirttikleri üzere, ABD yönetiminin Türkiye'ye yönelik tüm eleştirilerini kabul edip onları düzelteceğini vaat etmiş, dış politikada içe kapanacak olan, YPG Fırat'ın batısını tamamen alsa da sesi çıkmayacak, Musul'daki askerî varlığını ABD istediği an geri çekecek bir darbeciler güruhuydu söz konusu olan...
Cumhurbaşkanı Erdoğan da, darbe püskürtüldüğünden beri, bağımsız Türk dış politikası çizgisinden taviz vermeden devam edip ABD'yi kızdırmaya devam ediyor. Zira Erdoğan'ın yönünü çizen şey, eski liderlerde olduğu gibi Washington'ı memnun etmek değil, Türk halkının çıkarlarını savunmak. Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak olan Türk Akımı anlaşmasının imzalanması, bu anlaşma ile siyasî alandaki Türk-Rus yakınlaşmasının enerji faktörüyle daha da pekişmiş olması, ayrıca Türkiye'nin ilk nükleer santrali olacak olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin de Rusya ile anlaşılarak yapılıyor olması ABD'yi kızdıran önemli faktörler.
Buna karşılık ABD de, Türkiye'yi ekonomi alanında ve Irak ile Suriye gibi sahadaki anlaşmazlıklar noktasında dişini göstererek sıkıştırmaya çalışıyor, çalışacak. Öte yandan da, 40 yıldır devlete sızan bir derin yapıyı temizlemeye çalışarak hayatta kalmaya çalışan Türk devlet mekanizmasına saldırılarını sürdürecek.
Örneğin 'Genelkurmay İmamı' bir ilahiyatçı çıkan, hiyerarşik ağı diğer 'kült'lere benzemeyen FETÖ yapılanması ortadayken, nerdeyse tüm memur sınıfı sınav sorularını çalarak o pozisyonlara gelmişken FETÖ'cü öğretmenlerin neden devlet memurluğundan atıldığı gibi 'haksızlıklara' dikkat çekecek. Bunu 'muhaliflerin sindirilmesi' olarak yansıtacak. Ayrıca halk arasında popülaritesi her geçen gün artan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hâlâ ülkeyi kutuplaştıran ve hukuk tanımaz bir şahsiyet olduğundan bahsedilecek.
Anlamadıkları şey, Türkiye'nin bu saldırılara oldukça alışık ve hatta 15 Temmuz'dan sonra fazlasıyla hazırlıklı olduğu... Mesela, 15 Temmuz darbesinin geleceğini Mart 2016'da yazmış olan Michael Rubin, American Enterprise Institute'deki son yazısında, FETÖ'cülere yönelik tasfiyenin Türkiye demokrasisine 12 saatte 241 insanımızın öldüğü darbeden daha çok zarar verdiğini yazmış!
Bununla da yetinmemiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devleti, 'mafya devlet'e döndürmekle suçlamış. Hâlbuki 'mafya devlet' devlet otoritesinin, gayrimeşru ağlarla irtibat içinde devletin değil, o ağın çıkarı doğrultusunda hareket etmesi demekse, Türkiye tam da 40 yıllık bir mafya yapılanmasını devletten kazıma mücadelesi veriyor.
Ayrıca Rubin, katıldığı bir düğünde Peker'le ayaküstü çekilmiş bir fotoğrafı dışında elinde hiçbir kanıt yokken, Erdoğan'ın Sedat Peker ve eski bakan Mehmet Ağar ile yakın olduğunu iddia ederek saçma argümanına destek çıkarmaya çalışıyor.
Yıllardır onca delile rağmen, Fetullah Gülen'in Türk polis ve askerindeki bağlarını 'bulamayan' Rubin'in söz konusu iki isimle alakalı hemen sonuca varması, aslında Erdoğan'ı suçlamak için ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor.
Şüphe yok ki Rubin, aynı 15 Temmuz darbesi olmadan darbeyi meşrulaştıran argümanlar ürettiği gibi, burada da aynı mahirlikle gelmekte olduğunu söylediği darbeye argümanlarıyla haklılık kazandırmaya çalışıyor. Darbeyi, aslında iki alakasız ve zayıf figürün üzerine yıkmak istemesi de belki de 'esas aktör'ü gizlemeye yönelik pathetic bir çabadan ötesi değil. Rubin'in yazısını, Erdoğan'ı 'yürüyen ölü adam' olarak tanımlayarak bitirmesi ise, esas mafyatik yapılanmanın nerde olduğuna dair iyi bir işaret...
15 Temmuz'da Türk halkının omuz omuza dediği gibi, 'topunuz gelin'...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019