Hilâl KAPLAN
Murat Karayılan'ın, gazeteci Avni Özgürel'e verdiği röportajdaki bazı sözlerini tevil eden yeni açıklaması 'PKK'da kafalar karışık' denmesine yol açtı. Gerçekten böyle mi?
Öncelikle Karayılan'ın Özgürel röportajını tevil edişinin, röportajın yayınlanmasından nerdeyse bir ay sonra olduğuna dikkat çekmek isterim. İsterse ertesi gün yanlış aktarıldığını düşündüğü sözlerini düzetebilecek imkâna sahip birisinin bu kadar beklemesi ve tam da 'askerî çözüm sürecindeyiz' açıklamasında bulunan PKK'lı Duran Kalkan'ın açıklamalarından hemen sonra bu düzeltmeye girişmesi anlamlı. Çünkü içinden geçtiğimiz süreçte Karayılan'ın Özgürel'e söyledikleri onun nerdeyse BDP'den bile daha yumuşak bir söyleme sahip olduğu imajını yarattı ve bu örgüt ilişkileri bağlamından bakıldığında 'arızalı' bulunabilir.
Söylediklerine bakınca gördüğüm tablo şöyle:
Karayılan, 'askerî çözüm' söylemini etkisizleştirmek için bir yandan 'bizi teslim almak istiyorlar' şeklinde üslubunu sertleştirirken, diğer yandan da çözümün adresi olarak hâlâ Meclis'i gördüklerinin altını çizmiş. Bir yandan ajitatif bir dille yürütmenin ve yargının bazı icraatlarını kötülerken, diğer yandan hükümetin hâlâ meseleyi çözmek bağlamında en yetkili mercii olduğunu vurgulamış. Kalkan, 'Suriye'deki fırsatlar' argümanını ima eden Kalkan'a karşılık, Karayılan da Öcalan gibi tek devlet çatısı altında beraber yaşamak tavrını savunmuş. Yani bazılarının iddia ettiği gibi Karayılan'ın Kalkan'ın değil, Zana'nın elini güçlendirdiğini düşünüyorum. Tüm bunlar PKK içinde hem fikrî hem de 'coğrafî' bir ayrışma olduğunu görmememize de engel değil elbette.
Diyaloğun devam edebilmesi ve çözümün siyaset alanı içinde çözülmesi için Ak Parti'ye de sorumluluk düşüyor. PKK kitlesini PKK'ya karşı olmaya ikna etmek gibi defalarca denenmiş, sonuç vermesi çok da mümkün olmayan bir işe girişmektense, vizyon sahibi bir barış dili geliştirmek katkı sağlayabilir. Sadece 'Kapımız her zaman açık' demek çözüm için yeterli değil.
Ak Parti, ses verdi!
Cuma günü yayınlanan yazımda Salih Mirzabeyoğlu'nun 28 Şubat sürecinde yaşadığı haksızlığı tekrar gündeme getirip, 28 Şubat yargı kararlarının iptali noktasında hem CHP'nin hem de BDP'nin olumlu manada inisiyatif aldığından bahsetmiş ve 'Ak Parti'den neden ses yok?' diye sormuştum.
Bunun üzerine Meclis İnsan Hakları Komisyonu üyesi Mehmet Metiner aradı ve konu hakkında değerlendirmelerini paylaştı. Öncelikle basına sunulmayan bir bilgiyi bu vesileyle aktarmış olayım. Mehmet Metiner, geçtiğimiz hafta başı, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ile beraber Salih Mirzabeyoğlu'nu kaldığı Bolu F-Tipi Cezaevi'nde ziyaret etmişler. Metiner, Mirzabeyoğlu'nun aile ve avukatlarıyla da görüştüklerini ve dava dosyasını dikkatle inceleyerek kendi inisiyatifleriyle bu ziyareti gerçekleştirdiklerini anlattı. Mirzabeyoğlu davasına ilişkinse 'tam bir hukuk faciası' tanımlamasında bulundu. Sürecin ifade, sorgu ve mahkeme boyutlarını ayrıntısıyla araştırdığını ve sonucun tam bir 'yargısız infaz' olduğunu düşündüğünü söyledi. Son gelişmeler ışığında Mirzabeyoğlu özelinde tüm 28 Şubat yargısı mağdurları için biraz daha umutlandım. Gelecek yasama döneminde nasıl gelişmeler olacak, inşallah takip etmeye devam edeceğim.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Her şey güzel olur tabii!
17.06.2019 - Mazlum Başbakanım
27.05.2019 - Sağa sola T.C. yazmakla olsaydı...
6.05.2019 - Kılıçdaroğlu’na YPG için ‘terörist’ dedirttik
1.05.2019 - Havalimanı canavarı, metrobüs sapığı ve diğerleri
29.04.2019 - Papa ve 1915
24.04.2019 - Mundar seçim!
16.04.2019 - Assange’a karakol, Dündar’a saraylar
15.04.2019 - Akdeniz’den geliyorlar
12.04.2019 - Belediyelerde yeni dönem: Koalisyon yönetimi
8.02.2019
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































lucy
bravo sayin margulies cok guzel ve duzgun bir yazi olmus elinize saglik